şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • ruhunu şeytana satmaktır.

    en son beyaz yakalı görevimi 10 yıl kadar önce lise stajı yaptığım kurumsal şirkette aldım.

    sonrasında hiç cazip gelmedi bu işler. içime sinmedi. bu kadar iki yüzlü, bu kadar ibne insanla bir çatı altında çalışma fikri beni cendere gibi sıktı. iki yıllık okulu bitirip aöf'sine kapak attıktan sonra bir süre grafik tasarım işleri yaptım. sonrasında bilgi işlemcilik. tamamen kendi kendimi yetiştirerek bu görevleri 4 yıl yerine getirdim. bakılınca beyaz yakalı işi gibi görünsede biraz daha yaratıcılık, oyun gibi gelen işlerdi.

    sonrasında balıkçı teknelerinde ufak tefek tayfalık işleri. pazarlarda satıcılık. son olarakta gıda üzerine bir dükkan açarak hayatımı idame ettirdim. halada o dükkanda çalışıyorum.

    fakat artık dayanamaz hale geldim ve ruhumu şeytana satmak üzereyim.

    hani o ekmek teknesi dizisi gibi komik, eğlenceli değil bu işler. ay başında hesabında para görmüyorsun. bağkur, stopaj, kdv, geçici vergi, gelir vergisi, çöp vergisi, tabela vergisi, kira, elektrik, su alt alta koy topla pavyon hesabı gibi. bunlar ödendikten sonra artık toptancıya verdiğinden falan artan eline ne kalırsa. cebindeki paranın buharlaştığını görüyorsun canlı yayında.

    ruhunu şeytana satmıyorsun ama afedersin götünü siktiriyosun.

    3 bin liralık telefonla gelip 50 kuruş için pazarlık yapan, avmde, alemde, karı kızla parayı yiyip 5 lira borç takıp yolunu değiştiren adamlarla uğraşıyosun. adam akıllı tatil yapamıyorsun. günde minimum 11-12 saat mesain var. kapitalist sisteme kafa tutayım diyorsun. olmuyor azizim.

    ruhumu satmak üzereyim, istemeye istemeye zengin adamla evlendirilen kız gibi hissediyorum kendimi.
6 entry daha