şükela:  tümü | bugün
38 entry daha
  • 47. entrysini yazdığıma inanamadığım kavram.
    kimsenin bu taraklarda bezi yok sanırım.
    çakmalar da pek uğramamış galiba buralara. senin hümanin sana, benim hümanim bana galiba bizim topraklarda.
    neyse, sitemden ziyade tanım gerekli kutsal hazineye.
    modernize olmuş ve kendini bulmuş insanlara diyoruz hümanist.
    merkeze kendini değil, insanı koymuştur. popüler bir kavramla inine girmiştir insanın. çöreklenmiştir kalbine.
    sevgi, din, aşk, bütün kutsallıkları oraya gömmüştür.
    ırkın, milletin, rengin, soyun, sopun, kokunun, cinsiyetin bir önemi yoktur.
    her gelen sevgi ile karşılanır, gidenin arkasından saygı dökülür.
    bir hikaye;
    konya/kulu'da yaşayan bir aile isveç'e göç eder 80'lerde. 5-6 yaşlarında olan ailenin küçüğü hasan okula verilir.
    hasan anadolu çocuğu, düşünceli, mutsuz, karamsar.
    hasan içine atar.
    hasan, gel zaman git zaman düşüncelere dalar. bunu fark eden ve bir takibe başlayan öğretmeni merak eder.
    hasan'ı amirine, müdürüne, ailesine sorar ama onun düşünceli duruşuna anlam veremez. sebebini bulamaz.
    iş çığrından çıkar, medyaya yansır. isveç bu küçük hasan'ın ne derdi olduğunu tartışır, programlar yapılır.
    en son isveç hükümetinin oluşturduğu bir komisyon, ailesi ve geldikleri konya/kulu hakkında araştırma yapıp hasan'ın geçmişini bilip çözüm üretmek isterler.
    gazete başıkları: kulu'lu hasan ne düşünüyor.
    evet, bütün ülkede bir dönemin gündemi hasan olmuştur ama ne hasan, ne de ailesi buna anlam verebilmiştir.
    hasan şu an 35 yaşında. düşünceli değil, mutlu. mutluluğunu, hümanist bir ülke, hümanist bir topluluk, hümanist bir öğretmen ile yakalamıştır. şu an, o da bir hümanisttir.

    bir insanın derdini dinlemek değil, çözmektir mesele. kırmak değil yapıştırmaktır. üzüntüsünü, tebessüme çevirmek, sorununa el vermektir belki de.

    maalesef bu ülkenin en çok ihtiyacı olduğu halde, hemen hemen her gün iyice insanlıktan çıkarıldığını gördükçe ve 80'lerde bu konuları düşünen, kafa yoran ülkelerin varlığını, vizyonunu gördükçe, şu an ki bulunduğumuz ve onların bulunduğu mutluluk seviyesini, refahlık düzeyini kendimizle kıyaslayınca utanmamak elde değil.
19 entry daha