şükela:  tümü | bugün soru sor
144 entry daha
  • 1970’lerde mıles davıs
    1964-1968 arasındaki miles davis beşlisi rock ve funk öğeleriyle deneyler yapan ilk caz gruplarından biriydi. swing dışındaki ritimler, yaptıkları albümlerde duyulabiliyordu. geleneksel yürüyen bas ritmine uymayan, tekrarlanan bas ritimleri ron carter tarafından bu albümlerde çalınmıştı. tony williams’ın da swing sekizlik yerine zille düz sekizlik çaldığı ve kapalı high-hat’e her vuruşu belirtmek için vurduğu olmuştu.
    (e.s.p albümündeki “eighty-one” parçasını dinleyin. miles smiles albümündeki “freedom jazz dance”, sorcerer albümündeki “masqualero”yu ve filles de klimanjaro albümünden “frelon brun” “tout de suite” ve “filles de klimanjaro” adlı parçaları dinleyin.) bir miles davis kaydında elektrik piyanonun kullanıldığına ilk defa 1968 tarihli miles in the sky albümünde “stuff” adlı parçada şahit oluruz. bu önemli, çünkü rock’la ilintili bir enstrümanın bir caz sanatçısı tarafından kullanıldığına ilk defa denk geliriz. miles in the sky’dan hemen sonra kaydedilen albüm 1968 tarihli filles de kilimanjaro, geleneksel caz sound’undan açıkça uzaklaşan ilk albümdür. elektrik piyano ve elektrik bas kullanılmasının yanısıra rock davulunu andıran tony williams’ın çaldığı figürler önemlidir.
    miles davis’in filles de kilimanjaro’dan sonra kaydettiği iki albüm 1970‘lerin modern cazına yön vermesi açısından çok önemlidir. bu kayıtlar için miles davis birçok davulcu seçti. (tony williams, jack de johnette, lenny white, charles alias ve jim riley) ve elektrik piyano çalan birçok piyanist kullandı: herbie hancock, chick corea, joe zawinul ve larry young. wayne shorter tenor ve soprano saksofonları çaldı, bennie maupin bas klarnet çaldı, john mclaughlin elektrik gitar, dave holland ve harvey brooks elektrik bas çaldılar. bu albümlerin ikisi de 1969’da kaydedildi: ın a silent way ve bitches brew. bu albümler, birçok müzikal yaklaşım içeriyordu ama en öne çıkan öğe caz ve rock’ın harmanlanmasıydı. birçok melodi, wayne shorter’ın daha önce yazdığı ve miles davis beşlisinin kaydettiği “nefertiti”yi andırıyordu. hatta wayne shorter’ın yazdığı bir parça “sanctuary”, bitches brew albümüne dahil edilmişti. ?????ın a silent way albümü, miles davis’i piyanist-besteci joe zawinul’la yaptığı işbirliğinin başlangıcıydı.(joe zawinul, 1960’larda cannonball adderley beşlisinde çalıyordu.) miles davis’in zawinul’la ilişkisi, onun 1940’ların ve 50’lerin sonunda aranjör gil evans’la, kind of blue’da bill evans’la ve 1964’ten 1969’a kadar wayne shorter’la olan ilişkilerine benzer. davis, zawinul’un “nefertiti” stilinde yazdığı iki adet parça kaydeder“ın a silent way” (ın a silent way albümünden) ve “pharoah’s dance”. (bitches brew albümünden) miles davis, joe zawinul’un parçalarıı sonradan yaptığı albümlerde de çaldı.??????????miles davis’in 1968’den sonra yaptığı müzik, 1963-68 yılları arasında yaptığı müzikten birkaç açıdan ayrılıyordu:

    1. enstrümantasyon değişmişti. elektrik piyano, akustik piyanonun yerini almıştı. 1970’lerin başında yaptığı birkaç albümde iki ya da üç elektrik piyano aynı anda çalıyordu.
    2. akustik basın yerini fender elektrik bas almıştı.
    3. miles davis daha önce hiç bir parçada george benson (miles in the sky,“parapharnelia”) hariçgitarist kullanmamıştı. john mclaughlin’in ın a silent way, bitches brew ve live-evil albümlerinde çalması çok büyük bir değişiklikti. bu albümlerden sonra miles davis, birkaç gitarist kullanır. (hatta gruplarından birinde üç gitaristin birden çaldığı da olur.)
    4. bu dönemde miles davis’le çalan saksofoncular, soprano saksofona odaklanmışlardı. soprano saksofonun dokusunun, davul ve elektrik enstrümanlarla iyi karışma ve onlardan ayırt edilebilme potansiyeli vardı. bu tip bir müziğe soprano saksofon, tenor saksofondan daha çok uyuyordu.
