şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • çocukluk yillarında anne- babadan ve çevreden doyurucu bir sevgi alamamış ya da hissedememiş bireylerde görülen şema kimyasıdır.
    bu şemaya sahip bireyler iliskilerinde soğuk ve mesafelidir ve ayrıca yakınlaşmaya duyarlıdır. karşı cinsle olan ilişkilerinde ya da arkadaşlık ilişkilerinde tam ve doyurucu yakınlaşmalar/ temaslar kuramazlar ya da böyle yakınlaşmalardan kaçınmak isterler. hatta bu durum aile ilişkilerine dahi yansımaktadır. olası bir terk edilme durumunda yasayacakları üzüntünün altından kalkamayacaklakını düşünürler ve bu sebeple ilişkilerini genellikle yüzeysel tutarlar.
    duygusal yoksunluk şemasına sahip bireylerde gözlemlenen eş seçimi soğuk, mesafeli, sevgiyi tam olarak hissettiremeyen kişilerdir. çünkü çocuklukta bir takım nedenlerden dolayı oluşan bu şema kimyası ister istemez soğuk, mesafeli, sevgiyi tam olarak veremeyen kişilere çekilir ve bu sayede döngü tamamlanır. yani, çocuklukta yaşadıkları bakım verenle ( genellikle anne ile) kurmuş oldukları ilişkinin bir benzer devamı romantik ilişkilerine de yansır, çünkü böyle bir ilişki türü çok tanıdık, bilindik, rahat ve yerleşmiş inancı doğrular şekildedir.
    yani ilişkilerindeki kadın ya da erkek seçimleri şema kimyalarını destekleyeceği, pekiştireceği, hatta doğrulayacağı kişilerden oluşur; soğuk, mesafeli, sevgi göstermeyen, arızalı, istikrarsız, evli , narsist...
    duygusal yoksunluk şemasına sahip bireyler sevgiyi ve güveni tam olarak verebilen ve bunu karşı tarafa hissettirebilen sağlıklı eşleri bir süre sonra ya bir kusur bularak ya da bağlandıklarını hissederek terk ederler. her ne kadar sevgiyi doğru aktarabilen kişi karşı taraf için doğru kişi olsa da, duygusal yoksunluk şemasına sahip kişiler için durum hiç de tatmin edici ve olumlu algılanmaz. çünkü sahip oldukları şema kimyası döngüsünü tamamlayamaz ve canlı kalamaz. ( şemalar asalak canlılar gibidir ve hep canlı tutulmak isterler)
    duygusal yoksunluk şemasına sahip kisiler her zaman yalnızdır. sorsanız yakın ve gercek etkileşimde oldukları bir kisi dahi söylemekte zorlanırlar. yalnızlıklarından ve bu durumdan her ne kadar şikayetçi olsalar da içinde bulundukları çıkmazları değiştirmekte zorlanırlar. çünkü beceremezler. bu hem onlar için zor hem de alışılmışın çok çok dışındadır. bu şemanın bir uzantısı olarak bu bireylerde terk edilme şeması da oldukça kuvvetli bir şekilde vardır.
    tedavisi mümkün olmayan bir bozukluk değildir. biraz sabır, inanç ve bozuk şemaları düzeltmek için istek çok önemlidir. bu durumda bilişlerinde köklü değişimler yapan , yersiz duygu ve düşünceleri ve tabi ki bozuk şemaları olumlu şemayla değiştirebilecek şema terapi ve bilişsel terapi yapılması uygun olur.
10 entry daha