şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • nesneyi gördüğünüzde yapıştırdığımız etiket, nesnenin kendisini oldukça güzel bir şekilde tanımlayabilir. ancak bu yapıştırdığımız etiketi tanımlama süreci geldiğinde kurbağa gibi kalıp gökyüzüne bakarız kimi zaman. işte bu zamanlarda yardımımıza koşan bir kaç kelime vardır; bunlardan biri fotograf ikincisi ise kitch'dir. bu iki kelimeyi yapıştırır ve gökyüzüne rahatça bakabiliriz. tanımlamış olmanın verdiği muazzam rahatlık artık ensenizdedir. zaten bu aralar hep ensede bitiyor herşey.

    fotoğraf makinesi elinizde dolaşırken dünyadaki her görüntü sanki sizin ve yeni aldığınız fotoğraf makinesi için vardır. bu tıpkı yeni sevgili yapmış bir genç oğlan gibidir. ( bknz : sevgili yapmak) sevgiliyi koluna takan bu arkadaşımız her dükkanı her kafeyi kendisi için uygun olanlar ve olmayanlar olarak ayırabileceği gibi fotoğraf makinesiyle dolaşan insanımız da kendisi için uygun olan yerler ve olmayan yerler diye ayırabilir. tabi bunu bir hastalık olarak da görebilirsiniz, ki galiba hastalık tanımı daha uygundur. elinde çekiç olan adamın her yeri çakılacak bir çivi gibi görmesi gibidir. tedavi olmayı reddeder elinde fotoğraf makinesi oldukça.

    insan sevmeye başladığı zaman, yaşamaya da başlar. ancak yaşadığı sevgiyle birlikte ise o zaman yaşamın anlamı sevginin ortasından geçip gider. tabi bu anlattıklarımız tamamen sevgiyi kelime olarak adlandırdığımızda ortaya çıkan bir hastalık gibidir. hekim apollon'un yeminini hatırlarsak eğer ve tıp'ı bir sanat olarak görürsek durumu daha karmaşık hale getirip sonuç kısmında bu karmaşıklığı gidermeden modern yönetmenler gibi bitirebiliriz. asklepius, higiya, panacea üzerine ve bütün tanrı ve tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki, hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım. bu yemin oldukça güzel bir yemin, insan bu kelimeleri yan yana duyduğunda bile büyük bir güven sergileyebilir.

    diğer sanat disiplinlerinden biraz farklı olan fotoğraf ( bu tamamen kişisel bir düşüncedir, genel bir tanımlama olduğu yada doğru olduğu elbette tartışılabilir ve muhtemelen o tartışmanın sonucunda ben haksız olabilirim, ancak bu tanımlayı yaparken ki kesinliğimi değiştiremez.)

    konumuzun başına geri döner ve nesneye yapıştırılan etiket konusuna geri dönersek, ( hiç istemesemde normal bir yazıda sonuç kısmında giriş kısmına gönderme yapınca "vayy" diye bir beğeni cümlesi duyarız ya içimizden) bir "seni seviyorum" sözü oldukça sıradan klişe ve oldukça kitsch olabilir ancak bu etiket nesne ile birleşip beğendiğiniz birinden size karşı kullanıldığınızda tüm savunma mekanizmanız çöker ve birden "euh " gibi şeyler saçmalarsınız, tabi birden bir kararlılık gelipte "bende seni " de diyebilirsiniz ancak bu tamamen yenilginin belirtisidir. çünkü madem öyleydi niye daha önce sen söylemedin sorusu gelebilir. bunu fotoğrafla ilişkilendirmek gerekirse, bir fotoğraf çekmek yani düğmeye basmak bir yeri sevdiğinizi anlatabilir. fotoğrafını çektiğiniz nesneye veya mekana "seni seviyorum" ve bu görüntüyü yanıma almak istiyorum demenin bir yoludur. fakat o fotoğrafı bastırmanız "bende seni" kelimesini söyleyen insanın çaresizliğine tekamül edebilir.

    daha fazlasına şu adresten ( bknz : http://yaokursan.blogspot.com.tr/ ) ulaşabileceğiniz yazılar silsilesi.
5 entry daha