şükela:  tümü | bugün
317 entry daha
  • tanım: amerikan halkının silahlarını toplayabilmek için yapılan sayısız mizansenden biri

    kadınlar matinesi. bu yazıyı özellikle kadınlar için yazıyorum. farklı bir bakış açısı. hoşunuza gitmezse basın eksiyi, yazın, itiraz edin, küfür edin. sorun yok.

    daha önce yazdıklarımdan aynen aldığım kısımlar var, oldukça uzun. onun için özür dilerim.

    nedir bu orlando işi? mizansen.

    ne demek mizansen? yani hiç kimse ölmedi demek. amerikan halkına psikolojik bir operasyon yapılıyor. neden? silahlarını almak için.. neden halkın elindeki silahları almak istiyorlar? işte onu anlatıyorum.

    öncelikle, bu mizansen ilk değil. defalarca yaptılar. ama hayat sizi öyle bir savuruyor ki haberlerde gördüğünüz bir şeye ayıracak yirmi saniyeniz bile yok. oysa detaylı baksan arka planda bambaşka işlerin döndüğünü görebileceksin.

    şimdi eski mizansenlere biraz göz atalım.

    sandy hook okul katliamı diye sunulan mizansen..
    (bkz: 14 aralik 2012 connecticut newtown okul baskini)adam lanza diye bir ergen ilkokula gidip 20 çocuğu ve 6 öğretmeni vuruyor. hikaye bu.

    bu adam robbie parker.
    http://i2.cdn.turner.com/…on-00014209-story-top.jpg

    kızı emilie
    şu resimde en sağda olan sandy hook’ta öldürülüyor (iddia bu)
    http://i.dailymail.co.uk/…e000005dc-413_634x421.jpg

    bu da robbie’nin olayın ertesinde verdiği ilk röportaj.
    https://www.youtube.com/watch?v=0joexafbbpq

    sen inanıyor musun bu adamın daha o sabah 6 yaşındaki kızını kaybettiğine?

    robbie parker bir aktör.

    bunlar mcdonnell ailesi.. https://realquestionsnow.files.wordpress.com/…s.jpg

    aynı olayda kızları grace’i kaybetmişler. (iddia bu)
    http://i.dailymail.co.uk/…d000005dc-456_634x361.jpg

    dört gün sonra verdikleri röportaj bu
    https://youtu.be/toqnvje4xgk?t=398

    bir tuhaflık var mı?

    benim için tüm zamanların en bombası budur. başka bir olay. mindy losen, hem oğlunu hem babasını iki gün önce yapılan bir silahlı saldırıda kaybetmiş.. öyle mi görünüyor?
    https://www.youtube.com/watch?v=4uopygaqm-k

    mindy losen bir aktör

    bütün bu mizansenlerde ortak bir nokta var. (aktörlerin kabiliyetsiz olmalarının dışında). sürekli bir “silahları toplayalım. bütün bunlar silahlar yüzünden” propagandası. aslında irili ufaklı tüm silahları almak istiyorlar da propaganda aşamasında “ya hiç olmazsa şu yivli tüfekleri toplayalım” diye yumuşatıyorlar.

    anlatılan klasik hikaye şu.. amerika’da silah var o yüzden bu kadar çok suç işleniyor.

    peki gerçekten öyle mi oluyor?
    chicago… burası obama’nın memleketi. sözümona silah yok. cinayet oranlarına bak.
    https://www.dnainfo.com/…icago/2016-chicago-murders

    burası da el paso. amerika’nın silah konusunda en serbest yerlerinden biri. halkın yarısı latino, yarısı beyaz. sınırın hemen karşı tarafında da cehennem çukuru meksika var. suç oranları nedir dersin?
    http://www.city-data.com/…/crime-el-paso-texas.html

    chicago’nun neredeyse bir haftalık suç oranından az.

    soru: amerika’daki cinayet oranlarıyla dünyadaki hangi ülkenin cinayet oranları neredeyse birebir aynıdır?

    kim var bu “silahları mutlaka almalıyız” propagandasının başında? uzun hikaye ama öylesine bir isim verelim; örneğin killary klinton.

    hillary clinton “kadın hakkı savunucusu” diye pazarlanıyor değil mi? ama gerçekler öyle değil.

    kendin dinle..
    https://www.youtube.com/watch?v=e2f13f2awk4

    12 yaşında bir kıza tecavüz edilmiş. tecavüz eden domuz mahkemede daha iyi bir görüntü verebilmek için kadın avukat istiyor. avukat hillary clinton. muhabire anlatıp makara yaptığı şey şu; “adam yalan makinesine girdi ve geçti. zaten o tarihten beri yalan makinesine güvenmem” diyor ve kahkaha. yani hillary clinton savunduğu adamın bir çocuk tecavüzcüsü olduğunun farkında. adam 3 ay gibi bir cezayla yırtıyor. neden; kızın iç çamaşırından bir parçayı test etmek için kesiyorlar ve laboratuarda o kesilen parça kayboluyor. delil yok oluyor… nasıl kayboluyor delil? istenince oluyor böyle şeyler.

