şükela:  tümü | bugün
181 entry daha
  • filmi bugün arkadaşlarla izledim. öncelikle, (bkz: #51243517) şurada verdiğim referansları geri alıyorum. filme uzun uzadıya sinema disiplini vs. yorumlar yazmayı da (kulotsuzcorap), "abartıldığı kadar iyi bir film değil" yumuşaklığıyla tepkiyi geçiştirmeyi de (raglegumm) yine yersiz buluyorum. karşımızda tamamen tribüne oynayan bir film var, bunda hemfikiriz. fakat burada suçlu seyirci kitlesi değil, daha geniş bir alana
    hitap eden, yukarıda izlemeden referanslarına güvenip de sunduğum ve arz eden ile talep eden arasındaki bağı kurmakla mükellef, aldığı titrin sorumluluğunu taşıması gereken sinema eleştirmenleri. ağız birliği etmişçesine yere göğe sığdıramayanlar ne türk ne fanboy ne de cahil cühela kesim. işin korkutucu tarafı bu. aynısını interstellar, guardians of the galaxy gibi filmlerde de yaşadık. tree of life hak getire. koyun sürüsüne dönüşen bana kalırsa ilk evvela bu sahte peygamberler. rüzgarı arkasına alan filmleri yelleyen şerefsizlere sinema yazarı payesi veren dış basının demek ki hiçbir saygınlığı kalmamış. artık bizden önce izleyen, bu sanatın "öz" çocuklarına kulak asmayacağız. alınması gereken ders bu. menfaatleri onları bağlar. bize yansıyan, yetkin ve objektif biçimde değerlendirme yapılmadığıdır.

    filmin "atlıları önüne katıp kadir inanır ve melike zobu kovalayan erol taş hikayesi"nden hiçbir farkı yok demek isterdim. maalesef onların bile bir gelişim süreci var. alev saçan gitarlar, gereksiz patlamalar, ordan burdan çalıntı *** grotesk tiplemeler, her vampirin hayali hiç bitmeyen "kan bankası" **, lenny kravitz'in kızı, elvis'in torunu, paralel evrende çöle düşüp obeziteye bağlamış darth vader, bane maskesi ve warm bodies makyajıyla yola devam eden oyuncular (hoult'u görür görmez hangi tarafa geçeceğini anlıyorsunuz), türk masallarından çıkma bir memesi yerde bir memesi gökte kocakarılar, "araya dali tablosu gibi bir sahne de atalım" çorba kurgusu (şöyle bir şeydi), normanlardan kopup gelen valhalla... ne çölde geçen film görmemişiz ne post apokaliptik ne de yol filmi. ne öncü olduğu bir alan var ne bu alt türlere iyi bir örnek teşkil ediyor ne de kendi içinde bağımsız olarak bir değer, doyun vadediyor. mel gibson'un neden galada kikirdeyip durduğunu en azından anlamış bulunduk. verdiğimiz paraya ve zamana... demeden önce, defaten oynattığı filmleri bulanık olarak önümüze sunan cinemaximum salonlarına da hakirliği borç biliriz.

    filme giydiren arkadaşımın iki yorumu benim yazdıklarımdan evlâ:

    "filmin yarısı gidiş, yarısı dönüş. senaristler işi yarıya indirmiş."
    "o kadar suyu harcayacağına bir hayrat koysaydın daha verimli olurdu."

    -------------------------------------------------------------------------------------------------
    charlize theron'un filmi domine edeceği fragmandan belliydi ayrıca.
    courtney eaton'a daha evvelden başlık açmamışım, onu da dolduralım.
    -------------------------------------------------------------------------------------------------
851 entry daha
hesabın var mı? giriş yap