şükela:  tümü | bugün
33 entry daha
  • hangi kafada yazıyorlarsa artık 2014 eylül ayında yazdığım bir entry üzerine 2014 kasım ayında dergilerindeki bir yazıyla karşılaştım. yazdığım yazıyı kolay kolay unutmam.

    yahu dedim dergideki yazı, benim yazmış olduğum yazının geliştirilmiş hali. bu ne demek? 3'e 5 katıp bunu ben yaptım demek. ahlakı geçtim bu bilim etiğine aykırı. konuyu saptırmayayım ama tarihte nice hain, bu şekilde fikirleri kendine ait gibi gösterip bir yere gelme peşinde oldular. görüldüğü gibi olmaktan da hiç çekinmiyorlar.

    konu burada kapandı derken geçen hafta twitter'dan biri beni yokladı. vay efendim sen kim oluyorsun, vay efendim popular science'a laf ettirmem ayakları.

    sonra araştırdım meğer bu hanımefendi, dergideki yazıyı yazan zatmış.

    yetmedi biraz daha araştırınca, akademik ünvan peşinde koşup, makale çevirileri yapıp bunu kendi lehine kullananlar gibi hayatını idame ettiren şark kurnazı bu zat, dergideki yazı üzerinden prim yapmaya çalıştığımı da belirtti.

    entrylerimde kolay kolay alıntı yapmam. her zaman farklı ve orijinal fikirler için mücadele ederim. kaynak ya da alıntı varsa mutlaka gösteririm ama karşı tarafın salakça tavırları beni daha da üzdü.

    ve sonuç şudur ki, popular science yazarı sevgili tuna evren'in adını google'a yazınca zaten makale çevirilerini alıp dergiye koymaktan başka öteye gidemediğini da farketmiş oldum.
    https://zafer.co/…rkiye-dergisinde-yasanan-rezalet/
    https://muratyildirimoglu.wordpress.com/…kirikligi/

    yazım: (bkz: şehir hayatı teknoloji ve özgür irade paradoksu)
    dergideki yazı (özellikle başlıklara dikkat edin):
    https://i.imgur.com/cgbrjde.jpg?1
    https://i.imgur.com/jerh7fk.jpg?1
    https://i.imgur.com/0ke0xia.jpg?1

    laplace'ın şeytanı, determinizm ve özgür irade paradoksu gibi konuları alıp biraz da detaylı yazınca yazıyı ben yazdım benim üzerimden prim yapıyorsun demek nasıl bir kafanın ürünüdür?
    bu teorileri ben ortaya atmadım. ancak yazının bütünlüğü ile dergideki konu başlıklarının farkı yok görüldüğü üzere!

    ve konuşmalar:
    https://twitter.com/…mren/status/598907043660070912 (caps olarak http://i.imgur.com/l62gg9k.jpg)

    https://twitter.com/…mren/status/600056324295106560

    dikkat edin konuşmanın başında, "neticede o konuda kullanılabilecek kavramlar belli" derken falso vermiş. bu ne demek!? ben dergideki yazıya biraz daha bir şeyler ekleyip başka bir ülkenin bir mecrasında yayınlarsam, hanımefendinin kafasına göre telif başkasına geçer demek. bunu söyleyen ben değilim. zatın kendi mantığı söylüyor!

    final kısmı ise oldukça komik: hanımefendi diyor ki, ben freelancer iş yapıyorum. yazıyı popular science'a verdiysem, artık telif hakkı derginindir diyor. yapma ya!? entrynin tarihi eylül 2014, dergideki yazı kasım 2014. sen, herhangi bir nickle yazılmış bir esere birkaç şey ekleyip çalıştığın dergiye verince, o yazının telif hakkı derginin mi olacak harbiden!?

    bak bu demagoji değil:
    senin yaptığın peynirli gözlemeye maydanoz ekleyip yeni bir şey buldum diye ortalıkta gezinirsem bilimsel günah işlemiş olurum bu kadar basit.
    occam'ın usturası böyle demiyor muydu?
    gözlemenin yanmaması için tereyağı sürmeyi unutmuyoruz. lütfen!

    sonunda da beni alıntı alıntı yapmakla suçlayıp ekşi sözlük'e şikayetle bitirmiş mention'u.
    gelsin kim inceliyorsa incelesin. ya herro ya merro!

    hem telif hakkı dergiye geçer deyip ardından da o yazı bana ait ve entryni sileceksin demek apayrı bir çelişki. sana göre telif dergininse gelsin bana dava açsın sana noluyor? kendinle çelişiyorsun. neyin kafası bu!?

    osuruklu göte arpa ekmeği bahane gibi bir atasözünün olayı tam olarak karşılayacağını umuyor, çok ama çok değerli alıntılarınıza başarıyla devam etmenizi ümit ediyorum.
    arpa ekmeği gaz yapar. lakin liflidir.
14 entry daha