şükela:  tümü | bugün
261 entry daha
  • kolombre'den hafif ayarlı referansı aldım, bari ben de bir iki şey karalayayım. demode tabirle sektörün kalbi abd'deki film eleştirisi tekeli, bu işi yıllardır yapan sinema yazarlarının elinde. ve endüstrinin son yıllarda çıkardığı filmlerden oscar'a layık görülen de, (birdman rezilliği, aha) yerin dibine sokulan da, teknolojinin "hikayenin anlatılmasına yardım eden bir araç"tan "amaca" dönüştüğünü de göz önünde bulundurursak, izleyeni yüzde yüz doyuramıyor. bunun başka birçok sebebi var tabii ki; seyir alışkanlıklarının değişmesiyle üç perdeli senaryo düzeninin stüdyolarca ezberlenmesi, senaristlerin işçi gibi derinliksiz filmler yazmayı alışkanlığa dönüştürmesi, michael bay gibilerinin kolaya kaçıp "yeni nesil bunu istiyor" bahanesiyle görselliği dışında bir olayı olmayan filmler yapıp durması gibi. ve bu doyumsuzluktan kaynaklı tamah etme durumu, seksenlerde yapılsa kimsenin yüzüne bakmayacağı veya hoş bir anı olarak gülüp geçeceği filmlere gereksiz anlam yüklenmesine vesile oluyor. sektörün durumunun bilincinde olan eleştirmen, günümüz için ortalama üstü sayılabilecek filmlere alkış tutuyor, ardından gelen yazarların çoğu da kendisine katılıyor, bu düşük beğeni eşiği ekşi sözlük'ten reddit'e, slashfilm'den rotten tomatoes'taki okur yorumlarına onlarca siteye yansıyor. sonuçta da elimizde "oooo gitarist", "oooo stunt'a bak, delilik abi bu" gibi yorumlarla beş üzerinden beş(?!) verilen bu gibi filmler kalıyor. zekasını kullananlar bu yüksek puanları hak ederek alıp parsayı topluyor*, kartını türdaşlarından farklı oynayanlar "tazelik hissi" ile göze giriyor*, ve dublörler, çöl ortamı, kaliteli görüntü yönetimi gibi avantajlar kullanan, tek bir doruk noktası olarak tasarlanmış mad max: fury road gibi filmler de, yetmiş yaşındaki bir yönetmenin teknik gövde gösterisi oluşunun ekmeğini yiyor. george miller canının istediği gibi bir film yapmış zannediliyor; oysa aslında buradaki amaç, beğeni kriterleri çoktan çökmüş seyircinin ağzını açık bırakıp dikkatini öykünün dışında bir yerlere çekmek. böyle komplo teorileri bana da hep basit gelmiştir, ama maalesef durum bu. doğru senede vizyona sokulup çapının mislince övülen, önümüzdeki yıl çok az kişinin hatırlayacağı bir film, o kadar. boşlukları fark ettirmemek için "bugün film böyle yapılıyor" dercesine gaza basan miller, zamanın ruhunu yanlış yerinden yakaladığının farkına varamayacak, övgü sarhoşluğuyla kalacak diye üzülüyorum sadece. klişe dışına çıkmak kadın figürleri ön plana almakla da, yol filminin bilinen matematiğini bir baştan sona, bir de sondan başa iki kez kullanmakla da olacak şey değil. matrix tarzı, alışkanlık değiştirici bir kanon gerek bugünkü sinemaya, kap şeklini alan filmler kusursuz gibi sunulduğu müddetçe de tatlı bir hayal olarak kalmaya devam edecek bu.
760 entry daha