şükela:  tümü | bugün
452 entry daha
  • 90'lari sekillendiren televizyon hadiselerinden birisi hakkinda genel analiz ve tespitler olacagindan agir spoiler barindirabilir, ona gore okuyun şşşşşş (tirbüşon).

    -aslinda tek bolumluk bir hikayedir bir demet tiyatro. daha dogrusu lütfiye çıtır'in hikayesi. mahalle bakkalinin ciraginin agzindan izleriz bahtsiz ve "evde kalmis" ev kizi lutfiye'nin hikayesini. klasik bir babasi, cahil bir annesi, kendisi her pisligi yaptigi halde kiz kardesine herseyi yasaklayan bas belasi abisi mükremin çıtır.

    bakkal ciragi tombalak'in gizli askidir aslinda ama hic bilmez bunu lutfiye. icinde bulundugu kafesten kurtulma umudu olan postaci hıdır dır'la evlenme hayalleri kurar, ailesi ise onu erzincan'li yasli ama zengin bir adama vermek istemektedir.

    sonucta mukremin hidir'i vurur ve hapse duser, lutfiye zorla evlendirilip erzincan'a gider ve "bir daha haber alinamaz", tombalak'in huzunlu anlatimi esliginde hikaye mutsuz sonla biter.

    -bu tek bolumluk hikaye cok tutulunca devam ettirilme karari alinir, hikaye toparlanmaya calisilir ve bugun hatirlanan o meshur efsane baslar.

    aslinda hikaye sıdıka ile cok paraleldir baslarda, cok bilmis ama "evde kalmis kiz kurusu", onun belali ama babasindan olesiye korkan abisi, klasik her seye sinirlenen baba ve cehaletiyle iyi niyetini harmanlayan anne. bolumler ilerledikce ve karakterler zenginlestikce kendi yolunu bulur elbette.

    hıdır dır kilibik ve pisirik bir sevgili/kocadır.

    mücver abla selam verdigi her erkekle evlenme hayalleri kurup yataga giren umutsuz bir abla,

    feriştah yenge kocasinin odunlugundan dertli, fentezi duskunu, libidosu yuksek ama talihi dusuk bir yenge,

    numan amca dunyadan ve karisinin isteklerinden bihaber, lugatinda fentezi kelimesi olmayan bir amca,

    asuman mahallenin olup olabilecek en serseri ve hayirsiz adamina asik olup onun serseriliklerinden sikayet eden klasik "serseriyi adam etme meraklisi" genc kiz,

    züleyha, karga sesiyle pavyonlarda sarkicilik yaparken unlu olma hayalleri kuran desibeli yuksek armonisi dusuk sarkici,

    pala konusmak konusunda isteksiz ve sessiz bir zuleyha asigi/korumasi,

    eyvah necdet, ay inanmıyorum necdet kod adiyla da bilinen fahri zooloji profesoru mafya babasi,

    laz bakkal dogal secilimi nasil atlatip hayatta kalabildigi hala anlasilamayan alık ötesi bakkal,

    tombalak mahallenin en zeki insanlarindan olmasina ragmen oksimoronu laz bakkal yuzunden bir turlu parlayamayan dogru sozlu cirak,

    tirbüşon, berkant ve tuğçe kod adlariyla da bilinen, daha dogustan kaybetmis kirli ama kara gun dostu dost,

    fadıl fıdıllıoğlu, daha kilibik ve daha pisirik siyaset meraklisi extended edition koca,

    füreyya vj olma meraklisi ayni anda bir suru erkegi idare eden tiki, berkant'in sorumlusu,

    iri hikmet, fureyya'nin iri, paranoyak, sinsi, muhbir ama asiri korkak amcasi,

    spartaküs vedat hicbir sartta devrimci ve spartakist kisiliginden odun vermeyen "sakıncalı" işçi,

    saldıray abi, efsane sevişgen. ekiz yatak kuratöru. muzik yapimcisi oldugu da rivayet edilir,

    elmas annesi ve kocasi, dedikodu, suc ve salaklik ekseninde donen çerçeve aile,

    gibi karakterlerle kisa surede unutulmazlar arasina girmis beklenmedik bir hit olarak "televizyonda tiyatro" gibi egzantrik bir dali basariya ulastirmistir.

    bu basarinin kesin sirri aslinda "karikaturize" edilmis gibi hissedilen ama gercekte hicbir abarti olmadan birebir hayatin icinden olan karakterleri son derece basarili sekilde ekrana yansitabilmis olmasidir.

    ozellikle gencler hayatin icine karistikca ve hayatın içinde piştikçe aslinda "ucuk" ve "bu kadar da olmaz" dedikleri karakterlerin birebir kanli canli yasiyor olduklarini farketmistir. bu da bir demet tiyatronun unutulmadan kalmasinin arkasindaki sirdir.

