şükela:  tümü | bugün
13 entry daha
  • çıktığı günden itibaren sayamadığım kadar çok dinlediğim albüm.

    ilk başta söylemem gerekir ki kesinlikle my beautiful dark twisted fantasy'den iyi olmamış ve sanıyorum ki kanye hayatı boyunca mbdtf'nin üstüne hiçbir zaman çıkamayacak:( yeezus'la kıyaslarsam, yeezus'ın çok çok üstünde olduğunu düşünüyorum. mbdtf döneminde olduğu gibi ismi 4565 kez değişti. swish ya da waves olmadığı için mutluyum. the life of pablo daha samimi ve anlamlı bi ad.

    hiçbir dinle alakam olmamasına rağmen gospel şarkılarını dinlemeyi seven biri olarak ultralight beam beni mest etti. introda vaaz veren tatlı küçük kız*, arka plandaki choir muazzam. koronun acapellasında "jeeeeesus" diye çığlık atasım geldi yalan değil :p kanye koroyu şarkılarında ilk defa kullanmıyor. daha önce the college dropout albümünde never let me down ve two words şarkılarından aşinayız. male vocal olarak the dream'i kullanması hiç şaşırtmadı. ayrıca the dream'in introdaki hint nağmeleri kulağımdan kaçmadı değil. ilk duyduğumda etnik bi şarkı mı acaba diye kuşkuya düştüm. kelly price yardırmış ama onu dinlerken keşke lauryn hill söyleseydi buraları diye içimden geçirmedim değil. muhteşem yakışırdı. chance the rapper kendi verse'ünde "i met kanye west, im never going to fail" diyerek hem otis'e selam çakıyor*, hem de kanye'nin kıçını boydan boya yalıyor. kanye'nin geleneksel olarak hemşerilerini toplayıp tüm fırsatları sonuna kadar açması alışıldık bir şey zaten. chance'de bunun mesajını vermiş bir nevi ;) albümde en sevdiğim şarkılardan biri oldu.

    albümdeki favorim kesinlikle father stretch my hands pt.1. sadece iki dakikalık kısacık bir şarkıyı bu kadar sevmemin sebebi tabi ki de kid cudi. son iki albümüyle büyük bir sıçış yaşattığı için kendi tarzında şarkılar söyleyince -bu iki dize bile olsa- beni aşırı heyecanlandırdı. club'da falan son ses çalsa kendimden geçerim herhalde. kısa olduğu için hep tadı damağımda kalıyor, tekrar tekrar dinliyorum. pastor'ın sözleriyle açılıyor şarkı ve bir süre ultralight beam'deki gospel havasını sürdürüyor. çoğunlukla bir önceki sevgilisi amber rose'dan bahsediyor şarkıda kanye. albümün bir kaç şarkısında da amber'dan bahsetmeyi sürdürüyor zaten. her şey bi yana cudi nakarata girdiği anda bende şarterler iniyor arkadaş. hastasıyız.

    father stretch my hands pt.2 albümün en içten şarkısı. kanye'nin en samimi olduğu şarkı. babası, annesi ve ailesini anlatıyor. babası ray west'in, eşi donda west ve kanye'yi işi yüzünden ikinci plana attığı için 3 yaşında ailesini terk etmesinden bahsediyor ve kendisinin bunu ailesine yapmayacağını söylüyor. nasıl büyük bir ironi ki kanye eski nişanlısı alexis phief'ten ayrılma sebebi olarak "albüm* üzerinde çalışıyorum bu yüzden ayrıldım" demişti. "jaw was broke" derken 2002 yılında yaptığı araba kazasında çenesinin kırılmasından bahsediyor. through the wire şarkısını kırık çenesiyle söylediği gibi acıklı bir hikayesi var. future'la çok karıştırdığımız desiigner şarkının konusuyla aşırı alakasız bir verse söylüyor. versace, bugatti falan nalaka be çocuğum? caroline shaw'un gereksiz bulduğum üç dizesiyle tekrar pastor'e bağlanıp bitiyor. çok favorim olmasa da yine iyi bir şarkı diyebilirim. kanye'nin verse'ü kurtarmış şarkıyı resmen.

