şükela:  tümü | bugün
239 entry daha
  • ancak gerçeklikle rüya arasındaki ince çizgi, büyü gibi bir şey diye tanımlayabilirim kabak koyu'nu.

    yıllar önce gitmemde epey etkili olan bölgenin doğal manyetik alanın çok güçlü olduğu ve bu sebeple görülen rüyaların her zamankinden daha net ve gerçeklik algısının yüksek olduğu sebebiydi. o dönem rüyalarla haşır neşir olmayı pek sevdiğimden gitmem için gayet yeterli bir sebep olmuştu. şimdilerde geriye dönüp baktığımda tüm o kabak ziyaretlerimin, deneyimlerimin düşün ta kendisi olduğunu görüyorum.

    şu sıralar sık sık duyduğum gibi kabak da değişiyor, ilk başlarda 3- 5 kamp olan koyda şimdilerde 33 tane kamp olduğu söyleniyor. bazı dönemler bazı festivallerin gazabına uğruyor. festival kasıyor, boşalan çıksın diyen kabak'a akın ediyor ve bir takım şeylerin boku çıkmıyor değil. yine de geçtiğimiz günlerde tekrar ziyaret ettiğim kabak koyu'nun o has büyüsünü bir şekilde koruduğunu söyleyebilirim. zaten kabak bir şekilde kendine uymayanı geri çağırmıyor. o yüzden daha çok insanın duyup gelmesinde sakınca görmüyorum, kabak'ın doğal seleksiyonu nasıl olsa durumu çözüyor.

    kabak'a eğer arabayla gitmeyi düşünüyorsanız arabanızı en yakın faralya'ya bırakmanız gerekiyor. özel mülk olarak geçtiği için arabayla zaten geçiş izni yok. last stop'taki derme çatma otoparkın günlük ücreti 5 tl. oradan kabak'a inen patikadan yürüyerek 30-40 dk'da sahile ulaşabilir ya da 50 tl'ye aşağı inen servisleri kullanabilirsiniz. servis ne kadar dolarsa ödeyeceğiniz miktar da o kadar azalıyor. otobüsle gelecekseniz fethiye otogarının hemen yakınından geçen faralya dolmuşlarını kullanabilirsiniz. uçakla gelmek isterseniz, dalaman'dan fethiye'ye ya da direkt faralya'ya servis kullanarak 150 tl civarında bir meblağla ile ulaşabilirsiniz.

    kalınan kampın da yaşanılan deneyimi büyük ölçüde etkilediği kanaatindeyim. 7 yıldır kamp olarak sadece latcho bungalows'da kaldım. sahibi ali'nin müzisyen olmasından kaynaklı olsa gerek diğer kamplara göre çok daha fazla canlı performansa ve iyi müziklere denk gelebiliyorsunuz. sakin ortamı ve güzel yemekleri de bir tercih. bunun dışında hint ezgilerini/esintilerini seviyorsanız ve düzeni tercih ediyorsanız turan camp, kalabalık, hareketli, kahvaltısı şahane bi yer arıyorsanız kabak natural life 'ı öneririm. konfor açısından ise beklentilerinizin yüksek olmamasını tavsiye ederim. sonuçta doğanın içindesin ve odana toz toprak, böcek girmesi kadar doğal bir şey yok, sonuçta sen onların evine gitmiş oluyorsun. çoğu kampta da klima bulunmuyor ve kaldığın süre boyunca her gün çarşaflar değiştirilmiyor.

    kabak'a gittiğinizde mutlaka şelalelere, mağaraya, tekneyle cennet koyu'na ve kelebekler vadisi'ne uğrayın. şelalelere varmak için yürüyüşle 45 dk'lık kayalı, atlamalı zıplamalı veya 75 dk'lık patika yolu tercih edebilirsiniz. benim tavsiyem ise atlamalı, zıplamalı yol. mağaraya ise şimdiye kadar hep yüzerek gittim. sanırım ilk gittiğim sene mağaraya patika yoldan ulaşmaya çalışan bir kadının düşmesi sonucu ölmesi bunda etkili oldu ve yüzme daha güvenli geldi hep. yüzerek ulaştığınızda pestiliniz çıkıyor ama mağaranın içindeki pembe mercanları ve denizin aldığı rengi gördüğünüzde yorgunluk filan kalmıyor. kelebekler tarafına veya cennet koyu'na gitmek için tekneci gökhan'ı bulun. muhabbeti de kendi de güzel bir arkadaş.

    nihayetinde oraları severseniz ve geri dönmek durumunda kalırsanız içinizden geçen hep, keşke her şey kabak tadı verse oluyor.
444 entry daha

hesabın var mı? giriş yap