şükela:  tümü | bugün
223 entry daha
  • 1480'ler falan. osmanlı ile oynuyorum. karşıma polonya önderliğinde bir koalisyon çıktı. onları yendim. biraz toprak aldım. sonra avusturya ve macaristan'ın dahil olduğu bi koalisyon daha geldi. onları da yendim. wien’i aldım. bi de italya’nın üstünde iki toprak daha. baya değerli yerlerdi. agresive expansion falan yükseldi ama zaten avrupa’nın %80’i bana karşı koalisyonda savaştı, litvanya polonya falan hepsini yendim. defensive savaş konusunda uzmanlaşıyorum. neyse, hepsiyle truce vardı :) westernize denemek için wien’i aldım zaten. ama arada avusturya toprağı var hep. westernize için core olması lazımmış, core için de o kadar uzaktayken yapamıyomuşsun falan neyse öğrenmiş olduk. sonra savaş biter bitmez italya'nın üstündeki yerlerde otonomi verdim ama yine de ortodokslar ayaklandı 30 kişiyle. tutturmuşlar, bu ülkenin dini ortodoks olacak falan. amk arada avusturya var, gidemiyorum. bi yandan ilerliyo. öte yandan wien’i aldık, öyle boş boş takılıyo tek başına, core yapmam lazım. avusturya’ya savaş için bahane arıyorum. o esnada fransa avusturya’ya daldı. ben de castille ile allience içn bastırıyorum, çok az bi fark kaldı. dedim onu bekleyeyim. sonra baktım fransa bana lazım olan arada bağlantı kuracağım topraklara doğru giriyo. oraları alırsa geçmiş olsun. siksen wien’i core yapamam. 30 luk isyan da orada duruyo bu arada. dedim sikerim castille’i, yaradana sığınıp çektim tekbiri, allahuekber deyip tuscany’e savaş açtım. o da avusturya ile ally, öyle olunca o da girdi. amk ortalık bi karıştı, benim topraklara girebilecekleri tek yer dalmaçya kıyıları. ben askerleri çektim, bekletiyorum orda. düşman kuvvetleri 1-2 önemsiz yer aldı, sonra ortodoks ibnelerin olduğu yere saldırdılar. orada birbirlerini kırdılar güzelce. ben de kabak çekirdeğimi aldım, izliyorum. sonra fransa çekildi gitti savaştan. kaldık biz avusturya ile başbaşa. aha dedim şimdi ananı laciverde boyadım itoğlu it. sonra bi baktım abi hungary savaşın ortasında military coalitiona girip savaşa dahil oldu. hayvan gibi sinir oldum. allahtan arada bosna var, herifleri geçirtmiyo benim topraklara, mecbur dalmaçya tarafından gelecekler. ben de herifleri yığınca gelemiyolar. sonra baktılar olacak gibi değil, birleşip daldılar bana yukarıdan. herifler river crossingden baya yedi. ama osmanlı ordusu da hayvan gibi iyi. herifleri dağıtıyor. neyse, o bölgede aldığım seri galibiyetlerle ilerleyişimi sürdürdüm. adamlarla tek tek anlaştım. en son tek başına avusturya kaldı. tamamını işgal ettim. derken bi bakıyorum, alakasız bi yerde avusturya toprağı var. gidip işgal ediyorum. hala %60 warscore. ulan nasıl olur derken bakıyorum ta danimarka’nın oralarda bir sürü avusturya toprağı. neyse bir şekilde yeterli scoru alıp ihtiyacım olan toprakları aldım. ama bu esnada savaşın gazıyla hazine yerle bir oldu. ayda 20-25 interest cost var. yani en az 10 yılda anca toparlanır ekonomi, ki bankruptcy bağıra bağıra geliyo. wien üstünden sağlam para kazanma hayallerim de var tabi. bu arada ben fransa ile ally oldum. castille ve ikisi arasında fransayı seçtim. diplomacy kasıyorum, idea kasıyorum. herkesle aram iyi olsun diye avrupa’nın prenslerine karı gönderiyorum falan bu şekilde idare ederim diyorum ama aggresive expansion olmuş anasının nikahı. 40-45’lerde geziyo. arkadaş, daha aradan 1 yıl geçti geçmedi. bana bir girdiler. ben de bu arada orduyu falan mecburiyetten lağvettim. herkesi tatile yolladım. silahsızlanma çağrıları falan yapıp hippi padişah takılıyorum. hiçbir şey yapamadım. hiçbir şey. yukarıdan bir başladılar. sadece 25 tane gemim vardı, onları boğaza çektim, izliyorum. rahat bi 20 ülke var ama. tam bir renk cümbüşü ortam. baktım bunlar gemileri de getiriyor, benim gemileri de kırım açıklarına balık tutmaya gönderdim. bu herifler 100 adamla falan girdiler anadolu’ya. sonra bir isyanlar başladı. orhan pamuk önderliğinde ottoman nobel’ler anadolunun her köşesinde isyan başlattılar. ama öyle böyle değil. 30’lar, 40’lar. gelene dalıyolar. benim asker olsa onlara da dalacaklar ama zaten yok. bi ara sivas’ta yemin ediyorum “357”yi gördüm. 357 bin isyancı ottoman nobel sivas’ta napıyolardı bilmiyorum ama bu sayıyı gördüm. gelen barış tekliflerini de kabul etmedim. dedim siz düşünün amk. şimdi nobeller sikecek sizi. sonra padişah öldü. stability bitti. ekonomi battı. işgal edilmemiş tek toprak parçası kalmadı. sırf ipneliğine memluk’e, qarakoyunlu'ya savaş açtım. ülke topraklarına adım attıkları an bir meteorun dünya’ya girip yok olduğu hızla yok oldular. adamlar halep’e giriyor 25 askerle. pat, nobeller 200’le halep’e dalıyor. qarakoyunlu erzurum’a girme gafletinde bulunduğu an –ki zaten milliyetçi bir bölge- pat, 150 bin nobel tükürüğüyle boğuveriyor. sonra sırf meraktan barış anlaşmalarını bakmadan kabul ettim. ülke bin parçaya bölündü. daha 1490’da bulgaristan falan kuruldu. bizans yeniden çıktı. wien yöresi zaten bambaşka bir yer oldu. arada sırf ipneliğine skojpjksjpssp diye bir tane şehiri bana bırakıp kalanı bölüştüler. ama anadolu’ya bir şey olmadı lan :) ottoman nobel’lerle anlaştım, tamam lan vergi falan vermeyin köftehorlar, ayda bi ekmek arası yapıp gönderseniz kafi dedim. 400 milletvekilini verip huzur içinde çözdüm olayı.

    sonuç olarak. osmanlı bitmiyor haci, bitiremiyorlar :)
1036 entry daha