şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • ing. "cumhuriyetin savaş ilahisi" anlamına gelen söz öbeği.

    burada bahsedilen cumhuriyet amerika birleşik devletleridir. milli marştan sonra abd'de en iyi bilinen, milliyetçi, vatanperver duyguları en çok ateşleyen ikinci marş, bir yerde "savaş hallerinin milli marşı" gibi bir şeydir. ülkemizde aynı görevi gören bir marş ya da müzik parçasından örnek vererek paralel örnekleme yönünde ilerlemek isterdim, fakat kıt müzik bilgim buna el vermiyor maalesef.

    hikayesi şöyledir: boston şehrinin ileri gelen ailelerinden (ve de ünlü bir kölelik karşıtı [abolitionist] yazarın eşi olan) julia ward howe, 1861 yılında amerikan iç savaşı'nda çarpışmakta olan kuzey kuvvetlerinden birinin ordugahını ziyaret eder, ve de oradaki askerleri kölelik karşıtı hareketin liderlerinden john brown'un anısına bir ilahı söylerlerken izler, ve de çok duygulanır, tabir-i caizse bir his ishali yaşar oracıkta. (bu arada amerika'da köleliğin kaldırılmasına büyük emekleri geçen john brown 1859'da bir köle isyanına önayak olduğu için asılmıştır. kendisini bu vesileyle saygıyla anıyoruz.)

    ordugahdaki julia ward howe'u tanıyan ve de amatör bir şair olduğunu bilen bir rahip ona "bu iç savaşin temasına daha uygun bir güfte yazsan, biz de aynı besteyle söylesek, ne hoş olmaz mı?" der. howe da ziyaretini tamamlayıp evine döner. gerisini buyrun julia ward howe'un kendi ağzından dinleyelim:

    "i went to bed and slept as usual, but awoke the next morning in the gray of the early dawn, and to my astonishment found that the wished-for lines were arranging themselves in my brain. i lay quite still until the last verse had completed itself in my thoughts, then hastily arose, saying to myself, i shall lose this if i don't write it down immediately. i searched for an old sheet of paper and an old stub of a pen which i had had the night before, and began to scrawl the lines almost without looking, as i learned to do by often scratching down verses in the darkened room when my little children were sleeping. having completed this, i lay down again and fell asleep, but not before feeling that something of importance had happened to me."

    eminim size de olmuştur böyle bir şey, gece yatarsınız, uyuduğunuz sırada beyniniz harıl harıl çalışır, üretir, sonra sabah kalktığınızda hemen kağıt kaleme sarılırsınız (ya da günümüzde bilgisayarı açarsınız.)

    neyse efenim, julia howard howe hanım bu eserini zamanın en önemli edebi,kültüre,politik magazinlerinden olan atlantic monthly'e gönderir, ve de şiiri atlantic monthly'nin şubat 1862 sayısında yayımlanır, julia howard howe hanım'a da emeğinin karşiliği 4 dolar ödenir (o zamanlar 4 dolara güzel bir honda civic alınabiliyordu tabii.)

    kısa sürede bu ilahi (yeni sözleriyle) iç savaştaki kuzey kuvvetlerinin ağızlarına çıklet olmakla kalmaz, gayriresmi parolaları, sloganları haline gelir. daha sonra da ikinci dünya savaşında, 1960'lardaki "cıvıl rights mövement"'da, ve günümüze dek bilumum başka çatışmalarda amerikalılara ilham kaynağı olmaya devam eder.

    the battle hymn of the republic, joan baez, elvis presley, lee greenwood (benim en beğendiğim yorum budur), üç tenörler gibi bilumum sanatçılar tarafından seslendirilmiş, coverlanmıştir. adı tanıdık gelmese bile melodisini biliyorsunuz, emin olun. duysanız tanırsınız.

    son olarak 14 eylül 2001'de washington dc'deki national cathedral'da yapılan 11 eylül'de ölenleri anma töreninde, başkan bush'un konuşmasının bittiği anda çalmaya başlamıştır, ve de dinleyenlerce bush'tan taliban'a "ebenizi sikmeye geliyoruz, haberiniz olsun" mesajı olarak yorumlanmıştır.

    bu kadar laf ebeliğinden sonra sözlerini de yazmamak ayıp olur sanırım. buyrun okuyalım, savaş ilahisi nasıl olurmuş inceleyelim:

    mine eyes have seen the glory of the coming of the lord:
    he is trampling out the vintage where the grapes of wrath are stored;
    he hath loosed the fateful lightning of his terrible swift sword:
    his truth is marching on.

    i have seen him in the watch-fires of a hundred circling camps,
    they have builded him an altar in the evening dews and damps;
    i can read his righteous sentence by the dim and flaring lamps:
    his day is marching on.

    i have read a fiery gospel writ in burnished rows of steel:
    "as ye deal with my contemners, so with you my grace shall deal;
    let the hero, born of woman, crush the serpent with his heel,
    since god is marching on."

    he has sounded forth the trumpet that shall never call retreat;
    he is sifting out the hearts of men before his judgment-seat:
    oh, be swift, my soul, to answer him! be jubilant, my feet!
    our god is marching on.

    in the beauty of the lilies christ was born across the sea,
    with a glory in his bosom that transfigures you and me:
    as he died to make men holy, let us die to make men free,
    while god is marching on.

    (dini öğelerin yoğunluğuna şaşırmadınız umarım, bu bir ilahi sonuçta.)
5 entry daha