şükela:  tümü | bugün
261 entry daha
  • büyük dedemi kurşuna dizerek katleden sırplardan nefret etmişimdir hep. iğrenirim onlardan. babamın sırpça öğrenmiş olmasından nefret ederim. mezarı bile olmayan dedeme ağlarım. annemin babamın da o toplu mezarların birinin içinde olabileceği delirtir beni. yıldönümünü kutlayan sırpları duydukça daha da deliririm. dedemin hiçbir suçu olmadan katledilişine deliririm. iğrenç aşağılık bu insanlara gittikçe büyüyen bir kin beslerim. halamın dedesi için karaladığı şiirleri okudukça daha da büyür kinim. dört farklı yerde aynı cesedin parçalarının bulunduğunu düşündükçe elim ayağım titrer. başımın arkasında hissederim mermi soğukluğunu. sinirden titrerim hep. gözlerimden yaşlar süzülür.

    ben küçükken, babam uyduda yabancı kanalları ayarlarken öğrendim tüm hikayemizi. babam bir sırp kanalındaki konuşmaları anlayabiliyordu. sırp kasap, öldürdüğü yüzlerce kişiden bahsediyordu babamın çevirisine göre.

    oradaki herkes için üzülürüm. o masum çocuklar. sanki benim çocuklarım. hiçbir şeyden habersiz. silahın kurşunun, inancın ne olduğunu bilmeyen.

    ölürüm sana çocuk. o tavşanı kucağında sevişine ölürüm. elini ayağını öpeyim çocuk. ne olur ölme. saçlarını seveyim senin çocuk. ne olur ölme. tatma o kurşunun soğukluğunu görme yavrucuğum benim. oğlum. kızım. evladım. annem. babam. dedem. ne olur orda olmayın o gün. lütfen ben öleyim onlar geri gelsin. yalvarırım. birinin ayağına kapanmam gerekse kapanayım. ben öleyim o masumlar geri gelsin!

    nasıl bir ızdırap çektiğimi gösterebilsem keşke. taş var sanki göğsümde.

    ırkçı biri değilim aslında. duygusalım sadece.
555 entry daha