şükela:  tümü | bugün
17 entry daha
  • oldu bittici kültürün hakim olduğu, ince işlere gereken değerin verilmediği bir ülkede bulabildiğiniz malzemenin pahalılığından veya bulamadığınızın yokluğundan yakınmaktır.

    antika ustura restorasyonu ve koleksiyonu, parfüm/kolonya yapımı, evde bira ve şarap yapımı, warhammer 40k minyatürleri ve yemek yapmak gibi 3-5 tane hobim var. genelin aksine vakit benim için sorun değil, 3-4 ay süren kontratın üzerine eve geldiğim zaman 1-2 ay boş vaktim oluyor. sorun yurt dışındaki bir insan gibi internete girip tek tıkla dilediğiniz marka dilediğiniz model ürünün kapınıza gelmemesi. yurtiçinden alayım derseniz ya istediğiniz marka model yoktur ya yurtdışına oranla misliyle pahalıdır ya da hangi ürün olursa olsun parası neyse vericem yeterki bu ürün için gümrükle uğraşmıyım dersiniz fakat o ürünün hiçbir muadili ülkemizde yoktur.

    hobi sahiplerinin spesifik sorunlarını uzun uzun anlatmaya gerek yok zaten uğraşan adam biliyor bunları. olayın halk gözüyle ne olduğu sorunu var. çoğu kişinin genel, bilindik hobilerin dışına çıkıldığı zaman tepkisi "sen bunu yapıyorsunda niye yapıyorsun sanki bir işe yarayacak" boyutunda oluyor. bunu da çok yadırgamıyorum aslında. herhalde göçebe kültürünün etkisiyle işe yaramaz şeyler komple gereksiz yük sayıldığından kültürümüzde pek yer edememiş. birde tabii uzun yıllardır fakirlikle mücadele eden kitlenin böyle hobileri gereksiz görmesi var. onlar da haklı, adam evine ekmek götüremiyor sen ona hobi anlatıyorsun.

    elin avrupalısı veya amerikalısı maaşının temel ihtiyaçlarına ayırdığı kısmından artan ve kendine ayırdığı bölümüyle hayat standartlarından hiç feragat etmeden kendisine hobi odası kuruyor, bu iş için gerekli malzemelerini alıyor, aynı hobiye sahip başka kişilerle tanışıyor hatta bazen bu tanışıklıklar büyüyüp derneklere veya şirketlere evriliyor. ülkemiz için standart bir insan ise zaten temel ihtiyaçlarını giderdiği zaman elinde para kalmıyor, kalan grupsa sayıca az olduğundan hobicilik ilerleyemiyor.

    hobiciliğin böyle bezdiren kötü yanları olduğu gibi iyi yanları da var. sizle aynı zevki paylaşan küçük gruplarla tanışırsınız, bu gruptaki insanlar genelde belli bir eğitim ve medeniyet seviyesinde olduklarından dolayı o ufak grupta genelde kavga, gürültü olmaz sadece birbirine yardım etmek isteyen ve bilgi paylaşımı yapmak isteyen bunu da aynı zevki paylaştığı insanlarla keyifli bir sohbet içinde yapmak isteyen insanlar olur. şu entryi girerken farkettim; bir ülkedeki hobyciliğin seviyesi ile o ülkedeki insanların medeniyet ve refah seviyesi paralel olabilir.
147 entry daha

hesabın var mı? giriş yap