şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • bitlis’in kürt emiri, yazar, tarihçi ve araştırmacı şeref han (d.1543, kum - ö.1603 bitlis) 1597 yılında farsça kaleme aldığı şerfername’yi yazma sebebini eserinin başında şöyle açıklar: “bugüne dek tarihçiler, kürtler ve kürdistan’a ilişkin bir şey yazmadıklarından, kendi olanaklarım oranında bir kitap yazmayı düşündüm ve adını “şerefname” koymayı tasarladım. bundan da amacım, kürt hanedanlarının isimlerinin kaybolmamasıdır.”[1]

    gerçekten de şererfname’nin bilimsel değeri o kadar önemlidir ki bu eser adeta ortadoğu’da kürtlerin kaybolan yanlarına ışık tutar niteliktedir. eserin yazarın kaleminden çıkmış el yazması orijinali, oxford üniversitesi'ndeki bodleian kütüphanesi'ndedir.

    eserin içeriği hakkında:
    eser, bir "giriş", dört "safha" ve bir de "ek"ten meydana gelmektedir.

    giriş, kürd ulusuna mensup toplulukların ve halkların soyları, asılları, kökenleri ve muhtelif çağlardaki durumları ve gelişmeleri konusundadır.

    birinci safha, bağımsızlık ve saltanat bayrağını yükselten ve bu nedenle tarihçiler tarafından kral ve padişahlar arasına dahil edilen kürdistan hükümdar ve yöneticilerinin anıları konusundadır.

    ikinci safha, bağımsızlık ve saltanat ilanı derecesine ulaşmamakla birlikte, bazen tek başlarına sikke kestirmiş ve minberlerde kendi adlarına hutbe okutmuş olan büyük kürdistan hükümdarlarının anıları hakkındadır.

    üçüncü safha, kürdistan'ın diğer hükümdar ve beylerinin hakkındadır.

    dördüncü safha, yazarın babaları ve ataları olan bitlis beylerinin ve hükümdarlarının anıları hakkındadır.

    ek ise, ulu osmanlı padişahlarnın durumları, iran ve turan'ın büyük hükümdarlarının olayları ile, çeşitli ülkelerde ve muhtelif zamanlarda bunlara çağdaş olan kral ve beyler hakkındadır.[1]

    eserin çeviri süreci ve tanınması hakkında:
    şerefname, yazıldığı dönemden bu yana birçok tarihçi-bilim adamı tarafından kaynak olarak kullanılmış, özellikle doğu bilimcilerin, ortadoğu tarihçilerinin ve kürdologların başucu kitabı olmuştur.

    eserin batı dünyasında tanınması 18.yüzyıldan itibaren john malcolm, m.volkov gibi bazı meşhur batılı tarihçi-bilim adamlarının eserlerinde şerefname’den istifade etmesiyle başlar. böylece entelektüel kesim böyle bir eserin varlığından haberdar olur. ancak, şerefname’yi bilim çevrelerine ses getirecek şekilde duyuran kişi x.d.frên’dir. frên, 1826 yılında ilk kez başkent petersburg’daki bir gazetede, şerefname için “tarihi değeri büyük bir kaynak” cümlesini kullanmış ve eserin fransızcaya çevrilmesini önermiştir. bir süre sonra rusya bilimler akademisi üyesi vilyaminov zirnov, şerefname’nin el yazmasını 1860’da yayınlamış, nihayet 1868’de o dönemde avrupa’nın en önemli bilim adamlarından kabul edilen fransız profesör français bernard charmoy, şerefname’yi fransızcaya çevirmiştir. bu bilimsel olay şerefname’nin tüm batı ülkelerinin bilim çevrelerinde tanınmasını sağlamıştır.[2]

    daha sonra rus tarihçi-bilim adamı yefgina vasiliva 1967 yılında eseri rusça’ya çevirmiş ve eser hakkında ayrıntılı bilgiler vermiştir. günümüze ulaşan en eski türkçe çeviri ise mehmet emin bozaslan’ın, muhammed ali avni’nin 1971 yılında, kahiredeki arapça'ya çevrilmiş nüshasından yaptığı çeviridir. aynı dönemde iran kürtlerinden dilbilimci, yazar, şair ve çevirmen abdurrahman şerefkendi (hejar) şerefname’yi kürtçe’ye çevirip büyük bir boşluğu doldurmuştur.[1][2]

    kaynak:
    1-mehmet emin bozarslan; şerefname, deng yayınları - http://www.kurdipedia.org/books/85368.pdf
    2-dr. k. mezher ehmed; “çend rûpel jı dîroka gelê kurd” stockholm 1991 - http://www.yumpu.com/…ent/view/46922937/untitled/22
1 entry daha