şükela:  tümü | bugün
33 entry daha
  • oncelikle (bkz: #46624705), o zamandan bu zamana bir suru mesaj aldim guzel taraflarini ne zaman yazacaksin diye. ancak vakit bulabiliyorum.

    1. kisisel alan
    yabancilara dair en sevdigim sey bu. oyun mu oynuyorsunuz, bir sey mi seyrediyorsunuz, bir isle mi mesgulsunuz, arkadaslarinizla disari mi cikacaksiniz, ya da ciktiniz da mesgul musunuz, kisacasi onunla birlikte olmadiginiz (olmak istemediginiz) bir isle mi mesgulsunuz. mesgulum diyorsunuz ve o muhabbet bitiyor. en fazla ne zaman musait olacaginizi soruyor, ya da ne demek istedigini kisadan soyleyip musait olunca ara diyor. kisisel alan meselesi yurtdisinda daha anaokullarindan itibaren ogretilen bir sey. "this is my space", "i need some space" gibi kaliplari ogretiyorlar bildigin anaokulunda. boylece hem cocukken bagimsizlik kazaniyorlar hem de herkesin alanina saygi duyuyorlar. basinizda "pes mi onemli ben mi onemliyim" diyen bir kadin yok. kim ne yapmak istiyorsa, yapiyor. isi bitince gayet kaliteli vakit gecirebiliyorsunuz.
    derler ki kadinlar ask, erkekler huzur arar evlilikte. iste huzurun kaynagi buradan geliyor.

    2. kiskanclik
    turklerle yabancilarin en buyuk farklarindan biri bu saniyorum. hayir tamamen kiskanmiyorlar mi? hayir, hatta baya baya kiskanirlar ama bu psikopatlik derecesinde degil. herhalde 7-8 tane turk kiz arkadasim oldu hepsi de "kim mesaj atti?", "kim aradi?", "ne yapiyorsun?", "su arkadasini sevmedim, onunla bir daha konusma" gibi milyonlarca sey soylerdi. boyle kiskanclik olmaz olsun, hem insani bunaltir hem de hayattan sogutuyor. yabancilarda bu durum boyle olmuyor.

    3. kadinin kendi ayaklari uzerinde durabilmesi:
    saniyorum daha guzel tabir edilebilirdi ama aciklamadan sonra daha net anlasilacaktir diye umuyorum. ayrica farkedilecegi uzere evlenen turk'un erkek oldugu durumda gecerli bir durum.
    kendi basina lastik degistirebilip, disaridan aku baglamasindan tutup kendi basina sirket(ler) kurup organizasyonlar duzenleyenlerine, istedigi yere kimseye bagli olmadan insiyatif alip istedigini yapabilmesi inanilmaz guzel bir sey. buna bizim erkekler nasil yaklasirlar bilemiyorum ama bu bence birinin her adimda size bagimli olmamasi acisindan cok onemli.
    zaten liseyi bitirip ailesiyle yasayan yabanci orani inanilmaz dusuk. bu yetenekleri de o zaman kazaniyorlar.

    4. retrospektif yetenegi
    bu bence hem erkek hem de kadin olarak bizim ulkemizde cok cok az rastlanan bir olay. simdi su demek oluyor bu. basinizdan (cok) iyi ya da (cok) kotu bir olay geciyor, sonrasinda oturup konusuyorsunuz ne yapalim bundan sonra diye.
    sadece evlilik adina degil, yabanci sirketlerin bu kadar basarili olmasinin, yabancilarin bu kadar disiplinli olmasinin sebebi de bu.
    bizde mesela azicik kotu bir sey olsun butun gemileri yakiyoruz. en sevdigimiz insana demedigimiz sey kalmiyor. ya da iyi bir olay olsun, yasayip geciyoruz.
    bu hatunlar resmen sirf o anlarin degerlendirmesini yapmak icin konusmak istiyorlar. baya nasil oldu, neden oldu, ne yapabilirdik, bi dahaki sefere ne yapalim diye tartisiyorlar. kotu olaylari herkes kendi kendine buyutmuyor, bunlar konusuluyor, her taraf dinleniyor ve olay bir karara baglaniyor.

