şükela:  tümü | bugün
9184 entry daha
  • ister içeri girin ister dışarı çıkın farketmez ama bir kapıdan geçmenin bir şeyleri unutmanıza sebep olabileceği.

    notre dame üniversitesi bilimadamları sanki başka hiç işleri yokmuş gibi oturmuş bir araştırma yapmışlar. araştırmaya göre beynimiz bir odadaki olaylar, kararlar ve bilgiler ile diğer odadakileri ayırıyor. "olay sınırı" demişler bu olaya. bir odaya girdiğinizde "niye geldim lan ben bu odaya? ne yapacaktım?" diye düşünmenin nedeni bu.

    bilimadamları tutmuşlar bir de öğrenciler üzerinde deneyler yapmışlar.
    bir odada bir masanın üzerindeki tek bir nesneyi başka bir masanın üzerindeki başka bir nesne ile yer değiştirmeleri, sonra da değişen nesneleri hatırlamaları istenmiş.

    eh "hoca kafayı sıyırdı amk. bizi dersten bırakmak için daha ne yapacak bakalım? maymun ettiler bizi maymun" diye düşünen öğrenciler tıpış tıpış denileni yapmışlar.

    3 aşamada yapılmış deney.
    önce tek bir odada 2 masa
    sonra o odaya açılan başka bir odada ayrı ayrı 2 masa
    sonra seri olarak birbirine açılan ve en sonunda ilk odaya gelinen odalarda masalar.

    sonuç?
    sonuçta tek odada yapıldığında, gerizekalı olmayan öğrenciler haricindeki hemen hemen herkes testi geçmiş ama kapılardan geçildiğinde hatırlama oranı çok düşmüş. lan salakmıymış bunlar dediğinizi duyar gibiyim. ama canlar bunlar bilimadamı, filimadamı değil. gerçi kaynak linkteki profesörün fotosunda "nası kekledim kekoları eeheheh. çok eğlenceli lan bu okul. siz bir de kıçı açık gezmenin hafızaya etkisi araştırmamı görün yakında huuhuu" bakışı var ama olsun, bilimdir saygımız sonsuzdur.

    kaynak

    bir de daha garip bir araştırma var canlar.

    aberdeen üniversitesindeki araştırmalara göre eğer bir kadının sizi daha iyi hatırlamasını istiyorsanız onunla alçak sesle konuşun. suratta gevrek bir sırıtış, hafif çapraz kafa, kalkık bir tek kaş (şöyle de olabilir) ve düşük perdeden " sibel hanım, sizle beni çok yakıştırıyorlar. ne dersiniz akşam bize gidek mi? çay yaparık!" deyin, emin olun asla unutulmazsınız.

    kaynak

    hafıza ile ilgili son deney.

    ilk görüşte aşk meselesi.
    yalanmış a dostlar. beynimizin bize oyunuymuş meğerse. geçmişe dönük bilgilerin yani hafızanın bir nevi yeniden düzenlenmesinden ibaretmiş. tıpkı 1984 romanında olduğu gibi geçmişi değiştiriyor beyin bize sormadan.

    -tabi lan manyak mısın kızım ben seni ilk gördüğümde aşık olmuştum. (yalan!)
    -deliii. ne giymiştim üstüme piki?
    -mavi bi elbise?
    -yooo beyaz gömlek vardı!!!!!
    -ama mavi sana çok yakışıyor yahu. hadi gidek mavi bir elbise alak. geçen gördüm tam sana göre kelebeem.
    -taam deliii

    ama bilim yalan söylemez!

    kaynak

    hafızaya son ekleme.

    kolej öğrencileri üzerinde yapılan bir deneyden bahsedeceğim.
    2 farklı gruptaki öğrencilere subliminal olarak "cahil" ve "eğitimli" mesajları verildikten sonra siyah tenli bir adamın fotoğrafı gösteriliyor. daha sonra aynı yüzün renkleriyle oynanmış değişik versiyonları gösteriliyor.aha beyle
    daha açık tenli olan 3 tane, orjinal ve daha koyu tenli olan 3 tane. ve hangisinin orijinal olduğunu bilmeleri isteniyor.
    "eğitimli" subliminal mesaj verilmiş grubun tamamı çok daha açık tende olanı seçiyor. buna "ten rengi hafıza önyargısı" deniyormuş. toplumsal veya kültürel önyargıların hafızaya etkisi işte.

    kaynak

    o değil de lan biz okuldayken ne bir deneye tabi tutulduk, ne birisi gelip fikrimizi sordu. en fazla kantinde hamburger olsun mu olmasın mı anketine denek oldum lan ben! adaletin bu mu dünya?!
14287 entry daha