şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • amerikan iç savaşı hakkında verilebilecek pek çok ilginç malumat vardır; misal, sırf “amerikan iç savaşı’nın ilkleri” diye bir kategori olsa, hemen aklımıza bu savaşın tarihteki ilk endüstriyel savaş olduğu; hem kargo taşımak için, hem de gambot olarak ilk defa nehir istimbotlarının bu savaşta kullanılması; ilk kez demiryollarının bir savaşta sadece stratejik değil, taktik amaçlı kullanımı; modern savaş gemilerinin kullanıldığı ilk savaş olması; telgraf teknolojisinin muharebe alanı ile komutanlık arasındaki iletişimde çığır açması, yani amerikan iç savaşı’nin ilk “telekomünikasyon” savaşı olması ve savaş tarihine ilgi duymayan insanların fenalık geçirmesine, sıkıntıdan bayılmasına yol açacak daha birçok ıvır zıvır trivia gelir.

    fakat benim aklıma kazınmış, duyduğumdan beri beklenmedik anlarda zihnimi dürtüp sinirimi bozan bilgi şudur: amerikan iç savaşı’nin patlak vermesinden çok kısa bir süre önce savaş teknolojisinde çağ atlanmıştı, ve ilk defa bu savaşta kullanılan silahların etki alanları, öldürücü güçleri, insanı kıyma, biçme, acı içinde kıvrandırma potansiyelleri, birkaç nesil önce kullanılan silahların fersah fersah ötesindeydi. lakin, tıp bilimi daha ortaçağından çıkamamış, rönesansını tamamlayamamıştı; savaş alanında halen birtakım ilkel ve etkisiz tıbbi yöntemler kullanılmaktaydı. havan topu, alaybozan tüfeği, ve minie ball tabir edilen küçük, parça etkili top (ki sırf bu silah, 234,000 askerin ölümüne yol açmıştır) icat edilmişti, fakat anestezi, sulphonamide veya penisilin keşfedilmemişti. bu iki etken bir araya gelince, amerikan iç savaşı’nda çarpışan askerler, tarihteki tüm kardeşlerinden daha talihsiz ve ironik bir duruma düşmüşlerdi: bir yandan yeni teknolojinin ürünü olan korkunç silahlar sayesinde daha önce hiçbir savaşta görülmemiş bir vahşete kurban giderlerken, tahayyül edemeyeceğimiz acılara mazur kalırlarken, diğer yandan tıp biliminin çağ atlamasına daha 20-30 yıl olması sebebiyle de, oğulları ya da torunlarının sahip olacakları tıbbi imkanlardan da yoksundular. bu açıdan, tarihte belki de hiçbir asker, amerikan iç savaşı’nda savaşan askerler kadar bedbaht olmamıştır.
101 entry daha