    çendrim’i hatırladın mı? hani şu işidçi köpek..
    http://i.ensonhaber.com/…r/diger/saldirgan_6554.jpg

    haplanıp astsubayımızı şehit eden, “jandarmayı öldürerek sevap işledim” diyen piç..

    bu çendrimler dört yıldır suriye’de gözümüzün önünde tecavüzler cinayetler işliyor.. yeni dünya düzeni faşistlerinin korumasında.
    https://www.minnpost.com/…/clintonlibya2001_640.jpg

    şimdilik durum sarpa sarmış gibi görünüyor ama rüzgar her an tersine dönebilir. olur da suriye’deki işleri biterse nerede kullanılacaklar bu işidçileri sanıyorsun? benim bir tahminim var.

    bir şeyin altını çizelim; silahlara açılmış savaş, kadınlara açılmış savaştır. neden kadınlara savaş açıyorlar? çünkü kadın travma yaşarsa tüm toplum travma yaşar. travmalı toplum, faşizmin ıslak rüyasıdır.

    silah olmazsa ne mi olur? işte bu olur.
    https://www.youtube.com/watch?v=erl0j1phzm0
    bu video brooklyn’den. sokağın ortasında tecavüz. söylememe gerek var mı bilmiyorum ama new york’ta silah özgürlüğü filan yok. bir sürü ev görüyorsun ama kimse müdahale etmiyor. edemiyor çünkü.

    ya silah olursa?
    https://www.youtube.com/watch?v=eybxmpasr6a

    silah nedir? silah seni yüz kiloluk bir tecavüzcüyle eşitler.

    izle..
    https://www.youtube.com/watch?v=nptgws2jvbu
    kimilerinize çok korkutucu gelebilir ama unutma silahın güzel tarafında duruyorsun.. bir de karşıdakini düşün.

    home invasion diye bir suç var. adamlar evine dalıyor. canları ne isterse alıyor. burası new jersey. silah konusunda orta şekerli bir eyalet. kadının nasıl dayak yediğine bak.
    https://youtu.be/akfcc2rm_xi?t=72

    şimdi soracaksın bu kadın ne yapmalıydı silahıyla mı açacaktı kapıyı? doğru bir soru ama bu tek karelik bir fotoğraf. statik bir görüntüden kurtulup, biraz filmi akıtalım. diyelim ki kadının silahı vardı, kaptı silahını, vurdu adamı indirdi. yani silah kadını kurtardı. sonra benzer bir olay daha yaşandı. yine birileri evini basan adamı vurdu öldürdü. silah yine can kurtardı. derken bir daha, bir daha.. en sonunda ne olur? bu tipler de salak değil. canlarını sokakta bulmadıkları için evlerden uzak dururlar. bir süre sonra herkes evinde rahat uyur. çünkü silahın “düşüncesi” yeter. işin en ilginç yanı burası zaten. silahın kendisinden çok silah olabileceği düşüncesi caydırıcıdır. ya da diğer bir deyişle toplumda silah olduğu zaman “ben evimde silah istemem” diyen insanlar da güvende olur. üstelik tek bir mermi atılmasına gerek kalmadan.

    türkiye’de silah yok, biz çok mu güvendeyiz? sıradan vatandaş silah alamıyor da, kriminal tipler de mi alamıyor? sokağa rahat çıkabiliyor musun? gece tek başına kaldığında kapı çalınca ne hissediyorsun?

    nedir amerika’daki bu silahları toplama hırsı? faşizm.

    amerikan anayasasının ek maddeleri diyebileceğimiz amendmentlar var.

