şükela:  tümü | bugün
412 entry daha
  • "ve" bağlacına savaş açmış hikayeci.. sevmez ve kullanmaz onu hikayelerinde çok fazla.

    ot dergisinin eylül sayısında "lüzumsuz adam" hikayesine yer vermişler. ne iyi yapmışlar... ayaklarımı denize uzatarak çarpık bir gülümse ile yeniden okudum bende. bakın nasıl anlatmış istanbul'u... neler hissetmiş yazarken hikayesini...

    "her insandan korkuyorum. kimdir bu sokakları dolduran adamlar? bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? aklım ermiyor. birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?”

    anlatmış böyle ama yıl 1948... evet, 1948...

    bilenler bilir... şöyle bitirmiş bu boş vermişliğin, tekdüzeliğin, sadeliğin, belki en çok da yalnızlığın hikayesini...

    “bir ara ne düşündüm bilir misiniz? şu bizim dükkanla evi satayım. o sazlı gazino yok mu hani, söz açtığım? orada dışarı siparişlerini gören kız vardı ya – hani alnı dar olanı – onu metres tutayım. bir sene sonra da öleyim.

    bineyim bir boğaziçi vapuruna günün birinde. bebek’le arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa, denizin içine bırakıvereyim kendimi."

    1948'te hissettikleri ve yazdıkları bu... o zamanın türkiyesi de "eski türkiye"...

    okurken yine aynı şeyi düşündüm; ya şimdi yaşıyor olsaydı sait faik? şu "yeni türkiye'de"?

    hikayesine sağlık dediğim...

    vedit: sait faik abasıyanık yayınlanan 4. hikaye kitabı lüzumsuz adam'da "ve" bağlacını kullanmamaya karar vermiştir. kitapta sadece birkaç yerde bu bağlaç geçmektedir.
721 entry daha

hesabın var mı? giriş yap