şükela:  tümü | bugün
10 entry daha
  • yunan kentleri, güzellik ve doğruluk üzerine düşünen birçok filozofa ev sahipliği yapmıştır. büyük iskender'in pers imparatorluğu'yla olan savaşı sırasında ve sonrasında bu doğruluk ve güzellik fikri yunanlıların kent imgesinde yer almaya başlamış ve bu imgenin getirisi helen kentleri olmuştur. helen kentleri sıhhi, düzenli, iyi örgütlenmiş, estetik bütünlüğe sahip kentlerdir. ben helenistik dönem kent planlaması ve sanatın kent üzerine etkisine dair bir şeyler söylemek istiyorum.

    helen kentlerinde ilk zamanlarda helen topluluklarının başında krallar varken, akropolis kentin merkezini oluşturmuştur. kentin geriye kalan bölümü ise akropolün yamaçları çevresinde kümelenmiştir. ancak daha sonra kent devletleri kurulunca agora ön plana çıkmaya başlamıştır. agoraya stoalar ve tapınaklar egemendir. stoalar, helen kentlerinin konforunu arttırmak amacıyla helen kentlerinde etkinliğini arttırmıştır.

    helenler büyük tapınak ve mahkeme binaları tepelere değil, genellikle yer seviyesine, agoranın içine veya yakınına kurmaya başlamışlardır. çünkü helen döneminde bütün kent yapılarının boyutları büyümüş ve iki-üç katlı binalar yapılmaya başlamıştır. bütün kentte hâkim olma anlayışı bina yüksekliklerinin artmasıyla bu yapıların tepelere yapılma zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır.

    helen kent planlama anlayışını ızgara plan oluşturur. bu plan, toprağın kolay ve uygun bölünmesini, adaletli olunmasını sağlar. bu planlama ile düzenli kent meydanları oluşmakta ve kent kesin çizgilerle mahallelere ayrılmaktadır.

    helen kentinin estetik niteliği olarak perspektif ve boyuna eksen, hippodamos plan tipinin getirilerinden biri olmuştur. çünkü tek tek binalarda olduğu kadar, binaların kendi aralarında da bilinçli bir estetik oluşturulmaya çalışılmıştır.

    helen kentlerinde hem dinsel yaşam hem de siyasal yaşam sanata sıkı sıkıya bağlıdır. bütün kent, gerçekte bütün ülke, tanrılara ya da belirli bir tanrıya aittir. helen hükümdarları, sanat ve bilimin koruyucuları olarak ün kazanmak istemişlerdir. bu yüzden dev tapınaklar ve büyük anıtlar yaptırmışlardır. bergama antik kenti bunun en güzel örneğidir.

    helenler, çıplaklıklarıyla gurur duymuş, çıplak dolaşmış, çıplak savaşmış ve kent mekânlarını çıplaklarını göstermek için kullanmışlardır. olgun insan, bedeninin kusursuzluğuyla övünmüşlerdir. bu ideal insan anlayışı dönemin heykellerinde de etkisini göstermiştir. zeus sunağı’nın frizlerinde yer alan heykeller de bu ideal insan bedeni anlayışının göstergesidir. mimari ve heykel sanatının bu kadar yakın ilişkide olmasının sebeplerinden biri de sanatçının hem mimar hem de heykeltıraş olmasıyla açıklanabilir.
5 entry daha