şükela:  tümü | bugün soru sor
35 entry daha
  • .normal karayolu trafiginin disinda kaldigi icin yillarca bekaretini korumus olan minik bir balikci kasabasidir
    .yerlisi asiri tembeldir, sinop'tan deliden baska birsey cikmaz denir, ki dogrudur. sinop'ta birseyler basarmis insanlarin "tamami" yabancidir : ayancikli, gerzeli, erfelekli, duraganli (saka saka, hicbir duraganli birseyler basarmamistir), trabzonlu, rizeli, samsunlu
    .gencleri samsunlu'lardan nefret eder
    .gencleri ve pek cogu gerze'lilerden (bir ilcesi) nefret eder (sebebini bilmezler)
    .gerze'liler de sinop'lulardan nefret eder (onlar da sebebini bilmezler)
    .koylerinde bir suru gurcu yasar, bazilarinda da trabzonlu lazlar yasar
    .koyleri cok guzeldir, birkac tanesi bana ait olmali ama emin degilim :)
    .neden kelimelerin sonundaki "i" harfini "u" (ulker'in u su) ile replace ettiklerini kimse bilmez
    .adi "sinope" den gelir (antik cagdaki prenseslerinden birinin adidir) o zamanlarki amblem'i/flamasi/ikonu pencelerinde bir yunus baligi tutan bir kartaldir
    .muzesi cok cok cok guzeldir
    .1985 yilinda ilkokul beste 23 nisan'da vali oldugum sirada verdigim bir emir ile 1990'li yillarda bir anadolu lisesine kavusmustur
    .sonmus bir yanardag olan bir yarimada uzerinde yarisi granit zemine kurulmustur
    .granit zemin dururken 1970'lerin sonlarina dogru ters yone yayilmaya baslayip balcikli ve kayan zemine yerlesmeye calisip zamanin yse muhendisinin "buraya 18'den fazla ev yapamazsiniz, daha fazla yuk kaldirmaz bu zemin" demesi ile 18 evler diye bir mahalleye sahip olmustur. 80'li yillarda "ne 18'i ulan, yapin iste, kaydigi filan yok, yemis sizi o muhendis" denmesinden sonra o mahalleye bir suru ev yapilmis, soz konusu mahalle daha sonra denize kaymistir ... artik orasi 8 evler diye anilmaktadir
    ."18 evler" lafinin nereden geldigini bilmeyen denyo belediyesi sayesinde daha sonra da 33 evler diye bir mahalleye sahip olmustur
    .1960'larda nato sayesinde kurulan bir amerikan ussu sayesinde 80'li yillarda gencligini yasamis butun genclerinin "plaj voleybolu, levi's 501, rock'n roll, video, renkli tv, jeep, chrysler, jim beam, jack daniel's, marlborough (boyle mi yaziliyo lan bu?), shuttle bus, radar, accayip kasli 2 metre boyunda zenciler, nba, dolar ile turkiye'nin geri kalanindan cooooook once tanismasi ile inanilmaz bir medeniyete kavusmustur. oyle ki sokaklarda bikinili kizlar, erkekler kizlar, parklar, bahceler, camping resortlari ile kucuk bir amerikan koyu modunda idi bir zamanlar. normal tatilci/turist trafiginden uzakta (100 kusur viraja sahip bir kenari 300 metrelik ucurum ile dranazi asip sinop'a araba ile gelmek yurek/tecrube/got ister cunku) oldugu icin uzun sure bu medeniyet kirlenmeden kaldi.