    -tabii zaman gectikce her turk yapimi gibi tadinda birakilmamis, uzadikca uzamis, baslarda cok dengeli karakter arasi hikaye dagilimi ve zengin konular yavas yavas bir karakter uzerine yogunlasmistir; mükremin.

    evet yapim basari kazanip vazgecilmez hale geldikce diger karakterler gercek manada yan karakterler olmaya baslar, butun olaylar mükremin çıtır'i daha da "karizmatik" hale getirmek icin, onun "delikanlılık" rolleri kesebilmesi icin yazilmaya baslar.

    yani aslinda bu baglamda;

    bir demet tiyatro, başlangıçta parodi yapıp dalga geçtiği delikanlılık namus ve şeref gibi lafları ağzından düşürmeyip her türlü serserilik ve pisliği, kabadayılık ve magandalığı, kaba kuvvet ve şiddeti sergileyen karakteri yüceltmeye başlar.

    bu bir turlu cozulemeyen toplumsal paradoks sonunda bir demet tiyatro'yu da esir alir.

    daha sonra da mukremin karakteri guzel kadinlara asik olup duran bir karakter olur. o donemin meshur manken ve oyunculari sirayla "sevgili" olarak diziye girer cikar.

    kisacasi seri yavastan serinin yaraticisinin ego tatmin alanina donusur, yavanlasir. basta tam hayatin icinden olan yan karakterler iyice karikaturize hale gelmeye baslar.

    son bolumleri ise kimsenin izlemedigi, basinda sac kalmayan bir adamin "evin serseri oglu"nu, yuzune yapilan estetik mudahelelerden sergileyecek mimik bulamayan kadinin da "evin kizi"ni oynamaya calistigi izlemesine gerek olmayan bir facia olur.

    -bu acidan bakildiginda bir demet tiyatro bolumleri 3 doneme ayrilir;

    2. bölümden 30. bölüme kadar; emekleme dönemi. henuz karakterler tam oturmamis ve olaylarin baglayiciligi yukselmemistir.

    30. bölümden 65. bölüme kadar; yükseliş dönemi. en efsane ve keyifli bolumlerdir.

    65. bölümden son bölüme kadar; çöküş dönemi. kaba kuvvet ve saldirganligi parodi olarak degil gercekten oven, tek bir adamin ve onun yarattigi karakterin kisisel sovu haline donusen bir basarisizlik oykusudur.

    ozellikle son bolumlerde ev kadini karakterinin estetik mudaheleler sebebiyle mimik bile yapamamasi, yaslanmis bir adamin genc ve kani kaynayan delikanli rolunu yapmaya cabalamasi icler acisi ve izleyenin icini burkacak detaylardir.

    bu arada serideki oyuncular icinde hayatini kaybedenler de olur;

    laz bakkal'i oynayan aydın tolan 75. bölümde hayata gozlerini yumar,

    tombalak'i oynayan gürdal tosun 114. bölüm'de hayata gozlerini yumar,

    burhan çıtır'i oynayan erdoğan dikmen 132. bölüm'de hayata gözlerini yumar.

    bu olumler hepimizin gozlerini doldurmustur.

    -butun bunlara ragmen hakkinin teslim edilmesi gereken asil nokta sudur;

    devrim, , emek, hak, grev gibi kelimelere doğal alerjisi olan, gordugu/duydugu yerde yuzu burusan, perdesini kapatip kosesine sinen, hakkını çalana değil hakkını arayana nefret besleyen, dogru soylese bile soyledigine degil soyleyene bakip karar veren, kendini ezip, asagilayip, hakaret edip, keyfi gelince odullendirip sinirlenince ac birakan kisilere hayranlik besleyip yucelten bir toplumun gozu onunde en parlak donemlerinde cok saglam mesajlar vermistir.

    cesitli bolumlerde burhan beyin mitinge gidip dayak yemesi, cesitli siyasi ve toplumsal gondermeler gibi gozden kacamayacak konular islenir,

    ama zirve 99. bölüm'de sirf kisisel hesaplasma yuzunden asılsız ihbar ile gozaltina alinan mukremin'in ruh halidir. ozellikle "mahalle delikanlisi" havasindaki milyonlarca soytarinin aslinda dunyanin gordukleri gibi olmadigini, yaninda oldugunu sandigi guclerin hic sorgulamadan kendisine donebilecegini, guclunun gucsuzu ezmesinin ne sebeple olursa olsun kabullenilmemesi gerekildigini anlatir (tabii anlayan olmamistir o guruhtan).

    o meshum 99. bolum surada;

    https://www.youtube.com/…fnfnmuktxlagj9rbk&index=97

    tabii televizyonda delikanlilik ve mazlumun yaninda olup zalime cephe alma dersi vermekle gercek hayatta bunu sergilemek arasinda daglar kadar fark var o da malumunuzdur.

    her neyse, sonunda resmi youtube kanali acilip butun bolumleri yayinlanmis, buyurun izleyin;

    https://www.youtube.com/…gfnfnmuktxlagj9rbk&index=2
183 entry daha