şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • pazar günüdür (bkz: hafta sonu/#6119751). parliament sinema klubunden (bkz: parliament pazar gecesi sinemasi/#1979721) hemen onceki bi zamandır. yarın okula gidileceği için, bi yanda annenin sabah binbir zorluklarla yıkadığı ütülenmeyi bekleyen çamaşırlar (bkz: #1979849), bi yanda ütü masası. kömür sobasının (bkz: kömür sobası/#6227612) üzerinde ısıtılmış sular olur. çaydanlıklar, küçük kovalar, geniş çanaklar... leğen sobanın hemen yanına koyulur. zaten salonun ortasında legende yıkanmanın amacı da budur; "çocuk üşütmesin". leğenin altında bi kaç kaç gazete (bkz: sofra altı gazetesi) serilmiştir. sular taşıpda halıyı mahfetmesin diye.

    görüldüğü gibi bu olay anne için çok riskli bi etkinlik olduğu için başta, "hayır! legenle meğenle uğraşamam ben... git banyoya çabuk... çabuk!" der. fakat kedi gibi bakıp, "ama anne çok soğuk, donarım valla" deninizmi annenin buzları çözülür, kıyamaz. ama "canımdan doydum" diye hayata isyan etmeyi de unutmaz. haklıdır aslında. bütün evin işleri, sabahtan akşama kadar uğraş dur. hakkaten anne olmak çok zor iş. en azından eskiden öyleydi. şimdi asıl anne teknoloji.

    büyük ihtimal banyodan sonra annenin elini opmek* o günlerden kalma bir gelenektir. böyle fedakar bir insanın eli öpülmez de kimin eli öpülür.

    sabahtan anne sinirlendiyse ve çok yorulduysa legenin içinde birazcık fazla sıcak sular dökülebilir, haşlanabilirsiniz. başınıza "tok!" diye yarım kiloluk zeytin yağı sabunu çarpılabilir, etleriniz burkulabilir. normaldir.
41 entry daha