şükela:  tümü | bugün soru sor
137 entry daha
  • melaba, ben de 2015 szgiet'te idim.

    öncelikle her şeyin bağzı arkadaşların yazdığı gibi güllük gülistanlık, bağzı arkadaşların da gömdüğü gibi iğrenç olmadığını belirtmek isterim.

    ekşide zaten hiçbir şeyin ortası yok arkadaş, ya deli gibi tapıyoruz ya da nefret ediyoruz.
    mesela burada bir eleman yazmış; "duş, tuvalet, yeme-içme sırası yok" deyu. kardeş dedim sen nerede kaldın sorması ayıp? meğersem bu arkadaş budapeşte’de otelde kalmış, bir de triplere girdi, "kampta kalmasam da biliyorum taam mı" diye.

    şimdi bir şu algıyı yok edelim; gireceğiniz dünya normalde karşılaşabileceğiniz bir dünya değil, tüm önyargılarınızdan, beklentilerinizden arınıp gidin.

    yani buraya bakıp sıra beklemedik, her şey çok ucuzdu, ortalıkta koşan unicorn'lara bindik vs gibi şeylere bakmayın.

    veya koca festivali kalkıp “kermesmiş yav “ deyip gömmeyin, apayrı bir dünya orası.

    ################# pozitifler #################

    1. arkadaşlar her milletten insan geyik yapmaya gelmiş, önyargısız müthiş bir ortam, enerji. gidip istediğinizle konuşabilir, istediğiniz gruba kaynaşabilirsiniz. sziget’in dünya çapında meşhur kılan da bu. tanımadığınız insanlarla çok eğleneceksiniz.

    2. tuvaletler-duşlar çok temiz değil ama tuvalete girdiğimde kusmukla veya kakayla karşılaşmışlığım da yok. tiksinerek kullanıyorsun, domestos temizliği yok ama yarım milyon insanın kakasını iyi temizlemişler diye düşünmedim değil. daha komiği herkesin bu kadar sarhoş olduğu ortamda ortalığa kusan, bayılan kimse de görmedim.

    3. alan hayvan kadar, bir sahneden diğerine gidene kadar yoruluyorsunuz, bu arada günün herhangi bir saati (sabahın erken saatleri hariç) tüm sahneler çalışıyor, size hitap eden bir müzik bulmamanız mümkün değil.

    4. diyelim konserlerden sıkıldınız -ki sıkılabiliyorsunuz- dj'li filan partiler var, gidip insanlarla dans edin. kamp alanına gidip orda takılan insanlarla muhabbet edin, kampa gelip konserlere hiç inmeyen ya da günde sadece bir konsere giden bir sürü insan vardı. çoook yorulduktan sonra onların yaptıklarını da mantıklı bulduk.

    5. alanda film gösterimi, el işleri vs oyalanabileceğiniz bir sürü şey var. ya da bir ağacın altına yatıp en yakın sahnedeki müziği dinleyebilirsiniz.

    6. gyros çok güzel ve dönerden farklı bir şey, bizim gibi burun kıvırıp son gün keşfetmeyin :)

    7. alana yakın süper market: çooooooooook ucuz içki ve yemek demek, fiyatlara inanamayacaksınız. alanda kazıklanmak yerine orada demlenip gelin, herkes öyle yapıyordu. ya da ice tea şişelerine içkinizi doldurabilirsiniz, alana içki sokmak yassak ama meşrubat sokulabiliyor ;)

    8. müzik müzik müzik. hepsine ayrı ayrı paralar verseniz dünyanın parasına mal olacak konserleri, bir arada, yarım milyon dünya vatandaşıyla izliyorsunuz. ses sistemleri filan gayet güzel bu arada.

    ################# negatifler #################

    1. sıra bekliyorsunuz arkadaşlar, özel camping alanlarından almadıysanız duş ve sabah kakası olayında bayağı bir sıra bekleyeceksiniz.

    2. gereğinden fazla bilet satıyorlar, alanın kaldırabileceğinden fazlasını. insanlar 45 derecelik yokuşlara çadır kurmak zorunda kalmışlardı, tuvaletlerin veya sahnelerin dibine, olmayacak yerlerde yatmak zorundalar düşünsenize. mesela çadır kurulması yasak olan, adanın tehlikeli bölgelerine kamp kurmak zorunda kalan bir sürü insan da vardı, son gün bunlardan biri fırtınadan dolayı kırılan ağacın altında kalıp öldü. sziget tabi ki orası yasak alandı deyip geçti, gereğinden fazla bilet sattık özür dileriz demedi.

    3. her şey mikkemmeldi diye yazan yukarılarda arkadaşlar var; kardeş toz fırtınası vardı, insanlar bir noktadan sonra maskelerle gezmeye başladı. duşlar ilk birkaç gün tamamen açılmadı, herkes tek bir duşu kullandı. bunun yanında 3 derece suyla yıkandık ve birkaç gün sonra alandaki herkes öksürükler içindeydi, toz da bunun tuzu biberi oldu.

    4. yemek çok ucuz değil. su 3,5 tl oradan hesaplayıverin. diğer festivallere göre ucuz olabilir bak, onu bilemedim.

    5. neredeyse 7-24 müzik var, çadırda kalacaksanız kulak tıkaçlarınızla gelin, zira alanda oraya buraya koşturup coştuktan sonra dinlenmek isteyeceksiniz ve fakat hem sarhoş komşularınızdan hem de bitmeyen partilerin dıptıslarından uyuyamayacaksınız.

    6. havaalanında hayvannn gibi kazıklanıyorsunuz, döviz çevirtmeyin. ben yandım, siz yanmayın.

    7. macarlar sziget'lileri çok sevmiyorlar, şehirde garsonu, tuvaletçisi, polisi kiminle karşılaştıysak bize bayağı kötü davrandı, halbuki şehre inerken giyim kuşamımıza da dikkat ettik. ama macarca kendi aralarında konuşurken bilekliklerimizi işaret ederek konuşuyorlardı, oradan festivalcileri sevmedikleri sonucuna vardık, belki de tipimizi beğenmemişleridir. alanda da mesela kardeşimin oturduğu yeri beğenmediği için, kardeşimi tekmelemeye çalışan bir macar kız vardı, giderken de evimize dönmemiz konusunda bizi tehdit etti. sonra güldük geçtik, türklerin ilginç bir şekilde macarlardan daha medeni olduklarına kanaat getirdik.

    ################# tldr #################

    kuralların olmadığı bir ortam, biraz a clockwork orange'ta yaşıyomuşum gibi geldi. tabi öyle vahşi bir ortam değil ama bu kuralsızlık yüzünden çok süper insanlarla da tanışabilirsiniz, insanlardan nefret de edebilirsiniz. şans ve kişilik meselesi.
    bir daha gider miyim? ben sziget'i çok sevdim ama macar'larla bir daha muhatap olmak istemem açıkçası. çok iyi bir line-up olacak ki yukarıdaki negatiflere ve macarlara bu yaşlı halimle katlanabileyim.
    öyle işte, aklıma geldikçe editlerim.
93 entry daha