    .amerikan ussu aktif oldugu surece sehrin ana gecim kaynagi uste calismak ve eve dolarlar/px'den asirilmis mallar getirmek olmustur
    .sinop orme ve konfeksiyon sanayi (soksa) 80'li yillarda uluslararasi kalitede tekstil urunleri uretir, ihracat yapar, cok para kaznir gogsumuzu kabartirdi (yerli mali, turkun mali, herkes onu kullanmali). sonra ortaklari o fabrikayi yediler
    .pasabahce'nin en inanilmaz camlarini ureten fabrikasi bu sehirdedir. sonra pasabahce bu fabrikayi yedi
    .amerikan ussunun 90'li yillarin basinda kapanmasi ile cok komik bir hale burunmustur : isten atilan butun iscilere (sinop nufusunun 75%'i) hicbir zaman gerceklesmeyecegi dusunulerek sozlesmelerine konulan bir madde sayesinde inanilmaz tazminat odemistir sam amca. bunun sonucunda sehrin eline accayip bir para gecmistir. herkes bu para ile ikiser daire, ucer araba almistir. bir sene icerisinde sinop'taki arabalarin sayisi sinop yollarinin uzunlugunun 4 katina ulasmistir. herkes arabasini kullanmaya kalktiginda (ortalama olarak her gun) butun yollar doluyor ve bir ucundan diger ucuna 1 saatte yurudugunuz bir kasabada 3 saat trafikte bekliyordunuz. bu sehir uzun sure (belki hala) kelle basina dusen araba sayisinda 1. sirayi korumustur (kaynak : die)
    .hala da kelle basina dusen kahve, birahane, meyhane, tektekci siralamasinda 1. siradadir (kaynak : ben)
    .dunyanin en eski ve en guzel ve en iyi korunmus kalelerinden birine sahiptir. kalesi o kadar iyi durumdadir ki birkac yil oncesine kadar (10?) bir kismi cezaevi olarak kullanilmakta idi (bkz: sabahattin ali)
    .kalenin essseeekkk kadar kapisini tutan kolonlar ve kapinin bir kismi 60'li yillara kadar dayanmistir. o yillardaki denyo belediye baskani "bu kapidan arabalar gecemiyor, bu yolu genisletmemiz lazim, yikin bunu diyene kadar. gunumuzde sinop'un tek girisi olan kaleyazisi bu kapidan geriye kalan iki dev duvarin cevresindedir. otobus gari ile yolun karsisindaki askeriyenin arasindan gecen yolun iki tarafinda bu duvardan geriye kalan duvar parcalari gorulebilmektedir.
    .100 lerce efsanesi vardir, ve 90 kadarinin dogru oldugu ispatlanmistir
    .ekonomisi 0'dir. hicbir para kazanmamakta ve hicbirsey uretmemektedir. uzun yillar "bartir" usulunce elde avucta kalan son para ile yasamistir sehir.
    .buna ragmen ana caddesi (zaten uc tane caddesi vardir) prese tugladandir
    .insanlari cok cok cok canayakindir. yerlisi cok az kalmissada belki de turkiye'nin en cana yakin insanlari yasar o sehirde (sonradan gelenleri pek gozum tutmamaktadir)
    .tek giris / cikisi vardir. buraya "nokta" denmektedir. yarimadanin ana karaya baglandigi noktadir burasi. bir uctan bir uca ikyuz metreden biraz fazladir. tam ortasindan bir tek yol gecer. elinde keles, saglam bir rambo bu sehri tek basina koruyabilir.
    ."zeytinlik" olarak bilinen karakum yolunun ilk kisimlari bir zamanlar gercekten de zeytinlik idi, ilkokul pikniklerinde oraya giderdik hep
    .karakum olarak bilinen plajindaki kum gercekten de sipsiyahtir. sonmus yanardagin kraterinin hemen altindaki bu plajdaki kumlar granit kayalardan olusmaktadir. bu yuzden incecik ve simsiyahtirlar (bkz: sipsiyah/simsiyah kaosu) ve bir suru bocek barindirirlar. oraniza buraniza oyle bir girer ki bu ipincecki sipsimyah kum caniniz cikar cikartana kadar (bkz: bir cumlede ayni kelimeyi evirip cevirip kullanip durmak)
    .60'li yillarda cizilmis olan 1/500 imar haritasi benim elimdedir, o haritayi serbest el 50 kere cizmem ve eski resimler ile karsilastirmam sonucunda pek cok binanin aslinda kosk, bahce, saray yavrusu, kule benzeri inanilmaz tarihi degerlerin uzerine kuruldugunu bilmekteyim. insanlari bu baglamda tarihten, degerden pek anlamazlar. eski safranbolu (kendisini serbest el ile 100 kere cizdim, uzerinde 4 mimari proje yaptim, avucumun ici gibi bilirim) kadar guzel bir kenti bugunun beton ormanina cevirebilmislerdir
    .durup duruken asiri zengin olan bir suru tuhaf insan vardir. sehir antik yunandan da eski bir tarihin uzerine kurulu oldugu icin babasindan kalan kulubeyi muteahhide kat karsiligi satan sevimli adam kulubenin 10 metre altindan cikan antik evin bir odasinda gomu bulur, altini eritir, kuyumcu mahmud'a satar, koseyi doner, 10 araba ve 10 kat alir, kuyumcu mahmud kucuk capta deniz filosu kurmustur bile, bir de helikopter alir, ama sehire bir kurus para girmez yine de.
