şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • kuşkusuz türkiye'nin en iyi make-up artisti. yaptığı makyajları beğenmeyen taş olur. demeçlerinde üstüne basa basa söylediği en önemli şey "az makyaj", "çok az ürün", "doğal görüntü" buraya kadar tamam ama az daha ileri gidip sakın makyaj yapmayın diyecek diye ödüm kopuyor. ürün kullanmak konusundaki cimriliğini aslında çok iyi anlıyorum. çok ürün çok güzellik demek değildir bu konuda hemfikiriz, hepimiz az ürünle en güzel görüntüye ulaşmayı amaçlamalıyız ki hiçbirimiz bülent ersoy badanası yapma taraftarı değiliz zaten. ama bazen vakit darlığı, kapanması gereken sivilceler ve özel günlerdeki ekstra bozuk cilt gibi faktörler bir araya geldiğinde az daha kapatayım, şurayı da gizleyeyim, buraya biraz daha derken istemeden de olsa rıfat'ın hiç sevmediği o "kek gibi" görüntüye ulaşabiliyoruz. acil tercih yapmak zorunda kaldığımızda sivilceli, yorgun ve solgun bir surat yerine "kek gibi yoğun makyajlı" bir suratı tercih edebiliyoruz. "aaaa bugün yüzün çok solgun hasta mısın, neyin var?" sorusunu duymak yerine "makyajın fazla kaçmış" demeleri daha makul geliyor bazı günler. tabii ki yoğun makyaj bir alışkanlık haline gelmemeli ama keyfimizden değil yani o "kek gibi" ten makyajı. gönül ister ki rıfat'ı klonlayalım hepimizin evinde bir rıfat olsun, her gün en doğal ve en güzel halimizi ortaya çıkarsın falan. neyse çok seviyoruz kendisini.
4 entry daha