şükela:  tümü | bugün
  • hollanda'da enteresan bir sosyal deney yapıldı... iki genç, ellerinde bir kuran ile sokak röportajları yaptılar. bazı pasajların altlarını çizmişlerdi. bu pasajlar, el kesmek ve idam gibi cezalardan söz ediyor, eşcinselliği yeriyor ve kadınlara ikincil bir statü tanıyordu. röportajcılar insanlara bu metinler hakkında ne düşündüklerini sordular. [ video ]

    bunlar haliyle günümüz dünyasında ve özellikle de hollanda gibi yerlerde kolay kabul edilebilir türden düşünce ya da uygulamalar değil. dolayısıyla, kendileriyle röportaj yapılan insanların tepkileri, röportajcıların bekledikleri türden oldu. örneğin, bir kadın, hayret içinde, "bir insan böyle bir metne nasıl inanabilir?" diye sordu. bir başkası, insanların bu gibi eski metinleri mutlak doğru bellemelerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

    röportajcılar, aynı insanlardan kuran ile incil'i karşılaştırmalarını da istediler. yorumlar, incil'in daha ılımlı olduğu ve pozitif bir yaklaşım içerdiği yönünde oldu.

    deneyin asıl can alıcı noktası, sona saklanmıştı... sokak röportajcıları, ellerindeki kitabın kuran değil, incil olduğunu açıkladılar! kuran şömizi içine yerleştirdikleri bir incil kullanmış ve bu şekilde insanları ellerindeki kitabın kuran olduğuna inandırmışlardı.

    bu gerçek ile karşılaşan röportajcılar haliyle şaşırdılar. ancak bu yanılgı aslında doğal. zira çoğu insan bir inancı ya da kitabı, içeriğinden ziyade imajı ile tanıyor. hristiyan ve müslüman dünyadaki pek çok insan, incil'in ya da kuran'ın değil eleştirel, düz bir okumasını dahi yapmış değil. dolayısıyla, bu kitapları yaygın imajlarından hareketle değerlendiriyorlar. dolayısıyla, onların gözünde, incil sevgiden söz eden bir kitap iken, kuran savaşçı ve ilkel bir metin oluveriyor.

    bu noktada şu soruyu sormak da faydalı olabilir:

    bu deneyin bir benzeri türkiye'de yapılsa ne olur? sokak röportajcıları, incil şömizi içine kuran koysalar ve insanlara incil'den pasajlar okuduklarını söyleseler, ne gibi tepkiler alırlar? mesela, kadınlara eşit statü tanımayan ya da bozguncuların el ve kollarının çapraz kesilmesini emreden ayetleri okusalar, insanlar "muharref incil" bahisleri açmazlar mı? yüce dinimiz islam'ın kadına verdiği büyük değerden söz etmezler mi?

    bu konunun belki daha da önemli bir yönü de var. hollandalı röportajcılar, kitabın şömizini çıkararak insanlara aslında incil'den metinler okuduklarını açıkladıklarında, insanlar hatalarını gülerek karşıladılar. ilk tepkileri ise, kendi bilgi yetersizliklerine ve önyargılarına atıfta bulunarak özeleştiride bulunmak oldu.

    herhalde türkiye'de verilen tepkiler de aşağı yukarı bu çerçevede olurdu. pek kimse, celallenmezdi. bazı gazeteler, internet siteleri ya da troller, ilgili röportajcıları hedef göstermezlerdi. zira öyle şeyler, olsa olsa medenileşmemiş toplumlarda olur! türkiye toplumu ise, olgun, farklılıklara saygılı, açık fikirli ve hatası gösterildiğinde ilk tepkisi özeleştiride bulunmak olan fertlerden oluşmaktadır.

    --- not ---

    türkiyeli pek çok dindar insan, ilgili röportajın videosunu sosyal medyada paylaşarak hollandalıların düştüğü durum ile eğlenmeyi tercih etti. herhalde şu noktayı görmek istemediler: hollandalılar, hataları ortaya çıkınca, "biz yanlış konuştuk! tövbe! incil ılımlı bir metindir!" demediler. incil'in içindeki bu gibi ifadeleri herhangi bir şekilde sahiplenme ya da tevil etme yoluna da gitmediler. bu alay edilecek bir tavır mıdır?

    kaldı ki, benzeri ifadeler kuran'da da var. bu durumda, inançlı bir insanın durup biraz düşünmesi gerekmez mi? neticede, çoğu hollandalı (dindar dahi olsa) bu gibi durumlarda incil'e mesafe almaktan çekinmiyor. aynı şeyi türkiyeli dindarlar için söylemek zor. o halde, "batılılar komik duruma düşmüş, hadi hemen alay edeyim" demek yerine önce bir durup düşünmek ve (sözgelimi) "ben kimim? bu konularda benim pozisyonum ne? bu insanlarla neden alay ediyorum?" diye sormak daha doğru olmaz mı?

    tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
12 entry daha