şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • ikinci bölüm ise klasik edgar allan poe hikayesi the black cat'ten dario argento'nun uyarlamasıdır ve aynı adı taşır. roderick usher (harvey keitel) bir crime-scene fotoğrafçısıdır, aynı yazarın pit and the pendulum hikayesindeki gibi bir "ortadan ikiye ayırma" motivli (bu sefer başarılmış) cinayet mekanını fotoğraflar iken ortama kara bir kedi sıçrar. roderick'in hiç de sevmediği bu kediye keman öğretmenliği yapan, new age sever, budist ve ağlak kız arkadaşı annabel (madeleine potter) hasta olur, derhal eve alır. (beraber yaşamaktadırlar) roderick kediden her geçen gün tiksinir ve neticede boğar (fotoğrafını da çeker, alışkanlıktan), annabel kedisi kaybolunca çılgın atar ve kavgalarına hız verirler. akabinde roderick ortaçağa gittiğini gördüğü ve bir sürü cut scene ile desteklenmiş bir dream sequence'a geçer (hakikaten çok hızlı geçer bu dream sequence, 100 metreden belli olur rüya olduğu da) kazığa çakılma, bir falcı kadın ("kaderin bir kedinin göğsünde" der) ve annabel'in ortaçağdaki halini görür, annabel "kediyi astın" diye çıkışır, güzel bir "bilinçaltının rüyalarda ortaya çıkması" örneği göstererek freud'un kulaklarını çınlatır.

    bu esnada annabel takıldığı genç bir çocuk olan (mesaj: sadık olmayan kadının başına kötü işler gelir) christian (holter graham) ile şehirde gezinirken kitapçıda roderick'in kitabını görür, ve evet kapağına roderick hıyar gibi o resmi koymuştur. (boğazlanan kedi) annabel eve döner, bu esnada rüyadan uyanan roderick (rüyasında kedi de görmüş idi bir ara) gaza gelmiş olacak ki bir kedi daha almıştır, evde kediyi bu sefer bir tel vasıtası ile boğmaya çalışmaktadır. hayvan sever annabel berserk olur kafasına boru ile vurur, roderick ise onu kasap satırı ile (bkz: ideal iliski) kovalar, yakalar, doğrar. kedi ise kaçar. orijinal hikayeye uygun olarak artık ölü olan annabel'i bir dolaba koyar, üzerine sıva çeker, bir dolap daha çeker, salak olduğunu düşündüğü komşulara da "aa o tatile gitti" der. (komşular yemez)

    ilerleyen günlerde duvarın arkasından sesler gelir, ses gelmekle kalmaz bir şekilde duvarı tırmalayarak kazan kedi usher'ın (roderick''in soyadı bu, usher yazıp the fall of the house of usher'ı da hatırlatmak istedim) üzerine atılır, usher kediyi bu sefer öldürür, mutlu olur. mutluluğu uzun sürmeyecektir, ertesi gün eve gelen polis detektifi duvarın arkasından bir takım miyavlamalar duyar, duvarı kırıp açtıklarında annabel'in şahane cesedi (argento style) ve bir sürü kedi yavrusu ile karşılaşırlar, kedi yavruları ceset ile beslenmiş semirmişlerdir. roderick usher hepten sıyırır polisleri de öldürür ve camdan ağaca bir ip sarkıtarak kaçmaya çalışır. ve lakin sarkıttığı ipe -bir şekilde- takılır ve ağaçtan aşağıya asılmak suretiyle can verir. rüyası çıkar. (olaylar daha fazla gelişmez)

    bu bölüm bir edgar allen poe hikayesi olduğundan ve sonu bilindiğinden olduğu gibi yazmakta sakınca görmedim diyerek bitiririm.
3 entry daha