    ilk dinlediğimde pek ısınamasam da zamanla alışıp sevdiğim bi diğer şarkı famous. rihanna, efsanevi nina simone şarkısı coverlayarak güzel bir iş çıkarmış. şarkıya çok yakışmış. şarkının outrosunda nina'nın kendi sesini de duyabiliyoruz zaten. swizz beatz'in işlerinden pek etkilenen biri olmadığım için benim için etkisiz eleman gibi bişi. adlib kasıp durmuş zaten. ilk duyduğumda kahkaha atmama neden olan taylor swift'li dizeler çok hoşuma gitti yalan yok. rapper olm bu diss de atıcak küfür de edicek yani. hemen "aii trbiysz, şrfsz" diye celallenmeye gerek yok. ki ben kanye'nin biraz da haklı olabileceğini düşünüyorum:( tamamiyle kanye ünlü yapmadıysa bile fitili ateşlediği apaçık bir gerçek. sister nancy'nin bam bam sample'ı çok yakışmış. bi de swizz beatz "wake up mr. west" diyerek late registration'a bi selam çakıyor. genel olarak eğlenceli bir şarkı.

    feedback çok sevdiğim bir şarkı olmadı. sözleri iyi güzel ama genel şarkıyı sevemedim. "pablo bought a roley and a rottweiler" diyerek pablo escobar'a bir gönderme yapıyor. the life of pablo derken birinci pablo'nun kim olduğunu burada açık veriyor. bir de "name one genius that ain't crazy" diyerek kendisinin "deli" hareketlerine bir kulp takmışasjgsfsjkfg. eğlenceli adam ya.

    low lights 'ı bi şarkı olarak ele alamayız. credit'de belirtilmeyen bir kadın vaaz/şiir/incil'den alıntılar tarzı bir şeyler geveliyor. ama alt yapısını seviyorum. piano ve launchpad'ten yaptığını düşündüğüm* "dum dum" sesleri hoşuma gitti.

    high lights'la beraber kanye'nin "ışıklara" olan takıntısını tescillemiş oluyor. 808's and heartbreak albümünde de street lights vardı. ayrıca my beautiful dark twisted fantasy albümünde de all of the lights şarkısı vardı. ışık fetişi mi var nedir asjgjksff. çok sevdiğim bi şarkı değil. eşi kim kardashian'a "bitch" diyor. bizde bitch'e bitch derler jkfkshdkg. adam haksız değil. outro'da the dream verse'üyle bitiyor. sıra bu şarkıya geldiğinde hep geçiyorum, yalan yok.

    sözlerinin tüm leşliğine rağmen freestyle 4'u ben çok sevdim. yeezus albümündeki i'm in it şarkısı gibi resmen. i'm in it'i de çok sevmiştim. tüm leşliğine rağmen favorilerimden biri. intro'daki "rah"lamalar çok hoşuma gidiyor. future soslu desiigner'da outro'da kısa bir verse ile bitiriyor. tek sıkıntı şu sondaki nee idüü belirsiz iğrenç ses. neden böyle bir şey koymuş anlamak mümkün değil.

    i love kanye'de güya kendisi hakkında denilenlerle dalga geçmiş de söylediği şeylerin hepsi neredeyse doğru. aşırı kaba ve egoist bir adama dönüştüğü apaçık bir gerçek. ama yine de baya güldüm dinlerken :)

    albümün tartışmalı* şarkısı waves. chance the rapper bu şarkının albüme girmesi için kıçını yırttığından dolayı 5 gün ertelemeyle yayınlandı albüm. chance'e o kadar küfür ettik de şarkı baya güzelmiş valla. mahcup etti bizi:( şarkının tek kötü yanı chris brown. ne vokalini ne de kendisini sevmiyorum. ne-yo falan söyleseymiş onun yerine çok daha güzel olurmuş bence. beat'i çok sevdim. girişindeki hype <3. nedense biraz mbdtf albümündeki all of the lights şarkısına benzettim. yazar kadrosunda chance the rapper ve severek dinlediğim theophilus london var. theophilus'u az da olsa outro'da duyabiliyoruz. dediğim gibi şarkının tek kötü yanı chris brown :/ ama genel olarak sevdim.

