şükela:  tümü | bugün
2142 entry daha
  • the big bang theory gibi uzun soluklu dizilere "çok bozdu" şeklinde eleştiri yapmak bana saçma geliyor.

    10-11 sezondan bahsediyoruz. 10-11 sezon demek 10-11 sene demek. bu dizileri yazan adamlar da, bu dizilerde oynayanlar da, izleyenler de, herkes yaşlanıyor. insanlar değişiyor. bakış açıları değişiyor.

    dizi dediğimiz şey de bir senaristin üretimine, bir oyuncunun o üretimi reele yansıtmasına dayalı, bir sanat icrasıdır. sizce sanat için makineleşme ne kadar doğru? bir grubun 30 yıl sonunda hala ilk günkü gibi müzik yapmasını beklemek ne kadar doğru ya da? kemal sunal'ın ilk yıllarında salak milyoner, köydem indim şehire, hanzo, hababam sınıfı gibi filmlerde oynamasını düşünün. sonra atla gel şaban, postacı, korkusuz korkak, yedi bela hüsnü gibi filmleri düşünün. sonra da gidin en son döneme bakın. düttürü dünya, gülen adam, propaganda gibi filmlere geliyor işin ucu. yani bir nevi bir olgunlaşma yaşanıyor. kemal sunal yine komik. ama artık köylü saflığı ya da absürd komedi yerine, daha bir satirik işlerde görünüyor. ya da gülen adam'ı da şark bülbülü'nü de çeken yönetmenin kartal tibet olmasını ele alalım.

    yani demek istediğim şey, insanlar değişir. bu da sanatlarına yansır.

    the big bang theory son derece kısıtlı bir konu alanına sahip. nerd gençler. derslerinde son derece başarılılar ve başarılı olmayı sürdürüyorlar. özel sektörde falan çalışmıyorlar. hayatlarındaki aksiyon sınırlı. bir bölüm lord of the rings konuşsalar, öbür bölüm star wars, diğer bölüm green lantern derken zaten bir döngüde sıkışıp kalıyorlar. e burada ne oluyor? iş kadın erkek ilişkilerine dönüyor zamanla. çünkü dizinin herkese hitap edebilmesini sağlayacak temel etkenlerden biri bu. hepimizin hayatında var bu. herkes star wars izlemek zorunda değil. ama star trek bağımlısı bir nerd'ün duygusal ilişkisini herkes merak edebilir, gibi.

    kadın erkek ilişkisi önce flört aşamasında işlenirken de, zamanla bu işi ciddileştirmek, belki çiftleri evlendirmek ya da o aşamaya sürüklemek, bu sürecin doğal bir sonucu. dediğim gibi, dizi 10 senedir sürüyor. yani dizideki adamlar da artık 10 yaş yaşlı. dizide de yaşlı. south park gibi değil ki, yaşamını sürdüren bir insan grubu konu alınıyor. friends'de de bu böyleydi. yani ilk 2-3 sezondaki gibi bir akışla the big bang theory'nin ilerlemesi zaten düşünülemezdi. çünkü ister istemez bir süre sonra leonard'ın penny'yle bişey yaşamasını, sheldon'ın sevgilisi olmasını falan bekliyorsunuz.

    diziyi ara ara izlerdim ama ilk sezondan başlayıp 9. sezona kadar gelmem yakın zamana dayanıyor. üstüste izleyince aradaki farkı biraz daha keskin bir şekilde görebiliyorsunuz.

    yalnız benim anlamadığım, insanların "inanılmaz kötü bir bölüm" diye nitelediği bölümlerde bile ben güldüm ve eğlendim. dizinin nasıl bittiğini bile anlamıyorum. bölümleri atlayarak izliyorum diyenler var yahu. ben bu dizideki karakterlerin boş boş dialoga geçmelerini bile seviyorum. çok başarılı bir cast var dizide. konu önemli değil. isterse ne olursa olsun. bernadette ve amy ilk başta beni de rahatsız etti. ama zaten dizi onların sırtına hiç yüklenmiyor. dizi herkesi bize yeteri kadar izletiyor. ki zaten 20 dakkalık bir diziden bahsediyoruz. 20 dakkada insanı sıkıntıdan öldürecek hiç bir şey sunmuyorlar. karakterlerin nispeten olgunlaşmasında da bence bir problem yok.

    bu tür uzun soluklu sitcomlar bu denli değişimlere mecburdur. bence diziyi bu açıdan eleştirmeniz çok doğru değil. dizinin yüzlerce bölümü mevcut. hala eski bölümlerden sevdiklerinizi açıp, o eski tadı yakalamaya devam edebilirsiniz. bir müzik albümünü dinledikten sonra bir daha dinlememek üzere çöpe atmıyorsunuz ya. bunu da onun gibi düşünün.
635 entry daha