şükela:  tümü | bugün
40 entry daha
  • doktorluk ve mühendislik gibi mesleklerin abdülhamid tarafından osmanlı'ya getirildiğini zanneden tarihçi. internetin tayyip erdoğan tarafından türkiye'ye getirildiğini, yani aslında tayyip erdoğan olmasa internetin türkiye'ye gelmeyeceğini düşünen adamla aynı kafadır aslında bu kafa. makro süreçleri görmezden gelirsin, ve küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin tamamını yönetici gruba atfedersin. sonra da o dönem yaşanan başka gelişmelerin (felaketlerin) özenle üstünü kapatırsın. mesela 1890'lı yıllardaki ermeni katliamlarını, hamidiye alayları'nın yediği haltları, gayr-i müslimlerin giderek ülke içindeki düşmanlar olarak görülmeye başlanmasını...

    ama bunun arkasında kötü bir tarihçiliğin, zayıf bir tarih okumasının olduğunu düşünmüyorum, bu kemal karpat'ın bilinçli olarak yaptığı bir okuma. şunu kaçırmamak lazım: kemal karpat'ın muhafazakarlık ve merkez sağ aşkı hiçbir zaman bitmedi. osmanlı'nın 1500'lerdeki sınır bölgelerine dair yazdığı kitapta da , daha güncel meselelerle alakalı yazdığı kitaplarda da sol karşıtı görüşlerini kolayca görürsünüz. amerika'da bulunduğu dönemde, soğuk savaş ideolojisini tüm hatlarıyla benimsemiş bir tarihçi kemal karpat. tüm siyaset analizlerini bu çerçevede okumak lazım. erdoğan'ı metheden kitabından bahsederken türkiye'nin eli kanlı nato ordularıyla beraber hareket etmesinden kıvanç duyan bir tarihçiden bahsediyoruz en nihayetinde.

    bir de erdoğan analizleri var tabii. erdoğan'la alakalı söyledikleri de karpat'ın yukarıdaki siyasi oryantasyonundan bağımsız değil. karpat türkiye siyasetine dair çok uzun süre sessiz kaldı, ama belli ki 15 temmuz'daki darbe girişimi, erdoğan'da olduğu gibi, ona da cesaret vermiş gözüküyor ki erdoğan övgülerine kaldığı yerden devam ediyor. hala erdoğan'ın demokrasiyi koruyup, geliştirebilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyor karpat hoca. soma? kürtlere karşı yapılan katliamlar? ankara'da barış mitinginde, suruç'ta akp'nin taşeron örgütü ışid tarafından göz göre göre gerçekleştirilen saldırılar? suriye'deki iç savaşa tankla, tüfekle akp'nin müdahil oluşu ve yüz binlerce insanın ölümünde dolaylı/direkt sorumlu olması? akp bunların hangisi için bu topluma hesap verdi? demokrasi, sizin liberal zihinlerinizde, kudretlinin azınlığa hesap verebilmesi değil mi? bunlar karpat'ın demokrasi tahayyülünde niyeyse yok. röportaja bakıyorum, karpat'ın akp'ye yönelttiği tek bir eleştiri yok.

    geçen gün mehmet ali aybar'ın meclis'te yaptığı bir konuşmayı okuyordum da, şuna benzer bir şey diyordu: demokrasi diye, diye demokrasiden geriye zerre bir şey bırakmadılar. bu satırları okurken akp ve erdoğan geçmişti aklımdan. ama karpat gibileri okudukça tekrar tekrar farkediyorum: erdoğan bu ülkeden demokrasiyi adım adım çalarken, keyfi yönetimi, adam kayırmacılığı ülkenin normali haline getirirken hiç yalnız değildi; erdoğan'ın tekeri ne zaman patladıysa karpat gibiler ona yardıma koşmaktan bir an olsun gocunmadılar. karpat'ın yine aynı şeyi yapması insanı şaşırtmıyor ama öfkelendiriyor.

    sen utanmıyorsun biliyorum ama ben senin adına utanıyorum karpat. sayfalarca bilgi üretmişsin... egemenler için ürettikten sonra neye yarar? bernard lewis'den, justin mccarthy'den, henri barkey'den fazlası değilsin.
40 entry daha