şükela:  tümü | bugün
1321 entry daha
  • dün yine tek başıma gittim sinemaya (al pacino’nun oynadığı “hayallerimdeki kadın"). büyük bir havayla aldım biletimi. büyük bir havayla aldım çünkü yaklaşık kaç aydır aynı gişeden, aynı kızdan, sadece animasyon/çizgi film türündeki filmlere bilet alıyodum. bir gün "bay peabody ve meraklı arkadaşları”, diğer gün “büyüler evi”, bir başka gün “kahraman kedi”, “karlar kraliçesi”, lego'nun filmi vs…hatta bazen aynı filme iki kere. neden? çünkü uyuyorum bazen..sonra merak ediyorum 2. yarısını tekrar gidip izliyorum. böyle olunca o kız da zannediyor ki ben kahraman kedilerin köpeklerin hastasıyım. hayır arkadaşım, ben animasyon seviyorum.

    bilmiyorum..ne olursa olsun, 3d animasyonlar ilgimi çekiyor. geçen gün aynı çocuk filmine 2. kez bilet alırken, “çok beğendiniz heralde?” dedi böyle yüzünde alaycı bir gülümsemeyle. “hayır” dedim..“uyudum”. öyle cevap verince iyice çocuk oldum. hem çizgi filme bilet alıyor, hem de uyuyordum. bir tek ağzımdan akan dondurmam eksikti.

    çocuk filmleri, çocuklar izlemese güzel aslında. çok bağırıyolar. aynı zamanda acayip acayip tepkiler veriyolar. geçen hafta bir tanesi enseme tükürdü, diğeri de ağlaya ağlaya bütün mısırımı yedi. hem de yerden yedi. karanlıkta saldırdı, göremedim. bütün mısır yere saçıldı..ben annesine “olsun..olsun..önemli değil” falan derken yerde bi karartı, bi şey hareket ediyor bacaklarımın arasında. hapur hupur hepsini yiyo bu. annesi karanlıkta çocuğu arıyo, kadın da eğildi “ekbeeeeerrr ekbeeeeğğğğrrrrr!!!” diye bağırıyo, filmin içine sçtılar. bulamadık da ekber'i. katır kutur bi yeme sesi geliyo ama ekber kesinlikle yok. sonra o hepsini yiyince, anasının yanına sürüne sürüne kendi döndü. kaldığı yerden izlemeye devam etti filmi. çocuk hala yaşıyosa allah uzun ömür versin, öldüyse allah rahmet eylesin. çok iyi çocuktu.

    bu arada hep aynı kızdan bilet almamak için ne kadar çabalasam da farketmiyor, mutlaka o denk geliyor..ama geçenlerde normal bir film olan “görevimiz tehlike”ye gittim mesela, hem de çok artist artist gittim, o zaman da o denk gelmedi. büyük bir talihsizlik yaşıyorum.

    aslında gerizekalı gibi görünmemek için taktiklerim de var. mesela animasyona gideceksem adını söylemiyorum, sadece salonu söylüyorum. yani “bay peabody ve meraklı arkadaşları'na bir bilet” yerine, “salon 2” diyorum ama o allah'sız her seferinde yaklaşık 95 desibel ile “bay peabody ve arkadaşları mıııııııııııı???” diye hayvan gibi bağırıyo..utanmasa yerinden kalkıp, yemek katındaki herkese hangi filme bilet aldığımı, beni parmağıyla işaret ederek tek tek anlatacak da sanırım müdürü izin vermiyor. “evet..” demek zorunda kalıyorum, sessiz, ezik, boktan bir şekilde. geçen “evet” demedim, kafa salladım, anlamadı..yine “evet” demek zorunda kaldım. iğrenç bi insan.

    ama işte o büyük gün geldi dün. özellikle onun gişesinin kuyruğuna girdim.

    bekledim..bekledim..ve sıra bana geldi. dedim ki, “hayallerimdeki kadın’a bi bilet rica ediyorum”. “salon 1 mi?” dedi. ulan bağırsana allah'sızın kızı bağırsana!! ayrıca ne salon 1'i? “hayır” dedim..“gideceğim filmin adı salon 1 değil, hayallerimdeki kadın”..aldım biletimi. müthiş bir zaferdi. filmden en büyük beklentim, 3 boyutsuz ve normal insanlardan oluşan bir film olmasıydı. beklentilerimi tamamen karşıladı, tavsiye ederim, gidin siz de izleyin.
760 entry daha