şükela:  tümü | bugün
32 entry daha
  • okulda öğrendikleriniz bir boka yaramıyor diyenleri ciddiye almayın. yarrağımı yaramıyor çok afedersin. bu geyik de hala ölmedi amk. bu kafalar yüzünden ülkede adam gibi mühendis yetişmiyor. üstelik bu kafa maalesef anlı şanlı şirketlere de sinmiş durumda. onlar da sırf iyi üniversiteden mezun diye temeli eksik adamları dolduruyorlar firmalarına.

    ortalık ben titreşimden anlamam, ben mukavemetten çakmam diyen mühendislerle dolu. kendimi de dahil ederek söylüyorum; mühendisliğe de tus gibi bir sınav gelmeli ve ancak bu sınavda yeterli puanı alabilenler uzman mühendis olabilmeli. evet sektör ve çalışma tecrübesi elbette önemli ama koskoca 4 senelik eğitime ve alınan onca derse hiç muamelesi yapmak büyük ahmaklık. o dersleri adam gibi dinler ve öğrenirseniz, çalışma hayatında işiniz o kadar kolaylaşır. ben 4 senelik bölümü 6 senede bitirebildim, 6 senede tüm dikkatimi vererek dinlediğim ders sayısı 10 bile değildir. okuduğum okulun etiketi olmasaydı, şimdi ağlaya ağlaya iş arıyordum. ben ettim siz etmeyin.

    bak makine mühendisi arkadaşım. senin ben ısı-akışkan severim, titreşim sevmem; ben makina elemanlarından anlamam diye bir şey deme hakkın yok. ulan bir makinanın en dandik parçası bile; tüm bu aldığın derslerdeki prensiplere göre tasarlanıyor. sike sike öğrenmen gerek. bunların hepsi temel dersler. o temeller olmadan da türk tipi mühendisler çıkıyor senin benim gibi maalesef. öğrenmekten keyif almıyorsan da kendine başka bir meslek bul.

    gelelim tavsiyelere;

    - sertifika alın, o alın, bu alın demeyeceğim. kaliteci olacaksınız kaliteyle ilgili sertifikaları alın ama tasarımcıysanız kimse size iso miso sormaz.

    - şimdi çoğu makinacıda "abi çizim programı öğrenelim", "abi analiz programı öğrenelim" muhabbeti görüyorum. ben de yaptım bunu. çizim programı öğrenmekten çok; parça nasıl dizayn edilir, parça dizayn ederken nelere dikkat edilir design for manufacturing, gd&t ve genel olarak makina elemanları gibi daha derinlikli konulara yönelin derim ben. çizimi, analizi zaten yaparsınız ama neyi niçin yaptığınızı bilmeden çizmek size bir şey katmaz. paint kullanmaktan farkı olmaz yaptığınız işin.

    - çok soru sorun. aklınızdaki en ufak soruyu bile sorun, peşini bırakmayın.

    - ezbere, yalap şalap iş yapmayın. neden-sonuç bağlantılarını mutlaka kurun. temel teorilere mutlaka hakim olun. ders kitaplarınızı kesinlikle atmayın. hayat boyu onlara bakacaksınız ve feyz alacaksınız eheh.

    -henüz hiçbir şey için geç değil. kendinizi eksik hissettğiniz alanlarda ders kitaplarınıza başvurun. strain-stress eğrisi, rezonans frekansı, ısı iletim katsayısı, konveksiyon kat sayısı, reynolds sayısı vb gibi temelleri mülakatlarda soruyorlar. bildiğin formülünü soruyorlar ve büyük olursa ne olur, küçük olursa ne olur, ne işe yarıor deşiyorlar. çok basit geliyor kulağa değil mi? "ben bunları zaten biliyorum aga" diyorsunuz ama eminim pekçoğunuz adam gibi bilmiyor. anlı şanlı üniversitelerden gelen kimseler bunlara adamakıllı cevap veremiyor. bunu da bizzat mülakatına gittiğim bir şirketin müdürü söylemişti.

    - trız öğrenin.

    - terli terli su içmeyin.

    imza: odtü makinaspor
105 entry daha