şükela:  tümü | bugün
187 entry daha
  • benim de bununla ilgili karalayacak bir şeylerim var.

    taaa lise/dershane zamanlarından kalma 4 kişilik bir kız grubum var ne de severim anlatamam. arada bir buluşuruz falan. bi süre önce içimizden bir tanesi evlendi, aradan zaman geçince yine buluştuk falan, malum konu evlilik ve evlilik hazırlıkları.

    evlenen arkadaşım, düğün-nişan-kına bermuda şeytan üçlemesinin hepsini eksiksiz yerine getirmiş kimseydi. kendisini kırmadan atladım, boşa masraf olduğunu, oraya verilecek parayı evime harcayabileceğimi ya da köşede tutabileceğimi söyledim.

    düğün ne, kına ne, nişan hele ne allah aşkına biri izah etsin. bi sürü insanı çağırıyorsun, kimi memnun kalıyor, kimi bik bik ötüyor, düğünün gösterişi/mekanı/menüsü üzerinden maddi durumla ilgili fikre kapılıyor falan. napıyoruz, sosyalleşiyor falan mıyız anlamadım. neyse.

    işte bu fikirlerimi gayet kırmadan, güzelce ifade ettim. 987459823793 tane eleştiri aldım 3 arkadaşımdan. hatta bonus olarak gelinlik denen olayın dahi saçmalığından dem vurdum. toplasan 3-5 saat giyiyorsun, bi daha üstüne geçireceğin bir kıyafet değil, o kadar para bayıyorsun, ne gerek var cidden.

    işte o eleştiriler:

    -hayatında bir kez evleniyorsunla başladı. evet bir kez evlenmeyi istiyorum 800 kere değil elbet. amaaaan dünyaya bir daha mı geleceğiz, her şeyi tam yapayım insanı değilim.

    -o senin günün, kendi eğlencen, düğününü sevdiklerinle geçireceksin, eğleneceksin oldu. ya bayramdan bayrama gördüğüm amcamla/dayımla bırak eğlenmeyeyim. şahsen anneannemle eğlence anlayışlarımız biraz farklı. kaldı ki bi temiz nikah yaparım, akşamında sevdiğim insanlarla bi mekana gider eğlenirim amaç buysa.

    -tek taş olmalı, olmazsa olmaz bak. bi kere altın takan bir insan olmadım hiç. hele tek taş, alıp ne yapayım ben onu? satsan verdiğin paranın yarısını anca geri alırsın, e takmayacağım? manası ne? eşya bize hizmet etsin, biz eşyaya değil.

    -sonra içinde kalır, keşke yapsaydım dersin; çocukluğumda bile gelinlik hayali kurduğumu hatırlamam. dayatılmış veya benim tercihim/isteğim olmayan ama asla kim olduğu belli olmayan elaleme karşı bir şeyler yapan bir insan olmadım, olmayacağım da. abidik gubidik şeyler de içimde kalmaz benim, istemiyorum kelimesinden dahası ne olabilirdi ki? ama istersin istersin diye susturdular, bastırdılar beni ey sözlük.

    -gelinliksiz hayatta olmaz ne öyle evden kaçmış gibi. cevab veremedim.

    işin ilginci, bu arkadaşlarımdan bir tanesi oldukça anti sistemci, anarşist takılan, fuck the system insanıydı ergenliğimizde. o zamandan bu zamana da fikirleri çok değişmemişti, kapitalizmden tut bilmem ne, detaya giremeyeceğim şimdi. onun dahi düğünsüz olmaz, sonra içinde kalır demesi çok tuhaftı.

    edit: eklemeden edemeyeceğim, bir de şöyle bir algı oluşuyor bunları istemiyorsanız; "herhalde evleneceği adamın durumu pek yok, kızcağız da istemiyormuş gibi yansıtıyor." buraya küfür gelecek.
85 entry daha