şükela:  tümü | bugün
80 entry daha
  • aradım mamafih bulamadım. 'kayak alırken dikkat edilecek hususlar' başlığı açılırsa eğer bir gün sözlükte, oraya aktarırım bu yazıyı. nacizane görüşlerim şudur kayak hakkında;

    kayak alacaksanız; eski, ucu üçgen, düz, uzun (öyle böyle değil, epey uzun) kayaklardan bulmanız zor. hatta imkansız. o yüzden kayak alacaksanız; yeni, ucu yuvarlak, ortasına doğru daralan, kısa yani carving kayak almanız gerekiyor. ya da kiralamanız. eski kayaklar boyunuzdan 10-15 santim uzundu. carving kayaklar ise boyunuzdan 10-15 santim kısa. eski kayaklar ile dizler sımsıkı bitişik bir biçimde, geniş kavislerle dönerken artık yeni kayaklar ile dizler ve hatta ayaklar biraz aralık bir biçimde, kısa kavislerle dönebiliyorsunuz. tercih sizin. bulunduğunuz pist de önemli elbette. mavi bir piste iseniz eğer, kısa dönüşleri tercih edin. siyah bir pistte iseniz eğer, uzun dönüşleri tercih edin. dize çok fazla ağırlık yüklememek için.

    yeni ve orta derecede kayıyorsanız; hafif ve kısa kayak tercih edin. kayağa yeni başlayanlar henüz dizleri kırma refleksine sahip olamadıkları için dönerken bir kayağı diğer yana taşırken zorlanırlar. bu yüzden hafif kayağı taşımak çok daha kolaydır. hafif kayakların tek dezavantajı, pütürlü bir pistte iken topağa denk geldiğinizde sallanırlar. dengenizi kaybedebilirsiniz. ama bol karda hafif kayaklar asla batmaz. eğer ağırlığınızı geriye verirseniz (bol kar tekniği olarak bilinir) hafif kayaklarla dönüşlerde kayakların ucu kara saplanmadan aka aka çok rahat gidersiniz.

    kısa kayaklar ile nispeten daha yavaş kayarsınız. yeni ve orta derecede kayanlar için hızı kontrol etmek zor olduğundan kısa kayaklar tercih edilmeli bu yüzden. ayrıca kayağa yeni başlayanların en büyük sıkıntısı kar sapanı yaparken kayak önlerinin üstüste binmesidir. dengeniz hemen bozulur, anında düşersiniz. kısa kayaklar ile kayağın ucu nispeten üstüste binmez.

    ileri derecede kayıyorsanız; ağır ve uzun kayak tercih edin. ağır kayak güç demektir. ama o kadar da sizden güç talep eder. bu yüzden ağır kayaklarla çabuk yorulursunuz. amma velakin gerek preslenmiş karda, gerek pütürlü karda hem kendi ağırlığınız hem de kayakların ağırlığı birleştiğinde önünüze ne gelirse ezer geçersiniz. pütüre, topağa, tümseğe denk geldiğinizde kayaklar titremez, sarsılmaz bile. bol karda ise gerekli tekniği kullandığınızda ağır kayak kara batar ama aynı zamanda yumuşak karı da yarar geçer. bu arada artık tüm kayaklar hafif bir materyalden üretildiği için kayağı ağır yapan bağlamalarıdır.

    uzun kayak hız demektir. hızı sevmiyorsanız eğer, kısa kayağı tercih edin.

    ben şahsen ağır ve kısa kayak kullanıyorum. geniş açılı dönüşler yerine, sadece dizleri sağa sola kırarak kısa dönüşlerle kaymayı seviyorum çünkü. siyah pistler tenhadır, tercihimdir. o yüzden hızı kesmekte fayda görüyorum kendimce. kafanızda kask olsa da kayak riskli bir spordur. zaman zaman üçüncü viteste bir araba hızına eriştiğinizde duvara çarpan araba misali, yere vuran emniyet kemersiz, kaportasız direkt sizin vücudunuzdur. bir iki sene önce siyah bir pistte kendimi çok fena kaptırmış, o hızla yere çakılmış, kafamda kask olmasına rağmen burnum kanamıştı. kulaklıkla müzik dinliyordum bu arada. siz dinlemeyin. nacizane tavsiyem. arkadan gelen kayak sesini duyun. duymazsanız, benim gibi kafa kafaya tokuşursunuz böyle. hem sizin hızınız, hem de diğer kişinin hızı birleştiğinde sadece burnum kanadığı için kendimi hala şanslı görüyorum.

    kayak ayakkabıları hakkında da bir iki laf edeyim arada. snowboard ile kaymak için ayak parmaklarınızı ve topuğunuzu kullanırsınız. kayak ise sadece ama sadece diz demektir. o dizi kıracaksın. kayarken de, dururken de. bu yüzden kayak ayakkabısı içinde ayağın dönebilir, ayak parmakların oynayabilir. ama baldır ve kayak ayakkabısı arasına kağıt bile girmeyecek kadar sımsıkı bağlanmalıdır ayakkabı. aksi takdirde dönemezsiniz. bodoslama dümdüz inersiniz aşağıya.

    farkındayım, çok 'şunu yapın, bunu yapın' tarzında, 'kayağın ustasıyım. black diamond hastasıyım' havasında, gayet ukala, arızalı bir yazı oldu ama kendi görüşlerimi paylaştığım için başka nasıl bir dil seçebilirdim, bilmiyorum. idare edin. bunun dışında bana göre dünya üzerindeki en güzel spordur. özgürsün, yalnızsın. çık pist dışına, tüm gün otele dönme.
58 entry daha
hesabın var mı? giriş yap