    kanye, kim'den büyük bir sansasyonla ayrıldığında fml'i dinleyip depresyona girecekmiş gibi hissediyorum bu şarkıyı ilk dinlediğim andan itibaren skdhfksdlg. kötü kalpliyim biraz:( akışı, beati vb seviyorum genel olarak. sözlerde kim'e yazılmış işte:/ eh yani. boş beleş geliyor bana bu yüzden. the weeknd'in sesinden sıkılmaya başladım şu son zamanlarda. tamam adamın tarzı bu anladım da birden, çok "aynı" gelmeye başladı. o yüzden bu işbirlikten pek memnun değilim.

    albümdeki favorilerimden wolves. vic mensa ve sia'lı versiyonu bir sene önce dinlemiştik. o zamanlar pek ısınamasam da bu sefer sevdim baya. flow açısından fml'e benzetiyorum. nakaratı kesik kesik söylemesi vb. arka planda sia'nın sesini hala duyabiliyoruz ama vic mensa hunharca defedilmiş gibi duruyor shkfdksdkf. onu bunu geçin de frank ocean var ulan! outro'da sesini duyunca ağlayacaktım neredeyse. bir insan kendini bu kadar özletmez ya. kanye, 2012'den beri üç albüm çıkardı biz hala frank'ten ikinci albümü bekliyoruz. lanet, nefret olsun sana çocuk:(

    bir diğer favorim 30 hours. albümün en mükemmel işlerinden biri. sözleri ayrı güzel, hook ayrı güzel, beat ayrı güzel hatta sondaki saçma sapan adlibleri bile güzel. çok samimi buldum. tek sıkıntı şu ki çok sevdiğim andré 3000'ı sadece outro'da belli belirsiz kullanması. en azından bir verse beklerdim. işte o zaman gerçekten tadından yenmezdi. üzdü:(

    no more parties in l.a. harika bir kendrick lamar işbirliği olmuş. kendrick tam anlamıyla "killed it!". kanye pek altta kalmamış olsa da bi ass whopped durumu var klshdfkldhsg. onu bunu geç de kendrick'in erykah badu'ya kanye'nin de lauryn hill'e selam çakmasına mest oldum. iki taptığım kadın <3 kanye "i was uninspired since lauryn hill retired" diyerek hislerime tercüman oluyor resmen. "i know some fans who thought i wouldn't rap like this again" dediğinde baya güldüm. cidden özlemişim sağlam verse'leri.

    kanye'nin egosundan kustuğumuz bir şarkı olan facts. ergen kız tribiyle "pardon da jordan'ın yanında sana bok yemek düşer." demek istiyorum:( sert beat'i ve trap-ish sözleriyle sevdiğim bi şarkı oldu yine de. yalnız ağzıma çok kötü takıldı "yeezy yeezy yeezy" diye dolanıyorum günlerdir:(. bu şarkıyla çok saçma bi an yaşadım. timbuck2' derken dj olanı değil de hali hazırda arkadaşlar arasında büyük bir goygoy sebebi olan mali'nin timbuktu bölgesinden bahsediyor sandım. sağlam gülmüştüm.

    muhteşem bir kapanış. fade. fade çalmaya başlayınca yerimde duramıyorum resmen. 3 mükemmel şarkıyı bir araya getirip muhteşem bir şekilde harmanlamış. kanye sample işinin babası resmen:( finger inc.'in mystery of love şarkısının bass line'ını o kadar güzel yedirmiş ki şarkıya. mest oldum. ty dolla sign çok yakışmış. rap/house tarzı biraz da lsd'lik bi şarkı olmuş gibi askldhsklf. kafa yedirtir.

    complex'in albümde kullanılan tüm sample'ları derlediği harika bir yazısı var. şuraya bırakıyorum linki.

    here's every sample of kanye west's new album "the life of pablo"

    genel olarak albümü çok sevdim. yeezus'ın kat kat üstüne çıkılmış. bana "kanye'yi boşuna sevmiyorum" dedirtti bir kez daha. ne kadar davar olursa olsun adam yapıyor:( uzun zamandır dinlerken çok büyük keyif aldığım bir albüm olmuş. biliyorum çok uzun yazdım. "bunu kim okuycak" diye mesaj atanların rüyasına girerim. yapmayın:(

    edit: bahsetmediğim bir kaç şarkı var. genellikle sevmediğim şarkılar olduğu için yorum yapmadım.
15 entry daha