şükela:  tümü | bugün
144 entry daha
  • far cry 3 'ü de oldukça uzun zaman tadına vararak oynamıştım. sanırım bunu da uzun zaman oynacağım. benim için bu oyunun öncekinden en büyük farkı, bunu kızımla birlikte bir ekip halinde oynamak oldu. ekip dediysek, kontroller genelde bende, ama talimatlar bizim ufaklıktan.

    başlarda sadece hayvanlara odaklandık tabi. hangi hayvanı görsek; ''baba sakın öldürme!'' baba elleme gitsin! ''baba şunun yanına gidip sevelim biraz''. dağda bayırda saatlerce sevmek ve izlemek için hayvan aradık. bu arada ekipmanlar hala sıfır kilometre. crafting filan yalan. post toplamıyoruz, post sevmeye çalışıyoruz. porsuk ile karşılaştıktan sonra bizim ufaklığın düşüncelerinde bir değişim oldu tabi. uzaktan ilk porsuğu görünce ağızından ''aa çok tatlı'' sözleri dökülmüştü. birkaç saniye sonra hayvan bir yaratik gibi üzerimize atlayınca bizim kız ''bombala, patlat şunu' diye çığlık atıyordu. neyse ki böylece biraz crafting yapmaya ve hayvanlara çiğ çiğ yem olmamaya başladık.

    ilerleyen kısımlarda yavaş yavaş bazı kontrolleri bizim kıza verdim. bir yere mi gidilecek, araba, motor, sinek helikopter gibi araçları kızım kullanıyor. çatışma çıkarsa ben alıyorum kontrolleri. ekip çalışmamız bu şekilde başarılı bir şekilde devam etti, ta ki bizim kız araba ile o gariban satıcılardan birini yanlışlıkla ezene kadar. dedi ''baba o kötü adam mıydı?'' dedim ''yok çok iyi bir adamdı, ailesi çoluğu çocuğu vardı adamın. niye ezdin?''dilim çürüseydi de demez olaydım. fena üzüldü. şaka filan diye kıvırmaya başladım ama olmadı. adamın ölmediğine ikna edebilmek için bir saat haritada yeni satıcı aradık. yine de ikna olmadı sanırım çünkü kara araçlarını kullanmayı bıraktı. fili keşfetti. bir yere gidecekse biniyor filin üzerine, yolun kenarından yavaş yavaş adımlıyor. bir yerden ötekine gitmek eziyet oldu. hayvana biniyor, ben çay demliyorum, markete alışverişe filan gidip geliyorum. kızım koştursana şu hayvanı azıcık diyorum, yok neymiş yoruluyormuş hayvan. bu işkence de , fil yolda bir pusuya kurban gidince sona erdi. file iki damla göz yaşı döküp bıraktı oynamayı. ama söz verdim kendisine, ben haritayı kötü adamlardan temizleyince gene geri gelecek fil ile gezmeye.

    bu son iki far cry 3-4 oyunu, açık haritanın genişliği ve görsel güzelliği ile her yaştan insana saatlerini, günlerini zevkle harcatabilir. sanırım yakın bir zamanda oyunlar sanat eseri olarak kabul edilmeye başlanırsa şaşırmayacağım. kendi açımdan, dağ manzaralarını, sinek helikopter ile uçmayı, araçlardaki otomatik sürüş fonksiyonunu, çok beğendiğimi söyleyebilirim. ama nehir ve göl suyunun da, deniz suyunun verdiği keyfi vermediğini belirtmeden geçemeyeceğim.
62 entry daha