şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • kendimi iyi hissettiren film. filmin tamamını sırıtarak izledim. yılın en keyifli filmlerinden. eddie'nin hayatının birebir uyarlaması olmadığını daha jenerikte "eddie'nin hayatından 'esinlenilmiştir'" ibaresini yazarak oluşabilecek tartışmaların önüne geçmişler. dolayısıyla filmdeki eddie ile gerçekteki eddie arasında farklar olması normal. buna takılmadım ben. taron egerton, eddie rolünde epey başarılı. keza eddie'yi oynayan veletler de pek sevimlilerdi. hugh jackman'ı da ne denli sevdiğimi bu filmle gene anladım. jackman'ı da izlemek pek keyifliydi. tabii roller de şahane. filmdeki eddie başarısızın önde gideni olsa da epey azimli birisi. bu azmiyle de bizi eğlendiriyor. keza ona koçu da (jackman) klasik bir karakter olsa da (çok yetenekli olmasına rağmen yeteneğini çarçur etmiş birisi) keyifli bir karakter. eddie'nin ebeveynlerini de pek sevdim. gerçekte nasıllar bilemiyorum ama filmdeki bu karakterler de eğlenceliydiler.

    klasik bir spor filmi çoğu açıdan. inat etme, azmetme, yılmama, düştüğünde toparlanıp tekrar mücadele etme, yarışlara hazırlık gibi spor (ve zafere ulaşma) filmlerinin vazgeçilmez temaları resmi geçit yapıyorlar filmde arka arkaya. ama bu klişe temalar klişe bir şekilde karşımıza çıksa da film sürükleyiciliğinden, temposundan ve mizahından ödün vermiyor. öte yandan bu temalardan sonra karakterler şampiyonluğa erişirken bu film zaferi işlemeyerek o filmlerden ayrılıyor. genelde bu tür spor filmleri takımın ya da bireyin şampiyonluğa erişmesiyle biterken gerçekte de başarısız olan eddie sonuncu sırada yer alarak olimpiyatları tamamlıyor. "mühim olan mücadele etmek, zafer değil" diye yazılar beliriyor finalde. doğrudur, mücadele etmek, yılmamak, azmetmek bunlar mühim şeyler ama şimdi kalkıp da zafere de bok atmayın lütfen diyesim geldi. adamın başarısızlığı en sonunda "mühim olan katılmaktı"ya bağlandı.

    velhasıl keyifli bir film. 2.kez izler miyim bilemiyorum ama ilk izleyişte beklemediğim kadar eğlendirdi.
42 entry daha