şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • yalıtılmış nevrotik bir bireyin kendisini hale ile çevrelemesi, duygularına ket vurması, ve bir gün, bunları tamamıyla değiştiren bir kadınla tanışması, tam anlamıyla "carpe diem" i hissetmesi sonucu iç çatışmalarını, anı yaşamanın coşkusunu veren dream theater parçası.

    parçada "ivory tower" gibi izole nevrotik kişilerin sembolü olan tanımlar kullanılarak durum belirtilmiş, geceleri yaşayan insan tanımıyla duruma tuz biber ekilmiş, "the shadow i've been hiding in has fled from the today" ile nevrotik durumdan kurtulma sinyalleri verilmiştir.
    "when i heard the stained glass shatter all around me " ile bireyin halesinden tamamen çıktığı anlatılmış, "i sent the spirits tumbling down the hill
    but i will hold this one on high above me still, i once could see but now at last i'm blind " ile, ruhları kendinden uzaklaştırıp duygularına ket vurduğunu, ancak bir tanesini kendine saklayıp bundan vazgeçmeyeceğini, ve izole nevrotiklerin sahip olduğu duygudan yalıtılmış, mantık temelli, kendi kendini mükemmel bir şekilde analiz edebilen, kısmen objektif düşünceden kendini azad edip, duygu sahibi, aşk sahibi, artık kör biri olduğunu söylemiştir.

    "i know it's easier to walk away than look it in the eye " izole olmak, çevrenin hissettireceği şeylerden korkmakla alakalıdır. izole olmak, kaçıştır, ve kolay yoldur. bu durumda uzaklaşmak da en kolayıdır.
    "but i had given all than i could take " ancak yorucudur, kişi kendisinin izole olduğunu keşfederse("ki bu en zor telkinlerden biridir") bu duruma daha fazla katlanamaz.
    "and now i've only habits left to break " durumu değiştirmek ister, bu durumdan geriye eski alışkanlıklar kalır.

    "tonight i'll still be lying here
    surrounded in all the light"

    carpe diem.
9 entry daha