şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • öğretilemeyen bir şey...
    dile dökülmeyenin gölgesinde kitap okumak gibi, kendi içsel yolculuk kitabını insanın...
    ''aynı yere takılı kaldım adım atmak istemiyorum''
    bunu senden kaçıncı duyuşumdu saymayı bırakalı çok olduğundan umursamadım... kocaman adamdın, nedense o üzgün surat, o güzel pırıl pırıl günlerin tek karanlığıydı...
    ''bu adam neden böyle'' hep bunu sorardık tüm arkadaslarınla birbirimize...
    sonra bi gün tesadüfen doğum gününü öğrendik hep saklıyordun, edebiyat kulubünde dergimizin yeni sayısı üzerine çalışırken sen elimizde mumlar yanan bir pastayla içeri girdik...
    şok oldun kaçamadın, üfle hadiiiii diye seslerimizi yükseltince geldin kendine...
    kaçmaya çabaladın önüne dikildim, ''üfle hadi çok seviyoruz biz seni'' dedim...
    zorla üfledin camlaşmış gözlerinle, hediyelerimizi zorla kabul ettin...
    günler sonra defterimin içinde bir not buldum sen yazmıştın:
    ''-bana iyilik mi yaptığını sanıyorsun; tutanacak bir şeyim yok benim, çocukken terk edilen ve hiçbir yakını olmayan, tokat atsınlar diye yaramazlık yapan, atılan tokatlar da ilgi sayılır diye sevinen bir çocuktan büyüme bir adamım ben. doğru olmayan şeyler bunlar, iyilik, şefkat, samimiyet...
    lütfen bana bunu yapma!
    yaşam bana bunu öğretmedi hep baş aşağı asıldım, tutunamamaktı tek bilgim''
21 entry daha