    1st amendment: ifade özgürlüğü
    2nd amendment: silah özgürlüğü

    aslında peşinde oldukları şey silahlar değil, ifade özgürlüğü.

    amerika’da da 1st amendmenti işlevsiz hale getirmek istiyorlar. ama 2nd amendment yani silah özgürlüğü 1st amendment'in arkasındaki esas güç olduğu için önce ona saldırmaları lazım. yani silahları toplamaları gerekiyor. şu an amerika'da hiç kimsenin doğrudan 2nd amendmenti kaldıralım diyecek bir cesareti yok. kıyamet kopar. onun yerine bu tip tiyatrolarla halk üzerinde psikolojik baskı kurmaya çalışıyorlar. halkı silahlarını kendi elleriyle bıraktırmaya çalışıyorlar.

    silahları bir kere topladılar mı iş bitti demektir. 1st amendment aynen bizdeki laiklik gibi olur. ismi var kendisi yok.

    şimdi şu orlando olayına tekrar dönelim.

    bu adam olayların içindeydim her yanım kan oldu filan diyor. doğru mu söylüyor?
    https://www.youtube.com/watch?v=4byngmqytly

    bu görüntülerdeki eksik olan şey nedir? (gözyaşı dışında)
    https://www.youtube.com/…atch?v=aajtjpa4rgy#t=0m24s
    google

    cevap: ambülans. tek bir ambulans yok.

    bu kadın..
    https://www.youtube.com/watch?v=rjlgredrc-y
    ağlıyormuş gibi yapmaya çalışıyor ama gözlerinden yaş geldiği yok. klasik propaganda cümlesini de unutmuyor. “nolur büyüklerimiz şu silah işine el atsın”. oğlum kayıp diyor televizyonlara çıkmış röportaj veriyor. bir sürü kanala çıktı bu kadın. anne davranışı bu mudur? oğlun orlando’da yaralanmışsa/ölmüşse orlando’da bir hastanededir, senin ne işin var röportajda? anlattığı hikaye zaten akıl mantık ötesi. sabah üçte kalkmış, facebook’tan olayı öğrenmiş. daha içeride rehine krizi varken (yani polis henüz içeri girememişken) hastanelere bakmış. sonra kulübe gelmiş, polis içeri girip insanları çıkarmışken bu sefer de hastanelere bakmak yerine kulübün önünde bekliyor. ipe sapa gelmez bir hikaye. etrafta kadından başka bir allahın kulunun olmadığına da dikkat et.

    bunlar aktör. anlattıkları hikayelerin tutar tarafı yok.

    aktör diyorum da.. kim bu insanlar?

    rivayetler muhtelif.. iddiaya göre kimileri kriminal tipler. evinde bir torba hapla yakalanmış eleman, üç dakikalık propaganda videosu karşılığında hapse girmekten kurtuluyor. bazıları doğrudan istihbaratçı. kimileri de bildiğin aktör. tv dizilerinde figüranlık filan yapmış tipler.

    bu luis burbano..
    bu videoda orlando olayını anlatıyor. saçma sapan hikayesini çevirecek vaktim yok ama izle yani.
    https://www.youtube.com/watch?v=zhvn7r46w9w

    kim bu luis burbano? beşinci sınıf bir figüran.
    http://www.imdb.com/name/nm3483499/

    peki diyeceksin ki her şey mi kolpa? değil elbette.

    şimdi sana bir cinayet izleteceğim. eric garner.. adamın suçu kavga ayırmak. sonrasında polis göz altına alacağım diye tutturuyor. garner’i suçlayacak hiçbir şey bulamayınca da dal sigara sattığı için zorla içeri almaya çalışıyorlar. sonrası bu
    https://www.youtube.com/watch?v=ajhpft-lvzy

    6 çocuk babası adamı sokak ortasında öldürdüler. “nefes alamıyorum” diye diye can verdi. polisler ceza almadı. yanlış anlama, mahkemeye çıkıp beraat etmediler. mahkemeye bile çıkarılmadılar. medya ne yaptı? bu haberin kullanabileceği kısmını alıp kullandı sonra fırlatıp attı. eric garner propaganda medyasının halı altına süpürmeye çalıştığı bir haberdir. neden? çünkü gerçek.

    üç küçük soru:
    1) amerika’da ileri faşizm olmasının bize ne zararı var? amerika’da ileri faşizm olsun o zaman görürsün ne zararı olduğunu.

    2) silah medeniyet ilişkisi? isviçre'de silah serbest. nerelerde olmadığını sen araştır.

    3) burada yazılanlar bizi ne kadar ilgilendiriyor? yani silah özgürlüğü vs. bir gün türkiye için de konuşulan şeyler olur mu? bilemem… ama ben isterim çünkü emin olduğum bir şey var bir gün çendrim kapıyı çalacak.

    nasıl karşılayacaksın?
26 entry daha