şükela:  tümü | bugün
36 entry daha
  • iki gündür, askerlerin linç edilme görüntüleri dahil, içimin kaldırdığı tüm görüntüleri izledim, izliyorum.

    hepsine geçerli bir sebep bulmaya çalışıyorum, boğaz köprüsünde halka ateş açılmasını oradaki askerin sayıca az olması ve paniklemesi olarak açıklamak istedim, nihayetinde üzerine silah doğrulttuğun insana teslim olmak büyük risk. kaldı ki ertesi güne ait görüntülerde bu sefer o askerlerin bir önceki gecenin nefretiyle lince uğramasına şahit oldum, bir kısmına bakamadım ama genel olarak feciydi, bu olayları da eşini dostunu bu askerlerin ateşiyle kaybetmiş, onun cinnetiyle olmuştur diye açıklamak istedim, insan mantıklı bir açıklama bulmak istiyor, bu kadar anlamsız, saçma sebeplerden insanların ölmesini anlayamıyor. sonra tankın bilerek veya bilmeyerek ezdiği insanların paramparça görüntüleriyle imtihan edildim, açıklamak mümkün değil, bakılacak gibi değil, çıkıp buna manevra hatası, kaza diyenler oldu, yahu o askerin, o tankın orada ne işi var?

    hepsi bir kenara, benim gerçekten kanımı donduran, darbenin ne rezil bir şey olduğunu en net gösteren ve bence gördüğüm en feci şey acıbadem muhtarının öldürülmesi. hiçbir gerekçesi, açıklaması olacak bir şey değil, insani duygularla açıklanabilecek bir hata değil, zaruret hali değil, meşru müdafaa değil tam anlamıyla keyfi bir sokak infazı. belki çok konuştu diye, laf dinlemedi diye veya yine aklımızın almayacağı kim bilir hangi sebeple, en ufak bir tereddüt olmaksızın infaz ediliyor. askeri darbelerin bu ülkeye ödettiği bedelleri kitaplardan, belgesellerden öğrenmeye çalışmış bir nesil için bu olay tek başına her şeyin özeti gibi.
22 entry daha