    .bir zamanlar yemyesil bir fonun onunde bembeyaz dizilmis inciler gibi duran sehir artik sacma sapan renkler ile boyanmis beton bir fon onunde sacma sapan dizilmis betonlar seklinde gorunmektedir
    .asiklar caddesi olarak bilinen caddesi bir zamanlar her iki yaninda essssseekkk gibi yuksek kayin agaclari (bundan emin degilim, kestane de olabilir - at kestanesi) bulunan inanilmaz guzellikteki bir yol idi. denize 3 metre kadardi, yani yolun bir kenari deniz, diger kenari koskler ile dolu idi. sonra bir denyo "park lazim" diyerek denizi doldurdu, diger bir denyo'da "ev lazim" diyerek yolun diger yanindaki kosklerin yerine 8 kata kadar apartman yapilma izni cikartti. bu sayede su an asiklar caddesinde tek tuk agac kalmistir (essek kadar olanlardan). cogu apartmanlarin 4. katinda oturan denyolarin "manzaramizi kapatiyorlar, denizi goremiyoruz" demesi yuzunden kesilmistir. yapilan parkin 70%'i beton 30%'i yesildir, ama olsun guzel gorunmektedir - en azindan camur olmuyor. denize en yakin olan asiklar caddesinin kenarindaki apartmanlar 8 kat yuksekliginde oldugu icin bir arkadaki cadde uzerinde ikinci sirada kalan apartmanlar denizi filan gorememektedirler. boylece denize 50 metre mesafede oturup da birakin denizi, gunes bile goremeyen dairelerde yasayan insanlar biliyorum ben.
    .turkiye'nin en guzel manzarali tekel ofisi bu sehirdedir
    .hamsilos (hamsoroz) fiyordunu gormeden olmek gunahtir
    .hamsilos'ta sevgiliniz ile araba kullanmadan, sevismeden, el ele tutusup ormanda yurumeden olmek daha buyuk gunahtir
    .turkiye'nin en guzel manzarali mezbahasi bu sehirdedir
    .ic liman olarak bilinen ic limaninda deniz durgun, deniz zemini temiz ve plajlari cok guzeldir (hepsi de dogal kumdur). dis deniz olarak bilinen dis denizde ise plajlar cok guzel, deniz zemini de tertemizdir. ama akinti coktur ve dalgali olabilir. ama eger dis deniz dalgali ise ic deniz dumduzdur, eger ic deniz dalgali ise dis deniz dumduzdur. buna kimsenin akli sirri ermez, ama herkes tadini cikartabilir
    .karadeniz universitesi su urunleri meslek yuksekokulu sayesinde karakum aciginda denizin altinda trafik levhalari ile dolu bir "dalis egitim parkuru" bulunmaktadir. en azindan eskiden vardi. gidip dalip bir gormeden "ben herseyi gordum" demek gunahtir
    .bir zamanlar turkiye'nin tek mobil deniz benzin istasyonu bu sehirde idi. dubalarina yuzerek gitmek "erkeklik sinavi olarak kabul edilirdi"
    .bir zamanlar dunyanin en guzel, en medeni, en nezih, en harika sehri idi
    .hakkinda 70 a4 yazi yazmis, yari tez niteliginde bir tespit calismasi yapmis, yuzden fazla 100x70 pafta cizmis olmama ragmen artik taniyamadigim bir sehirdir
    .bana bir okyanus, iki kita, bir genclik, bir universite, bir anadolu lisesi kadar uzak bir sehirdir
    .en iyi dostlarimin, en guzel yillarimin, en eglenceli caglarimin gectigi sehirdir
    .bir zamanlar "ben buranin kraliyim" dedigim, ve bunun tasdikini aldigim sehirdir
    .yali kahvesinde oturulasi, cezaevinin duvarlarina dokunulasi, tarihi ogrenilesi bir sehirdir
    .gidip gorulesi, bir haftaligina bile olsa (yazlari bundan bir iki hafta daha uzundur) yasanasi bir sehirdir

    .sinop'taki uste 1960'lardan beri gorev yapmis amerikan askerlerinin bir internet siteleri var. burada sinop'un o zamanlardan kalma resimleri ve askerlerin yazdiklari o zamanlara ait hatiralar da var. bir sinop'lu olarak bunlari okumak, o resimlerdeki askerlerin anilarinda kendi anilarimin golgelerini gormek cok tuhaf bir his. sinop'un tarihcesi ve yabancilarin gozu ile onlarin gorduklerini gormek adina cok ilginc enstantaneler bulabilir insan burada.

    [http://pcf45.com/sinop/sinop.html http://pcf45.com/sinop/sinop.html] (aslansin kaplansin bir yarim bir tam )
423 entry daha