    5. yasadiginiz yere adapte olma
    yurtdisinda yasarken yapiyorsaniz bu evliligi oraya daha kolay adapte olmanizi sagliyor. dilinizden tutun da arkadas cevrenize, o sehre/ulkeye has seyleri yapmaya basliyorsunuz.
    bir vakit sonra o yabancilik hissi kalkiyor. gayet samimi yabanci arkadaslariniz oluyor. oranin belediye baskanindan, lokal sorunlarindan haberiniz oluyor. sadece bara restatorana gidip arada da tatile cikmis olmuyorsunuz. etrafinizda yasayanlarin kafasinda ne var, ne tur duygular icindeler anliyorsunuz.
    komsulariniz oluyor. komsulariniz esiniz oraliysa daha yakin davraniyorlar. yurtdisinda gayet de komsuluk var. boyle komsuya bir sey emanet etme, onun yerine postasini bekleme, cocuklarina goz kulak olma, bir seyler odunc alma ya da arada birbirine gidip gelme olaylari oluyor. hatta boyle boyle yasadiginiz butun bloku taniyorsunuz.
    siz onlarla alisveriste bulununca onlar da size yabanci muamelesi yapmiyorlar artik. adam arka bahcesinde barbeku yapacagi zaman siz de gelin diyor.

    6. ozgur ifade
    hangi konuda olursa olsun kendinizi en ozgur sekilde ifade edebiliyorsunuz. mesela biraz spor yapalim kilo verelim diyebiliyorsunuz, sunu sunu yapman hosuma gitmiyor diyebiliyorsunuz, ya da sen boyle yapiyorsun ama ben bu konuda boyle dusunuyorum diyebiliyorsunuz. bunlardan bazilari turk kadinlarina soylense en az 1 ay konusmayabilirler.
    sonra bunun yatak odasi kismi var, cinsellik buyutuldukleri toplumda tabu olmadigi gibi 10 yasindan itibaren cinsel egitim dersleri var. yatak odasinda "her seyi" gayet acik bir sekilde konusup anlasip yapabiliyorsunuz.
    bu yuzden agresif de degiller. hic beklemediginiz bir anda "ya napiyosun" gibi insanin sinirlerini bir yere firlatan uyuz kaliplari duymuyorsunuz. insan gibi konusup anlasabiliyor herkes.

    7. sorumluluk almasi
    mesela bunlarda prenses sendromu yok, bir yerlerinin kalkmisligi yok. erkek kadar kadinin da iliskinin mutlulugundan, guveninden, finansindan, yapilmasi gerekenlerinden sorumlu.
    o da en az sizin kadar mutlu olmak icin cabaliyor, sevecen davraniyor. oyle kendi kendine fedalar yapip sonrasinda size bunun hesabini sormuyor.
    butun sorunlar sizin omzunuza atilmis degil, sizin surekli her seyin yolunda gittiginin kontrol etmenize gerek yok. evlenir evlenmez, ben yeni koltuk takimi istiyorum, ben yeni sunu istiyorum ben bunu istiyorum diye tutturmuyorlar. biz evlenince mobilyalarimizi birlestirip bir ev kurduk, her sene 1-2 tanesini ancak degistiriyoruz.
    bozuk bir sey varsa beni beklemeden kendi tamir etmeye calisiyor. baya youtube'dan nasil yapildigini ogrenip tamir ettigi seyler oluyor.

    8. `surekli birbirinizden ogrenecek bir seylerin olmasi`
    yabanci biri ile evlenmek, bambaska yabanci bir dunya ile evlenmek anlamina da geliyor. hayatinizin en az 20 yili bambaska kulturlerle gecip, bambaska ogretilerle gecmis oluyor.
    bu yuzden surekli birbirinizden ogrenecek bir seyleriniz oluyor. evlilik karari verirken de ne kadar farkli oldugunuzun bilincinde oluyorsunuz. bu ileride sizin farkliliklarinizi kabul etmeye, sizi oldugunuz gibi kabul etmeye motive ediyor. farkliliklariniz iliskinizin farkli renkleri oluyor. anlasmazliklariniz icin cozum methodlariniz oluyor. cunku evlisiniz ve ayni takimdasiniz artik.
    karsinizdaki insan hakkinda hicbir on yarginiz olmuyor ve onu daha cok dinliyorsunuz. aradan yillar gecse dahi, her gun ondan bir seyler ogrenmeye devam ediyorsunuz. bu iliskinizi diri tutmaya da yardimci oluyor.

    kisacasi, iyi yaniyla kotu yaniyla zor ama bir o kadar da huzurlu ve mutlu bir tecrube yabanci bir kadinla evlenmek. ancak dogru yabanci kadini bulmak, bulup da evlenmek de dogru turk bir kadini bulmaktan cok daha zor. yabanci diye her kadinla da olacak degil, hatta yanlis kadin sizi daha cok yipratabilir.
    eger yakin zamanda varsa boyle planlari olan, bu ve diger entry'de yardimci olabildiysem ne mutlu bana :)
16 entry daha