şükela:  tümü | bugün
  • şimdi realizme göre, devlet uluslararası ilişkilerde tek aktördür. devletin diğer ülkelerle ilişkilerinde ulusal çıkar arayışı ön plandadır. bu arayış temelde çatışmaya dayanır ve bu politikanın esas aracı güce başvurmaktır. dünya savaşlarına götüren konjoktürleri yarattığı bilinen bu yaklaşım günümüzde biraz daha sulandırılarak, neo-realizm oldu.

    neo-realizmde, esas yine devlet olmakla beraber uluslararası kuruluşlara daha fazla rol tanıyor, siyasetin üstünlüğünün yanında ekonomik ve teknolojik işbirliğinin etkilerini de yadsımıyor. ama sonuçta neo-realistler de gücün hakimiyetini ve çatışmanın kaçınılmazlığını teorilerinin merkezine oturtuyor.

    hans j morgenthau uluslararası politikanın insanın doğasında bulunan rekabet faktörü ile yönetilebilceğini savunur. sonuçta, modern uluslararası sistemin çatışmacı ve anarşik karakterli, bu sistemin devamını sağlayacak, devletlerin kuşatıcı üst kimliği olabilecek unsur olarak da güç dengesinin kabul edildiği bir yaklaşım tarzıdır.

    uluslararası ilişkilerin bir bilim olarak ortaya çıkışından sonra realizmde edward hallett carr, hans j morgenthau ve kenneth n waltzden şekillenen uluslararası ilişkiler teorileri çıkış noktası alınmıştır.
12 entry daha