    5. miles davis iki ya da daha fazla davulcu kullanıyordu. 1970’lerin başında miles davis şu alışkanlığı edinmişti: bir müzisyen davul çalarken bir diğeri vurmalıçalgılar çalıyordu. vurmalıçalgılar çalan kişi; afrika’ya, güney amerika ve hindistan’a özgü birçok saz kullanıyordu. (ayrıca miles davis birçok albümünde sitar ve tabla çalan hintli müzisyenler de kullanmıştır)
    miles davis’in 1968’den sonraki grupların 1963-68 arasındaki grubundan farklı olduğu bir nokta da ritim bölümün konseptinin ve görevinin tekrar tanımlanmasıydı. 1968 sonrası gruplar, çok daha renkli ve doku yelpazesi geniş ritimler kullanıyordu ve ritim section'ın üyeleri çok aktif bir şekilde çalıyordu, tempo kolayca hissediliyordu, ama müziğin genelini sürekli değişen sound’lar oluşturuyordu. bu soundlar bazen yumuşak bazen sertti. bazen eşlikler sırf doku yaratmak için çalınıyordu. ın a silent way ve bitches brew’daki dokular, yazılı melodiler ve doğaçlanan sololar kadar ön plandaydı. dokular birçok keyboard (elektrik piyano ve hammond organ), gitar, baslar, birçok davul, ve “bitches brew”da yer yer bennie maupin’in bas klarnetiyle yaratılıyordu. bas figürleri, rock formüllerinden, scott la faro’nun doğaçlamalarından, güney amerika ve afrika müziklerinden esinlenerek çalınıyordu.???????miles davis’in 68’den sonra yaptığı müziklerin büyük çoğunluğu birkaç defa tekrarlanan akorlardan, tekrarlanan bas figürlerinden ya da belli bir moddan ve o mode'dan türetilen akorlardan oluşuyordu. parçaların çoğu, wayne shorter’ın besteleme stilini yansıtıyordu. çetrefillik, melodi ve akor dizilerinden çok ritim bölümleriyle çaldıklarındaydı. icra formatı da değişmişti artık. bir parçanın üzerinde beşten on dakikaya kadar sırayla solo çalmak yerine, parçalar daha uzun bir sürede birbirine bağlanarak çalınıyordu, çoğu zaman parça arasında durulmuyordu. parça değişikliklerine miles davis karar veriyordu ve parça geçişlerini o yönetiyordu. çoğu zaman parça değişikliğini basçıya yaptırıyordu. miles davis'in o yıllarda yaptığı müziğin odak noktası bas figürleriydi. bebop ve hard bop’ta zor akor geçişlerin önemli olduğu kadar 70’lerin ve 80’lerin cazında bas figürleri önemliydi. ?????sık sık miles davis kendisi klavyede bir akor çalarak yeni bir mood ya da armoni belirliyordu ve grup üyeleri de miles davis’in çaldığı bu yeni akora göre müziği değiştiriyordu. yer yer bir sonraki parçanıntemposunu ve ritmini bir önceki parçanın sonunda müzisyenlere dönüp eliyle ya da ağzıyla belirtirdi. parçalar arasındaki geçişler bu sayede hep yumuşak olurdu.?ritim bölümünün kullandığı armoniler basitleştirilmiş olsa da, sololar sanki zor bir akor dizisinin üzerine çalınıyormuş gibiydi. sololarda çoğu zaman ton dışına çıkılıyor, kromatik yaklaşım sesleri kullanılıyordu. solocu, zor akor dizileri üzerine çalma konusunda ne kadar ustaysa, tekrarlanan bir altyapı üzerinde o kadar yaratıcı olabiliyordu. sabit bir altyapının üzerine armonik açıdan çok çeşitlilik yaratma konusunda john coltrane birçok teknik geliştirmişti (africa) ve bu konuda birçok müzisyenin ufkunu genişletmişti. miles davis’te çalan müzisyenler büyük ölçüde bu tekniklerden faydalanıyordu. örneğin, sabit bir bas notası ne olursa olsun, o notanın yer aldığı bir gam baz alınarak, bir akor dizisi yaratırdı, ve sabit bas notanın üzerinde bir akor dizisinin üzerinde çalıyormuş gibi çalardı. tabii bu akor dizileri coltrane’nin geliştirdiği three-tonic ya da four-tonic sistemden de oluşuyor olabilirdi, wayne shorter’ın non-functional armonisinden de kaynaklanabilirdi, ya da daha geleneksel bir armoniden oluşabilirdi.
    neticede miles davis’le çalışan solocular bebop armonisinden tamamen kopmuştu. sololarda charlie parker ya da dizzie gillespie’nin cümlelerini duyamazsınız. hatta bebop’la ilintili olan lirik çalma şeklinden bile bağlar koparılmıştı. doğaçlamacıların hedefi melodik sololar çalmaktan çok, atmosfer yaratmaktı.
