şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • eğitim-öğretim hayatım boyunca daha iyisini hatta yanına yaklaşanı bile göremediğim için benim için ideal öğretmendir kendisi. meslektaşlarının aksine öğrenciyi çocuk olarak görmek yerine birey olarak görmeyi tercih eder. 14-15 yaşlarında bu durumun ne kadar önemli olduğunu, öğrenci için ne kadar çok şey fark ettirdiğini doğru şekilde anlatabileceğimi sanmıyorum.

    kendisinin lise yıllarımda bana kattığı en büyük şey, fanatizmin ve yobazlığın her türlüsüne aynı dirençle karşı çıkmayı öğretmiş olması. bu coğrafyada dini, kemalizmi, sağcılığı, solculuğu, ulusalcılığı vs aynı objektiflik ile eleştirebilen bir lise öğretmeni bulmanın ne derece zor olduğunu herkes aşağı yukarı tahmin edebilir.

    olayları duyunca gerçekten çok üzüldüm, ama hiç şaşırmadım. kendisi türk eğitim sistemi için birkaç yüz gömlek üstün bir öğretmendi. kendisinden daha çok üzüldüğüm ise şu anda okuyan öğrenciler oldu. seyit hoca'dan ders almak, onunla tartışabilmek, tarihi veya güncel herhangi bir olay hakkında yorumunu almak, kendi bakış açınızı paylaşarak üzerine konuşabilmek istanbul lisesi'ni istanbul lisesi yapan en büyük değerlerden biriydi benim için. resmen kazanılmış haklarını ellerinden aldılar o öğrencilerin. kendisinin kıymetini bilebilecek olan öğrencilerden kopartılmasını tüm yapılanlara rağmen akp hükümeti ve kuyruklarının en büyük kazıklarından biri olarak anacağım sanırım.

    tüm bu anlattıklarım "onca hükümet karşıtı hoca varken neden seyit hoca?" sorusunun da cevabı aslında. seyit hoca yaratılmaya çalışılan sistem için en tehlikeli öğretmen tipidir de ondan. okuldan örnek vereyim, gül hoca*, mustafa kemal fanatiğidir. dolayısıyla sisteme zararsızdır. ya da haldun*, marksist-leninist ideolojinin fanatiğidir, onu över, diğerlerini yerer. kötü niyetli olduklarını kesinlikle iddia etmiyorum, ama bakış açıları "benim ideolojimi hepimizin ideolojisi olsa, hayat bayram olsa"dan öteye gidemez ve bu doğrultuda çabalarlar. ama seyit hoca öyle değildir, size bir ideoloji aşılamaya çalışmaz, bir düşünme biçimi aşılamaya çalışır. düşünmeyi ve eleştirmeyi öğretir ki şu anki sistem için en rahatsız edici öğretmen de budur. "mustafa kemal'in askerleriyiz" veya "yolumuz devrim yolu" diye bağırandan korkmaya gerek yok, yüz yıldır bağırıyorlar, bir şey yapabildikleri yok, ayrıca kolaylıkla yönlendirilebiliyorlar, şu anki hükümeti hiç rahatsız etmeyecek muhalefet tipi. ama "düşünün!" diye bağıranı, anında indiriyorlar.
10 entry daha