şükela:  tümü | bugün
22 entry daha
  • tahta çıktığı gün işlettirdiği cinayetlerin etkisinden bir ömür boyu kurtulamamış ve hep karanlık bir ruha sahip olmuş padişah. haremden ve saraydan bu yüzden nefret etmiş, hatta ordunun başında seferlere katılıp uzun süre saraya dönmemiştir.

    özellikle cellat içeri girdiğinde kestane yemekte olan çocuk yaşındaki kardeşinin "kestanelerimi bitireyim sonra götürün" şeklindeki tepkisinin anlatılması sırasında gözyaşlarına hakim olamamıştır.

    ancak öldürmenin tadını alan padişah pişman da olsa, girdiği bu yolda artık durmaz ve büyük oğlu şehzade mahmut'u da boğdurtur. peki neden?

    öncelikle şehzade mahmud bir şehzade için biraz fazla atak. sürekli ordunun başına geçmek istiyor. celali isyanlarını tek seferde bastırabileceğini umuyor ve bu talepler iktidarını paylaşmak istemeyen hünkarın pek de hoşuna gitmiyor.

    ama esas kopma noktası şehzadenin gözden düşen anasının bir kahine gidip oğlunun ne zaman padişah olacağını sormasıdır. bir başka deyişle hünkarın ne zaman öleceğini sorması...

    rivayet odur ki; kahin kadın üç vakte kadar oğluna saltanat nasib olacak der ve bu olay padişahın kulağına gider. bu işin sonunda hem falcı kadın, hem valide hem de genç şehzade öldürülür. işin ilginç yanı bu olaydan üç ay sonra da padişah ölür. yani falcı bir bakıma doğru haber vermiştir. eğer annesi az dişini sıksaydı bugün sultan ahmed camii olmayacaktı çünkü başa şehzade mahmud geçecekti.

    koca sinan paşa'nın başarılı bir huruç harekatıyla sonlandırdığı meşhur eğri müdafaası bu padişah döneminde gerçekleşmiştir. bu olayın ardından sultan, paşa'ya büyük övgüler, iltifatlar içeren bir berat gönderir ama bu berat sinan paşa'yı gururlandırsa da çok üzmüştür. "koca osmanlı küçük bir kalenin müdafaası üzerine bayram yapacak hallere gelmiş." der kendisi.
30 entry daha