    1968’den sonra miles davis’in grup üyeleri 1950’lerdeki ve 60’lardaki grup üyeleri kadar kalıcı değildi. 1968-73 arası kaydettiği her albüm yeni bir personele sahipti, ve turneye çıkan müzisyenler, her zaman albümdeki müzisyenler değildi. coltrane; miles davis’le beş yıl, shorter’la da yaklaşık beş yıl çalışmıştı. ama wayne shorter, miles davis’ten ayrıldıktan sonra miles davis beş yılda beş ayrı saksofoncu kullandı. ???????ritim bölümleri daha kalıcıydı. birkaç piyanist, basçı ve davulcu kombinasyonu denedikten sonra, birkaç yıl basçı michael henderson ve davulcu al foster’la çalıştı. perküsyoncu m’tume heath de birkaç yıl miles davis’le kaldı. piyanist keith jarrett ayrıldıktan sonra ve 1980’lerin ortalarından önce miles davis hemen hemen hiç piyanist kullanmadı. fakat bir mood yaratmak ya da bir parçayı başlatmak adına, yer yer kendisi analog bir keyboard’da bir akor çalardı, ya da tekrarlanan bir ritim çalardı.
    elektrik basçı michael henderson (1951- ) miles davis’le ron carter’a göre daha sık konser vermiştir. ron carter, 1968’de ve 1971’de miles davis’le kayıt yapmış olsa da, 1966’dan sonra miles davis’le konsere çıkmıyordu. henderson neredeyse 1955’ten 1963’e kadar miles davis’le çalışan paul chambers’ın çalışma süresine yaklaşıyordu. henderson, miles davis’le çalışmadan önce çok sayıda rock grubuyla çalıştığından, rock tarzında çalma konusunda deneyimliydi.
    miles davis’in 1970’lerdeki sound’una büyük bir katkısı vardı.1968’den 1975’e kadar miles davis ın a silent way, bitches brew, live at fillmore west, live at fillmore east, jack johnson, live evil, on the corner, big fun, get up with ıt, agartha ve pangea albümlerini kaydetti. bu albümlerden çoğu konser kaydıydı. albümlerin hemen hemen her biri ayrı gruplarla birlikte yaptığıçalışmalardı. ve tek bir albümde değişik gruplarla yaptığıçalışmalar da bulunuyordu (big fun, get up with ıt)?
    miles davis, yeni caz-rock stili için trompet çalma stilini değiştirdi. sık sık, tizlerde hızlı run’lar çalardı. zaman zaman delay kullanırdı. (trompetine, echoplex adında bir delay bağlardı.) zaman zaman da jimi hendrix’in yaygınlaştırdığı wah wah pedalını bağlardı. yer yer bir rock gitaristinin hırçınlığıyla çalar, yer yer deporgy and bess ya da sketches of spain’de olduğu gibi yumuşak, ilahivari bir tonla çalardı. bazen grubun geri kalanı susarken, diğer bir müzisyenle tek başına çalardı. grubun kendisi ise çoğu zaman bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle çalardı. müzisyenlik derecesi çok yüksek olduğu için, müziğin çetrefilliği grubu rock’tan ayırırdı, ama etkisi rock müziği çalınıyor gibiydi.
    miles davis’in jimi hendrix, billy preston ya da sly stone gibi rock müzisyenlere hayranlığı aşikardı. miles davis’in 1968 sonrası müziği, 60’ların cazının, 60 ve 70’lerin rock müziğininyanında hindistan, güney amerika ve afrika müziklerinin bir karışımıydı.
    albüm önerileri:

    • *ın a silent way (columbia; 1969)
    • *bitches brew (columbia; 1969)
    • big fun (columbia; 1969-72)
    • *jack johnson (columbia; 1970)
    • live at the fillmore east, march 6 1970 (columbia; 1970)
    • *live-evil (columbia; 1970)
    • black beauty (columbia; 1970)
    • at fillmore (columbia; 1970)
    • get up with ıt (columbia; 1970-74)
    • on the corner (columbia; 1972)
    • dark magus (columbia; 1974)
    • agharta (columbia; 1975)
    • pangaea (columbia; 1975)
    1980'lerde kaydettiği albümler:
    • the man with the horn ( columbia; 1981)
    • we want miles (columbia; 1981)
    • star people (columbia; 1983)
    • decoy (columbia; 1983)
    • you're under arrest (columbia; 1985)
    • *aura (columbia; 1985)
    • tutu (warner brothers; 1986)
    • *amandla (warner brothers; 1989)
30 entry daha