şükela:  tümü | bugün
498 entry daha
  • en yalın haliyle anlatmaya çalışayım ben de.

    şimdi öncelikle "para" dediğiniz şey bir değişim aracıdır. paranın olmadığı zamanlarda insanlar 10 kilo buğday verip 1 tavuk alıyordu. sonra lidyalı bir uyanık dedi ki ya bu buğdayı taşımak filan zor iş oluyor al bu kağıdı git benim depomdan 10 kilo buğday al dedi. o kağıda sahip olan da o kağıdı verip tavuk aldı. böylelikle bir değişim aracı olarak para keşfedilmiş oldu.

    yani senin ülkenin parası bir değişim aracıdır. şimdi tüm dünyadaki devletler ve şirketler kendi aralarındaki tüm ticarette dolar olarak alışveriş yapıyorlar. tüm dünyanın tanıdığı tek şey dolar.

    senin dış dünyadan aldığın getirdiğin ve sattığın her şey dolar olarak tanımlanmış. dışarıya olan dolar borcunu tl basıp alın bu tl yi diyemiyorsun. adamlar senden dolar istiyor.

    şimdi ülkedeki iç piyasada diyelimki x kadar tl y kadar da dolar var. sen bir x kadar daha tl basarak iç piyasadaki dolarları topladığında dolaşımdaki tl miktarı 2 katına çıkacağından ve doları da tüketeceğin için tl nin değeri 2 kat kadar düşecek. doların değeri 2 kat artacak

    tl nin değeri düşünce ne olacak? eskiden 3000 tl ye geçinirken tükettiğin şeylerin büyük bir kısmı yurtdışından geldiği için o ürün ve malları sana sunanlar doların yükselmesinden dolayı sana daha da pahalı şekilde satacak ve bir anda her şeye zam gelecek maaşın yetmemeye başlayacak ve enflasyon ortaya çıkacak.

    yani karşılıksız bir para basıldığında dolaylı olarak bundan sen etkileneceksin.

    buradaki çözüm ne peki? iç piyasandaki doları daha da arttırmak. arttırmak için ne lazım? üretmek lazım. sen üreteceksin ve dışarıya ürettiğin şeyi satarak dolar sokacaksın ülkeye. ülkedeki dolar miktarı arttıkça tl değer kazanacak ve ülke olarak dışarıya bağımlı olduğun ürünler daha ucuz gelecek ve sen 3000 tl lik maaşınla daha fazla şey alabileceksin.

    gelelim işin diğer kancık bölümüne...

    dünyada karşılıksız para basan ve bı yöntemle borcunu ödeyen tek ülke amerika birleşik devletleridir. 2008'deki krizden sonra parada genişleme politikası gerçekleştirerek deli gibi para basıp bprç ödediler. yani sen burada tarlar sürdün yetiştirdin buğday sattın amerika bir tuşa basıp senin borcunu ödedi. sonuç ne oldu? 1 dolar=1.2 tl ye kadar düştü bundan bir kaç sene önce. piyasada deli gibi dolar vardı. aşırı olarak bastığı bu dolar yüzünden amerika eskiden 100 dolara 1000 ton buğday alırken aynı 100 dolara 250 ton buğday almaya başlamış eskiden 2000 dolara türkiye de deli gibi tatil yaparken, aynı tatil için 5000 dolar ödemek zorunda kalmaya başlamıştı. yani artık eskisi gibi sömüremiyordu dünyayı. yatırımcılar kendi ülkelerinde değersizleşen dolarla bir halt olmayınca ellerindeki yüklü paralarla türkiye gibi "gelişmekte olan ülkeler"e gittiler. orada yatırım veya finansal olarak bu sıcak parayı gömdüler.

    amerika son 4 yıldır ekonomisini düzeltmeye başladıkça artık bu dışarıdaki doları kendi ülkesinde çekmeye başladı. fed in faiz arttırımı da bunun bir sebebidir. yani amerika elindeki bolca miktarda doları olan ülkesindeki para babalarına diyor ki kardeşim artık elinizdeki dolarlarla türkiye'de filan dolaşmayın gelin ben size daha yüksek faiz vericem.

    anavatınında elindeki dolarla para kazanmaya başlayacak olanlarda "ne işim olur lan türkiye gibi riskli ülkelerle" deyip buradaki dolarları alıp ülkelerine dönmeye başladılar.

    yani karşılıksız para basarak kendi ekonomisini düzelten amerika yine dünyanın tanıdığı tek para olan doların değerini yükselterek dünyayı sömürmeye ve kendisi dışındaki tüm dünya vatandaşlarını daha fazla "köle" yapmaya devam edecek.
56 entry daha