şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • yıllardır balzac'ın bu romanı bir şekilde karşıma çıkardı. abartısız söylüyorum 12 yaşından bu yana tek bir cildine sahip olduğum bu kitaba karşı bir türlü kanım ısınmadı. ismi bana romantik bir aşk öyküsü izlenimi verdiğinden olsa gerek hiç yanaşmadım. ta ki 1 hafta öncesine kadar kitabın birinci cildini okumaya başlayana dek. zaten ne oldu ise ondan sonra oldu. kitabı bundan 2 yüzyıl önce sanki ben yazmış kadar aşina olmak bir yana felix'in yaşadığı ızdırapları ve bunları dile getiriş tarzı, tasvir ve betimleme ustalığı hayran olunacak cinstendi. kitap, balzac'ın en sevdiği yapıtıdır. sonrasında bu anlatılan olaylar zaten kendi yaşamından birer alıntıdır. yani balzac gerçekten böyle bir aşk yaşamıştır. ahh onu okuyanlar bilirler ki gerçekten bu roman yaşanılması arzu edilen bir aşk hayatıdır. ama ben şahsıma nazaran böyle bir sonla biten bir aşk yaşamak istemezdim.

    kitap bitti ama ben niye bu kitabı daha önce okumamıştım diye söyleniyorum. şu var ki kitapta kadına ve aşk yaşamına dair anlatılan tasvirler her ne kadar ustaca hazırlanmış olsa da hiç bir insan buna benzer şeyler yaşamadan bunları anlayabilecek ve özümseyecek nitelikte değildir.

    kuşkusuz buradan şunu anlıyoruz ki; en iyi öğrenilen yaşayarak öğrenilendir tezini destekler niteliktedir anlatılanlar. ama hiç bir ilişki yaşamadan bu kitabı okuduysanız yaşayanlara nazaran aşk ilişkilerini daha iyi çözümleyeceğinizi düşünüyorum. sözlükte epeyce bu konuyu deşmişler. yine de bu kitabı siz kendiniz okuyun ve yorumlayın.
120 entry daha