şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • türk jandarmasıyla olan ortak bağı sadece görev alanı yetki ve sorumluluğu ile bitmez.

    kuvvetin tam adı arma dei carabinieri'dir. yani kanunun lafzında bir kere carabineri başlıbaşına ordudur. oturup hiyerarşisini organik bağını erkanını incelediğinizde ciddi ciddi bir ordu yapılanması vardır. 109 bin yemin etmiş pro üyesi, mobil birlikler, özel birimler ve özel kuvvetler olarak ayrılmış üç tümeni ile sayısal olarak da bir ordu görüntüsü çizer. toplamda 1 korgeneral, 2 tümgeneral, 12 tuğgeneral seviyesinde üst komutanlıkla yönetilir.

    korgeneral? ordu??

    jandarma ile en benzeyen tarafı da burasıdır işte. askeri polis kültürü olan her millete bakın bu konuda göbekleri bir kesilmiş gibidir. koninklijke marechaussee, gendarmerie, jandarma genel komutanlığı ve carabinieri 4 yıldızlı bir general çıkartamaz. kendi birimleri çoğu zaman hava deniz kara kuvvetlerinin yanında bir silahlı kuvvet mertebesinde sayılsa da bir silahlı kuvvet komutanının altında bir rütbe tarafından temsil edilir. jandarma genel komutanları bizde kara kuvvetleri sınıflarından seçilir hatta. jandarmanın kendi içinden gelen bir paşayı genel komutan asla yapmazlar. jandarma bölge komutanları yakın bir zamana kadar tümgeneral emekliliğini kariyerlerinin zirvesi görür bir yapıdaydılar. hatta önce tüm sonra güm dediklerini ben bizzat hatırlarım. işte carabinieri bu kadar aşağılanmaz ama onu da korgeneral rütbesinin üstüne çıkarmazlar. marechaussee ve gendermarie ise yine benzer sınırlamalarla karşı karşıyadır.

    neden?

    neden askeri polis birimleri kendi ordularınca hiç eşit olmazlar. onlar da ölür onlar da yaralanır onlar da şehit olur bayrağa sarılır. hatta ışık koşaner'in basına sızan konuşmalarını dinlerseniz jandarma birimlerinin terörle mücadelede çok daha ileri olduğunu söyler yakınır durur. nedir bu kadar çekememezlik?

    nedenini bir carabinieri'ye sorduğumda, şöyle demişti : "çünkü biz en akıllı olanız, iş bildiğimiz için isyan çıkartmamızdan çekinir bu ordu kafalılar"

    hollanda marechaussee'sine sordum, şöyle dedi : bizim 4 yıldızla temsil edilmemiz demek herşeyi bizim yapmamız demek. daha profesyonel bir birim yok ki bizi en tepeye eşitler arasına çıkarsınlar. kendilerinin bir amacı kalmaz.

    türk jandarmasında ise durum hiç farklı değildir. daha da kötüdür hatta. jandarma kendisini yönetmesine izin verilmeyen, jn gn k benzetmeyi mazur görsün bir eşeğin lider olduğu deve sürüsü gibidir. jandarmanın sıkıntılarını bilen kendi içinden yetişmiş hayatını sahada harcamış bir subay asla en tepeye oynayamaz. nato'nun en üst kademelerinde bile itliğine soruyu ortaya atarsanız buz gibi bir rüzgar estirirsiniz. kimse böyle bir şeyi düşünmek bile istemez karacılar arasında. öte yandan bir topçu subayının kurmay olması ile bir jandarmanın olması arasında bayağı da bir adaletsizlik söz konusudur. jandarma subayı görev bölgesinde ölümlü trafik kazası olduğu zaman bir gününü komple idari işlemlerle yer. kurmaylık sınavı geliyorsa bırak çalışmayı düşünemez bile.

    bir topçu subayı ise top başına diye sabah eğitimini bitirir kitaplara dalar, nazariyatı hatmeder, kurmayını olur paşalığını yapar, gider o haliyle yine kurmay subay olmuş jandarmayı ezer, jan gn komutanlığını topçu topçu yönetir.

    böyledir bu işler.

    ve tabii ayrıca : (bkz: #57741018)