şükela:  tümü | bugün
67 entry daha
  • -personel çok önemli. öyle böyle değil. işletmeyi vezir de eden rezil de eden personelin bizzat kendisi. müşteri karşısında gülümsemeyi bilmeyen personel direk 1-0 geriye götürür sizi. sorduğu soruya aptal bir tepki alan personel 2-0 yapar durumu. ben personeli sebebiyle gitmediğim çok kafe biliyorum. eminim siz de biliyorsunuzdur. o yüzden düşük iş gücü maliyetinin dayanılmaz cazibesine kapılıp müşteriyi memnun edemeyecek personel çalıştırmayın.

    -ham madde ve mutfak. bu ikisini bilmeniz gerekiyor. yeni anlayış "yeaa ne gerek var herkes işini yapsın" dese de. ne iş yaptığınızı ve nasıl yapıldığını bilmekle sorumlusunuz. ham maddenin iyisi nereden alınır bilmelisiniz. alternatif çözüm ortakları elde etmeniz ve bulmanız gerekiyor ki ham madde yani ürün sıkıntısı çekmeyesiniz. kafenize sırf kapıkulu kahvesi içmek için gelen müşteriniz var ise ve geldiğinde o kahveyi içemediyse bir daha gelmeyebilir.

    -bir müşteriden nolacak ki yeaa. dediğiniz an bittiniz. kapatın direk. hiç beklemeyin direk kapatın. tüm müşterilere uyum sağlamak zorunda değilsiniz. ama şımarıklığınız sebebiyle bir müşteri kaybetmeniz ve bunu anlayış haline getirmeniz artık sona yaklaştığınızı gösterir. yapmayın bunu.

    -başarılı bir kafenin aslında en temel prensibi kendi müşteri portföyünü yaratmasından geçiyor. kimlere hitap ediyorsunuz? buna uygun bir menü ve fiyatlandırmaya en önemlisi dizayna gitmeniz gerekiyor. ben herkese hitap edeceğim!! yok böyle bir dünya. 40 yaşının üzerinde hiç bir müşteri lise öğrencisi müşterilerinizin yüksek sesli kahkahalarını duymak istemeyecek. bir kitle bulacaksınız ve oraya yürüyeceksiniz. kafenizin çok çılgın dolu olması esas değil. esas olan daimi müşterilerinizin bolluğu.

    -havalandırma. mutfak bölümüne aspiratör mü taktırırsınız pencereleri karşılıklı açarak kokuyu bertaraf mı edersiniz naparsınız bilemem ama bunu çözmeniz gerekiyor. bu yüzden yeni nesil kafelerin mutfakları tamamen kapalı ama kahve ocakları açıkta.

    -ışıklandırma. ışık yoğun olmayacak. kişinin gözüne direk gelmeyecek. önce duvara çarpacak ondan sonra ortama dağılacak. içerisi karanlık da olmayacak ama aydınlık da olmayacak. ışık tavana da vurmasın pavyon gibi duruyor o nedense.

    -konum. konum bu işteki en önemli olay gibi görüyor. ama bana göre, menü-personel ve personelden sonra gelebilir ancak. lezzet ve düzgün hizmet müşteriyi fizana götürür. bu aslında kitle ile ilgili. lise öğrencilerine hizmet vereceksen yakın yerler merkezi yerler olması esas. ama daha üst tabakaya hizmet vereceksen konumu çok sorun etme hatta bir bakıma ne kadar uzak olursan o kadar iyi bile olabiliyor. kitle eleniyor gerçekten para bırakacak kitle sana geliyor. alışkanlık kazandırıyorsun insanlara. bu demek değil ki uzaklara git. değil ama bir şehrin yeni yerleşim ve gözde yerleri aslında ideal gelmiştir bana. eğer piyasaya oturana kadar parasız geçireceğin 1 yılı da sermayen ile kapatabiliyorsan süpersin demektir.

    -veee gelelim en önemli kısıma. bir kafeniz var diyelim. açtınız işleriniz süper falan. para da kazanıyorsunuz. oohh oh süper. fark ettiniz mi son zamanlarda hep çalışıyorsunuz. tatiliniz kalmadı. kafeniz var koltuklarınız çok rahat kahveniz direk geliyor oturuyorsunuz falan ama hep bir iş hali. paraya kıyın ve düzgün bir müdür bulun. tüm işleri sizin hassasiyetinizde takip edecek ve sizi rahatlatacak bir müdür. ve tecrübeli bir müdür. ancak bunu sektörde biraz tecrübe kazandıktan sonra yapın. insanoğlu-çiğ süt dogmasını biliyorsunuz müdüründe sizi kandırmayacağından emin olacağınız kadar tecrübe kazanın.
154 entry daha