şükela:  tümü | bugün soru sor
34 entry daha
  • ilk giyildiği zamanlar, ayağınızı acıtabilen bir giyecek. botun vurması olarak da adlandırılır.
    ekşi duyuru'da botun vurmasına karşı ne tedbirler alınabileceği sorulmuştu. o soruya yazdığım cevabı buraya da taşımak istedim:

    soru: bunların vurmasını nasıl halledebiliriz ya? ayakkabıcıya götürdüm. arkasını dövdü olmadı, topuğu yükseltti 1-2 gün iyiydi sonra yine vurmaya başladı. 2-3 tane daha taban alıp koysam kendiliğinden yükselse olur mu ki ?

    cevabım:

    vuran yere elbise vatkası yerleştirin. vatka fırt fırt kayacak gibi olursa, çorabınızı vatkanın üstüne giyin. botla uzun mesafeler yürümeyin. botun deri olduğunu varsayıyorum. botla uzun süreler oturun. misal, şu anda burda saat gecenin 1'i ve benim ayağımda, yeni aldığım botlar var. saatlerdir botla oturuyorum, ayağımın sıcaklığından ve terinden yumuşasın diye. ayrıca botu yağlayın. yağ, botun rengini, geri dönülemez şekilde değiştirir. koyu renk yapar botu. boydan gerdiren ayakkabı kalıbı, biraz işe yarıyor. uzun süre giymek işe yarıyor. evde botla oturuyosunuz gibi yani. yağlamak çok işe yarıyor. yalnız, yağlamayı 1 defa yapmayacaksınız. yağlayın. o yağı emsin, bi daha, bi daha, bi daha şeklinde. nası bi yağ kullanacağınıza bağlı olarak, pantolon paçalarınızın da yağ olabileceğini unutmayın. yağı çok az miktarlarda sürün önce. deri yiyosa o yağı, devam edersiniz. tekrar ediyorum, botun rengi çok koyulaşır yağ sürerseniz ve o renk hep öyle koyu kalır.
    dolayısıyla, o kararı siz verin. yani yağlayıp yağlamama kararını. botuyla duşa giren de duymuştum, bir an önce yumuşasın diye. tabii deriyi o kadar ıslatıp sonra da kurutunca, zarar veriyodur deriye. bunları denedikten sonra, kısa bir mesafe yürümeye çalışın. en ufak bir sürtünme varsa arka tarafında, yürümeye devam etmeyin. yoksa topuğunuzu deler. kalın çorap giyin. kalın çorabınız yoksa iki kat çorap giyin. vatka işe yaramazsa, çorabın içine pamuk tıkıştırın vuran noktalarda. bu tedbirlerin kombinasyonu ile, bir süre sonra, deri yumuşar, bot ayağınızın şeklini alır derken alışırsınız.

    diğer bir mevzu, botun, en alttaki düz bağını, yani nası tarif ediyim, ayak parmaklarınıza en yakın olan bağını çok iyi gerdirmezseniz, sıkmazsanız, yürürken botun arkası, ayağınızın arkasına sürter durur. bot vuruyo dediğimiz şey, o sürtünmedir aslında. çünkü muhtemelen, botu denediğinizde, ayağınızı acıtan biyeri yoktu. siz de o yüzden satın aldınız zaten. ama uzun mesafeler yürüdüğünüzde, o sürtünmeye bağlı olarak kızarıklık başladı ayağınızda. biraz daha devam ederseniz, su toplar. daha da devam ederseniz o baloncuk patlar ve sonunda kanlar akmaya bile başlar. botun ayağınıza biraz büyükse, botun burnunu biraz pamukla da doldurabilirsiniz.
    ayak parmaklarınızı botun içinde, el parmaklarının piyano çalma hareketine benzer şekilde hareket ettiremiyosanız, o bot size küçüktür. botu kalın bir çorapla ayağınıza giydiğinizde, bot, ayağınızı, iki elin sıkı sıkı bir tokalaşmasına benzer bir şekilde sarıyosa ve botun burun kısmında ayak parmaklarınıza o piyano çalma hareketini yaptırabiliyosanız, o bot ayağınıza uygundur. ama parmaklarınız birbirinin üstüne biniyo ya da birbirine çok bitişik hiç hareket edemiyo gibiyse, botun eni dardır. boydan küçük olduğunu da, yokuş inerken anlarsınız. ayak parmaklarınızın tırnakları botun burnuna değer. bot ayağınıza büyükse, yokuş çıkarken, terliğin ayağınızda şıpıdık şıpıdık yapması gibi, arkadan sürtünmeye başlar. bot almadan önce, bütün gün gezerek ayağınızı iyice şişirmiş olmalısınız ve ayağınıza kalın bir çorap giymiş olmalısınız ki, küçük bot almayasınız. evden çıkıp doğrudan gider ve bot satın alırsanız, hele bi de ayağınızda ince bir çorap varsa, ayağınıza küçük bot alma ihtimaliniz çok artar. büyük botun bir dereceye kadar çaresi olabilir, içine tabanlık koyarsınız, kalın çorap giyersiniz, botun burnuna pamuk yerleştirirsiniz filan ama boyu küçük botun bir çaresi yok. fakir bir öğrenciye hediye etçeksiniz, mağazaya iade edemiyosanız. botum benim!
9 entry daha