şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • empati olayını tavana vurduran bir filmdir. ilk bölümde herşeyi hillary'nin gözünden, bakış açısından izleriz. jackie'ye nefret duyarız. hep alan, hiç vermeyen biridir, ya da biz öyle algılarız. lakin filmin ikinci yarısı olup da olayları jackie'nin gözünden izlemeye başladığımızda neredeyse bir utanç duygusu sarar insanı. konserdi, turneydi küçük yaşta ailesinden, çok sevdiği ablasından ayrılmıştır. tek başına yaşamayı becemeyecek kadar naiftir. yalnızlıkla başedemez. kirli çamaşırları yıkayamayıp eve göndermesi ilk başta gözümüze ne kadar itici geldiyse, evden gelen yıkanmış çamaşırların kokusunu içine çekip onlarla uyuması bir o kadar içimizi acıtır. çellosu hem dostu, hem yaşam kaynağı, hem de onu sıradan insanlardan ayırdığı ve onların yaşadığı sıradan mutluluklardan uzak tuttuğu için düşmanıdır. başka deyişle yeteneği hem lutfu, hem de lanetidir.

    hastalık boyutundan çok, bu boyutuyla etkiliyor daha çok..
8 entry daha