şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • bir profesyonel olarak konuyu kısa geçip gidişattan bahsedeyim. zaten lensin özellikleri internette zibil gibi açar okursunuz. ben hepimiz adına işin maliyet boyutundayım. zira dünya üzerinde var olan lanet olası bir lens cartel'i yüzünden lenslerin fiyatı bir türlü düşürülemiyor.

    neyse,
    hata üzerine hata verip durmadan güncellenen mid-size nikon gövdeleri,
    lensin "çizgi ayırma yeteneğine" aldırmadan üretilen, yüksek çözünürlüklü mid-size dslr gövdeleri,
    large-dslr'lerin özellikle aynasız ve mobil cihazlar karşısında sürekli kan kaybetmesi,
    mobil cihazların fotoğraf ve video özellikleri karşısında kompakt sınıfın bitmesi,
    fotoğrafçılığın artık yazılımlarla iş yapması,
    video sektörünün iyice popülerleşmesi,
    havadan görüntüleme teknolojileri,
    360 derece video çekimi,
    taşınabilirlik,
    stabilizerlerin yaygınlaşıp ucuzlaması,
    sinema kameralarınının görüş açısını simüle eden aparatların ve harici donanımların mobil cihazlara entegre edilmesi,
    large dslr gövdelerin yüksek maliyeti sonucunda satışlarda duraklama yaşanması ile,

    sektörde klasik bir hamle olarak görülen, ancak işin aslının gövdelerin değil lenslerin olduğu konusuna istinaden oturtulmuş, ihtiyaca yönelik "sınırlı kesime" hitap edecek nikon hamlesi.

    yani portre ve stüdyo çalışmaları dışında aktüel olarak bir işe yaramaz. bakın canon'a. ef 50 mm. f/1.0 lens çıkardı, hani kimde var? belli bir kesim kullanıyor o kadar. ucuzda değil zaten. tamam prime lens, harika sığlık ve bokehler. o kadar. ama 16-35, 24-70 ve 70-200 f/2.8 seti olan bir insanın çekemeyeceği fotoğraf/video yok.

    bu lensin üretim amacı belli, zira o açıklığın tek bir anlamı var. "sığ alan derinliği."
    ayrıca kullanım amacına uymadığı için vr' da yok.

    öte yandan,
    günümüzde artık bazı yapımlarda ve sahnelerde ıphone,
    bazı stüdyoların ise ıpad air kullandığını,
    pek çok görüntü yönetmenine parmak ısırtacak sahne ve yapımların, yine "süper 35" etkisi sunan crop'lu gövdelerle yapıldığını,
    "dslr killer" lakaplı sony a7 sıı' nin her geçen gün daha çok kişi tarafından tercih edildiğini,
    o kadar video özelliği ve geliştirmelerine rağmen sektör öncülerinin(!) bile large-dslr gövdelerinin fotoğraf dışında doğru düzgün kullanılmadığını,
    sektör öncülerinin(!) large-dslr yani amiral gemi konumunda olan modellerinde dahili wifi, dahili gps ile tam dokunmatik ekranı bir arada ve eksiksiz olarak sunamadığını,
    giriş ve orta segment gövdelerde olmasa ortalıkta doğru düzgün dslr görülmediğini,
    mobilitenin bu hızla gitmesi sonucunda 6000 dolarlık amiral gemi satışlarının bile firmaları kurtaramayacağını,
    nikkor lensler daha iyi dendiği halde video sektöründe alternatif olarak hep canon lenslerin tercih edildiğini,
    bu ve bundan on kat daha pahalı olan nice profesyonel ve güçlü lenslerin de "giriş ve orta seviye" gövdelerde rahatlıkla kullanıldığını,
    gövdelerin her türlü güncel lensi kaldırabildiğini ancak lenslerin her türlü gövdeyi (çözünürlüğü) kaldıramadığının unutulduğunu,
    full frame sensör ile maksimum verim alınacağını ancak "görmeyi" bildikten sonra yine mükemmel işler çıkartılacağını ve çıkartıldığı gerçeği ile lenslerin "belli bir zümre ve gövdeye" ait olamayacağını hatırlatır!
    alacak arkadaşlara hayırlı olsun derim.