şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • aziz yıldırım'ın yerine koyuyorum kendimi; 18 yıldır başkanım, geldiğimdeki fenerbahçe ile bugünkü fenerbahçe arasında fark yaratmışım, kulübe cebimden para vermişim, kimsenin ilgilenmediği amatör branşları ilgi odağı haline getirmişim, kulüp için eşimle dostumla kavga etmişim, 1 sene(dile kolay) hapis yatmışım... tüm bunlara rağmen taraftar artık eskisi gibi desteklemiyor beni (dış etmenlere karşı tek yürek olunuyor da, orada aziz yıldırım değil, kulübü koruma refleksi çalışıyor daha çok)
    e şimdi taraftarın beni eskisi kadar desteklemediğinin farkında olsam da, 18 yılın sonunda başarılı ve hatta efsane olarak anılacakken, "son dönemde çok kötüydü" diye anılmak istemem. o yüzden ali koç gibi, spor camiasında(sadece fenerbahçe değil) sevilen birine karşı dahi olsa, aday olup güzel bir sonla bitirmek isterim başkanlığı. insanlık hali olarak isterim yani. burada artık fenerbahçe'ye verdiğim zararı düşünmem. herkes böyle düşünür. aziz yıldırım'ın da farklı düşüneceğini sanmıyorum.

    ben aziz yıldırım'ın niyetinden şüphe etmedim. kulüp adına iyi olacağına düşündüğü şeyleri yaptı ama her kararı da(özellikle son dönemdekiler) bizim adımıza iyi sonuçlar getirmedi. çünkü mantıklı argümanlar üzerine kurulu olarak ve üzerinde düşünülerek alınmış kararlar değildi. bana göre en garip kararlarından biri ersun yanal'ı kovmasıydı. hani alex de souza ile yaşananlar falan da çok acayipti ama bizi getirdiği noktayı da göz önüne alırsak ersun yanal kararının -ki ben çok da bayılmam kendisine- çok dayanaksız olması ve sonrasında yaşananlarla aziz yıldırım'ın zamanını doldurduğuna inandım.
    (bkz: #60429264) şu entry'de yazmıştım; ersun yanal kovulduktan sonra yapılan açıklamalar, yerine getirilen isim(ismail kartal), alınan sonuçlar ve sonrasındaki tavır bile aziz yıldırım'ın zamanını doldurduğunu gösteriyor aslında.
    bilmiyorum kurduğu cümlenin farkında mı ama "kızdırmayın yoksa gitmem ha!" diyor aziz yıldırım. herhangi bir yerin başkanı bu cümleyi kurduktan sonra "ne dedim ben ya?" diye düşünür. hem, "fenerbahçe'ye zarar verirsem giderim" diyorsun, hem de "kızdırmayın beni gitmem!" diyorsun. mantıklı mı bu?

    "aziz yıldırım giderse cemaat bizi ele geçirir" diyen fenerbahçeliler de şunu bilmeli ki, eğer öyle düşünüyorsanız fenerbahçe'nin işi çoktan bitmiş demektir. evet aziz yıldırım'ın cemaat karşıtı olması güzel bir şey ama cemaat karşıtı tek insan değil. http://i.hizliresim.com/re78pn.jpg zaten aklı başında herhangi biri de cemaat ile bir araya gelmez. kaldı ki çok da ele geçirmelik bir şey yok aslında. yıllarca yapılanmalarına izin vermezsen, gelip seni ele geçiremezler. sen de "bizi ele geçirdiler, kandırıldık" demek zorunda kalmazsın.
    tekrar etmek gerekirse; aziz yıldırım'ın gücü kendinden menkul değil. arkasında ben varım, sen varsın, milyonlarca insan var. bu milyonlar ali koç gibi bir isim için de aynı desteği verir.

    fenerbahçe'nin 18 yıl öncesiyle bugünü arasında fark olduğunu kimse inkar etmiyor, edemez de. peki o farkın yarattığı bir getiri oldu mu? bolluk içinde yokluk çekmiyor muyuz?
    18 yıl önceki galatasaray ve beşiktaş ile şimdiki galatasaray ve beşiktaş aynı mı? daha doğrusu bu takımların ellerindeki imkanlarına göre kazandıkları başarılar bizimle aynı mı?
    ha 3 temmuz geçirdik, bu bizi geriye götürdü, eyvallah. fakat 3 temmuz öncesinde de kafa yapımız farklı değildi. 3 temmuz olmasaydı da aynı başarısızlıkları daha büyük bütçelerle elde etmeyeceğimizin garantisi yoktu.

    evet ali koç'un da sportif olarak başarılı olacağının garantisi yok. hatta öyle bir beklentim de yok. ffp önümüzdeki yıllarda daha da çökecek üzerimize ve transfer bile yapamayacağız belki.
    fakat sportif olarak başarısız olsa bile, inanıyorum ki işini profesyonellere emanet etmiş ve gerçekten onların işine karışmamış olacaktır. kararları kişisel olmayacak, kızgınlıkla alınmayacaktır. sonrası düşünülmeden adım atılmayacak, geçmişte kulübe hizmet eden kişilere milyonlar önünde fırça atılmayacaktır. hakkımız aranacaksa da bunu güzel bir üslup içerisinde yapacaktır vs.

    genellikle tercih edilen bir yöntem olarak kullanılsa da, şunu da yapmamak lazım; ali koç'a destek verirken, her ne kadar bizi kızdıran kararlar almış olsa da aziz yıldırım'a düşman kesilmemek lazım. aziz yıldırım da elinden geleni yaptı ve bu noktada artık bizim ihtiyaçlarımıza cevap veremiyor. umuyorum ki o da bunun farkına varır ve kulübüne yardımcı olur.

    yazdıklarımdan gayet net anlaşılıyordur ki; ben artık ali koç'u başkan olarak görmek istiyorum ama ironik olarak bu entry aslında başkanlık seçimine katılacak kongre üyelerinin ulaşabileceği bir ortamda yazılmıyor. herkesçe malum ki, bugünkü kongre üyelerinin büyük çoğunluğu aziz yıldırım döneminde üye olan insanlar. onların da, başkanın hatırına mı yoksa kulübün geleceğine mi oy vereceğini kestiremiyorum açıkcası. zamanı gelince öğreneceğiz diyor ve bu entry'mi de en sevdiğim ali koç görseliyle sonlandırıyorum https://twitter.com/…rama/status/789213376698286080
100 entry daha